fatma- gün 5

#28günyoga’nin beşinci günü sabahına (aslında gecesine çünkü uyandığımda saat 02:30du) Ekvador’un Quito havalimanının otelinde uyandım. Şehrinde diyebilmeyi çok isterdim ama ne yazık ki havalimanı otelinde kalıyoruz.

28günyoga; Shadow Yoga sayesinde tanıştığım çok sevgili Pınar’ın, hocamızdan ilhamla 28 gün ara vermeksizin yoga yapma, benim deyişimle 28 günü birbirine yoga ile bağlama girişimi. İsteyenler bu süre zarfında bir yoga günlüğü tutuyorlar. Ben de ilk dört gün koşuşturmaktan bloğa yazacak vakti bulamayıp Facebook’ta paylaştım hislerimi. Bu dört günün üçünde regl olduğumdan ben diğerlerine asana pratiğinde katılamıyor ama günün yoga için ayırdığım kısmını yine yoga okuyarak ve yazarak geçiriyordum. Bu sabah bizim tabirimizle dördüncü gün yogası ile dönmeye can attığım pratiğime kavuşmuş oldum. Tatilde başlayan sakatlığım, dünkü 15 saatlik uçuş ve regl ertesi faktörleri bir araya gelince pratiğim kuşkusuz sakin, yumuşak ve temkinli idi. Ne yazık ki bileklerim ve omzumdaki hassasiyetin sürmekte olduğunu gördüm. Bunun beni alıkoyacağı pozlar olacak. Olsun. Yeter ki sonunda geçsin, beklemeye razıyım.

Dünkü uçuşta uzunca bir post yazmıştım aslında ama nasıl oldu bilmiyorum, metni notlar’dan buraya kopyalamaya çalışırken kuş oldu uçtu yazdıklarım. Olsun. Demek benden çıkası varmış o sözlerin. Sizlere ulaşacak olanlar ise bunlarmış 🙂

 

Bu pozisyon için ilanı Şirince’deki kampımızın ilk gecesi gördüm ama aklım pek de işte olmadığından üzerine düşünmedim bile. Aynı akşam A. bir mesaj attı, bak böyle bişey var başvuralım mı diye. Gitme fikri aklıma böylece düşmüş olduysa da gideceğime, daha doğrusu gitmek için seçileceğime pek de ihtimal vermedim. 20 yıldır çalıştığım işimde henüz hiçbir şey için seçilmişliğimin olmaması zaten bir türlü kabuk bağlayamayan yaram.

Şirince’de zannetiğimin aksine Milo ile bir odada kalmak yerine 18 kızla birlikte bir yatakhanede yatıp son haftaların en güzel uykusundan uyanınca, acaba benim biraz yalnız kalmaya mı ihtiyacım var diye düşündüm . Milo ile on dört aydır toplamda 50 metrekare evimizde dip dibe yaşıyoruz. Şirince’den evvel çıktığımız tatilde de iki hafta neredeyse 24 saati birlikte geçirdik. Aşkım aşk elbet ama darlandım. Biraz uzaklaşsam fena mı olur. Hal böyleyken beni zaten seçmezler diye düşünmeyi bırakıp bir mail attım “söz konusu pozisyon in başvurumun değerlendirilmesi…..”

Sonra da kamp bitene kadar bir daha aklıma bile gelmedi Ekvador.

Eve döndğümüz sabah arkadaşım Holger’den bir mesaj gelmiş. Holger bir vakit evvel, bir reiki seansında beni bir sinekkuşu (hummingbird) olarak gördüğünden beri zaman zaman bana sinekkuşu fotoğrafları gönderiyor sağolsun. Bu seferki sinekkuşu parlak yeşil. Minicik gövdesinin altında pamuk beyaz tüyleri, iki ince tel gibi uzayan kuruğunun ucundaki daha yayvan kısımda mavi siyah renkleri olan bir güzel. Resim altında “Dünyanın en çok sinekkuşunun bulunduğu Ekvadordan ….” diye açıklamayı okuyunca gülümsedim. Ay yoksa gidiyor muyum?

