Fatoş- Gün 17

Anne evinde ilk gün. Kırmızı kanla başlayan dünden sonra bugün beyaz don. Dün havada beni çok zor durumda bırakmamasını dilemiştim ya, küstü geri gitti galiba.

Evdeki iki kedi gece boyu tepemdeydi. Mırıltılarıyla uyumak hoşuma gidiyor. Sabah 5.30 da uyandım fakat hiç yoga yapasım gelmedi. Yapmadım ben de. Annem ben evdeysem uyandığımı bildiği saatlerde kahvaltı hazırlar, beni çağırır. Yarı uyur yarı uyanık sucuk kokusunu bekledim. Tam da tahmin ettiğim saatlerde burnumdan dans ederek içeri sızıverdi. Oltaya takıldım, mutfağa gittim, kahvaltıyı bir güzel mideye indirdim.

İçimden pişmanlık dalgaları yükseliyordu. Yoga yapmadım. Kırmızı kan da yok, kahverengi var. Ama az. Kahvaltıyı da yaptım.

Huysuzlanmaya başladım. Bir anda herşey ters gitti. Kaytardım mı şimdi ben? Ama kırmızı kan gelmişti? Bugün niye yok?

Üzerinde çalışmam gereken proje için internete ihtiyacım vardı, internet bağlantımız koptu. Sinir bastı. Ali’yi arayıp mızmızlandım. O da “Yogiliğini kullan ve rahatsızlığın içinde kal” dedi. Tamam dedim, deneyeyim. İnternet sorununu telefonla şirketten yardım alarak çözdüm. Sonra annem bir tabak meyve ile yanıma geldi. Yemeyeceğimi söyledim. Kocaman gözlerle bana baktı. Nasıl yemeyecektim?

Benim ailem biraz haz peşinde koşmaktan hoşlanır. Lezzet ve yemek hazzı. Çok bereketli bir memlekette yaşadıkları ve boğazlarına düşkün oldukları için evde her zaman envai çeşit yiyecek bulunur. Sık sık bir tören gibi yemeğe oturulur, meyveler gelir, çerezler gelir, kahveler, çaylar, börekler… Say say bitiremedim. Durumun ciddiyetini şöyle açıklayayım, babam kendi yetiştirdiği meyveleri yemekten şeker hastası oldu. Gölgeler uzun yani anlayacağınız. Kilo problemleri yok, bunu bahane edip aynı hayat tarzına devam ediyorlar. Babam şekerinin ırsi olduğunu söylüyor. Hiç yediği kilolarca armut, şeftali ve üzümle alakası yokmuş.

Ben de bu sene yoga yapmaya başlayalı bu konu hakkında çok düşünür oldum. Becerebildiğim zamanlarda yediğim şeylere dikkat ediyorum ve bana iyi gelecek besinleri tüketmeye gayret ediyorum. Ailem de bendeki değişimi verdiğim kilolardan, cildimin renginden ve vücudumun diriliğinden yola çıkarak farketti ve takdir ettiler. Geçen yıldan daha genç göründüğüme karar verdik. Ama işte şimdi zorlanıyorum. Bu bolluğun içinde nefsimi tutabilecek miyim?

Beraber geçireceğimiz beş günün dengeli olması konusunda bizimkilerden yardım istemeye karar verdim. Yoga yapmamı nasıl etkilediğini anlattım. O kadar çok yemeye ihtiyacım olmadığını söyledim. Beni bu yemek törenlerinden uzak tutmalarını rica ettim. Bakalım ne kadar işe yarayacak.

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s