Tatil dönüşü ilk uçuşum Madrid’e oldu. Kapıda 4 yaşında Sebastian adında bir oğlanla tanıştık. Uçuşlarda çocuk ya da bebek olunca benden mutlusu yok. İşler bitince soluğu onların yanında alıyorum. O kapalı alanda bebeklerle ya da çocuklarla vakit geçirmek bahçeye çıkmışcasına ferahlatıyor beni. Anababalar da biraz nefes aldıkları için mutlu oluyorlar genelde. Tam bir win/win durumu yaşanıyor. Servis bitince Sebastian’la laflamaya gittim. Konuşma sırasında öğrendim ki Madrid’den Ekvador’a uçacaklarmış. Ya ben galiba gerçekten gidiyorum 🙂

Sonra Ekvador, bir de markette aldığım muzların üzerinde karşıma çıkınca artık şirket de mesajı almış olacak ki aradılar ve yüksek ihtimal ayın 31 inde gidiyorsunuz dediler.

Gelgelelim (Anılcığım 🙂 ) o ihtimal o kadar da yüksek değilmiş.
31’i ne kadar yapacak o kadar çok şey vardı ki iş bitirmeye odaklı zihnim durup da ne hissetiğime bakacak fırsatı bulamadı. Evden çıkmayı planladığım vakte yakın gidişimizin ertlendiğini öğrrndim. Ben de “harika, sevgiliyle bir gece daha” deyip yemek planları yapmaya başadım.

Ertesi gün, yapacak bir iş kalmayınca sahne tamamen duygulara kalmış oldu. Kahvaltıyı takip eden karın ağrısı, krampa ve ishale dönüştü. Kısa zamanda bağırsaklarımda ne var ne yok boşalttım ama kramplar devam etti. Hava güzel, güneşli; yapacak hiç bir işim yok. Evde hapis kalmaktansa sahile inmek istiyorum ama korkuyorum da. Bizim ev ile sahildeki çay bahçesinin arası 600 metre. Bir cesaret çıktım. 300 metre gitmeden zorlayan kramp yüzünden ev ile sahilin ortasına denk gelen Cihangir Yoga’nın tuvaletine attım kendimi. Sahile varınca “Fatmacığım, dedim, biliyorsun bu durum tamamen psikolojik. Hadi nefes alıyoruz. Beşe kadar say alırken, beş sayı tut; beş sayı ver, beş sayı tut şimdi. ” Nefesimle birlikte zihnim de sakinleşti, böyle böyle geçti karın ağrım. Yine de vedalaşırken tutamadım gözyaşımı. Ağladım azıcık. Milo komiklik ile cool’luk arası bir yerden “Tatlım ayrılmıyoruz ki! Zaten herşey bir değil mi? Ayrılmamız mümkün mü? ” gibi beylik new age komiklikleriyle beni teselli etmeye çalıştıysa da pek işe yaramadı. Ve fakat gözyaşlarım hakkaten de boşunaymış. Kalkışımıza bir saatten az kala, son dakika ortaya çıkıp gidişimizi bir gün daha erteleyen bir sebepten ötürü geri döndüm eve.

Son sabah uyandığımda artık gitmeye direnen son kalem de düşmüş ve gitmemek gitmekten daha zor gelmeye başlamıştı. Olgun ve medeni (ya da daha doğrusu iki gündür yaşadıklarıyla terbiye edilmiş) bir insan olarak bu defa üzülmedim. Hiç huysuzlanmadan, gülücüklerle vedalaştık.

Sonra işte bu sabah burada uyandım 🙂

Daha yazasım, anlatasım var ama birazdan şehre bir otobüs kalkıyor. Yarın size sadece içeride değil dışarıda da gördüklerimi anlatabileyim diye şimdilik Hasta la vista babies 🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s