Matın Tezenesi Onur – Gün 17

 

19148936_10155421201776552_4766932836443943879_n

Yorucu ama keyifli bir günün sonundan selam olsun, sefam olsun, akşamım hayrolsun sevgili okur! Senin akşamın da keyifli olabilir tabii, ilgilenmemekle beraber bir itirazım yok.

Dün plan yapmıştık, bugün sevgili yar ve bir çift “evli-mutlu-çocuklu” arkadaşımızla Kilyos’a gidelim diye. Bu sebepten gece geç uyumama rağmen sabahın 8:00’inde dikildim ayağa ve hiç oyalanıp sallanmadan matın üstüne geçtim. Kaç zamandır yoga yapmama ve daha uzun süredir de sigara içmekten baca dumanı gibi tütmeme rağmen öncesinde fark etmediğim bir şey oldu: sigara içmeden yoga yapmanın farkını hissettim. Hülyalı betimlemelere giresim yok bugün, o yüzden kabaca sigaranın bana ne kadar da ayvayı yemiş olduğumu hatırlatması bakalım önümüzdeki günlerde işime yarayacak mı… Keşke bıraksam. Ama bırakasım da yok. İlişkilerimde de böyleyimdir, arkadaşlık ya da aşkta, ayrılacak duruma gelsem de beklerim karşı taraf söylesin. Umarım bu defa böyle olmaz çünkü sigaranın benden ayrılması demek bırakmanın mecburi olduğu bir sağlık problemi de demek oluyor.

Pratiğime güçlü başlamak istedim ve doğrudan Güneşe Selam’la ısındım. Pratiğim bittiğinde de çok halsiz kalmayayım diye ilk tekrarların Plank’lerinde önce dizlerimi indirip Urdhva Mukha Svanasana’ya yükseldim. Güneşe Selam B’de ise Plank’ten Çaturanga – Urdhva M.S. vinyasasıyla devam ettim. B’nin arasına ayakta yan açı pozları, Ardha Çandrasana gibi denge pozları da soktum; Vasisthasana ve Bakasana gibi kol dengeleri de. Daha yarım saat olmadan terden ölüyordum. Neyse ki nefesle hareketi uyumlandırmaya yönelik özel bir çaba sarf etmiyorum artık, zamanla uç uca eklendiler… İşte en sevdiğim şeylerden biri: kendiliğindenlik! Ancak zamanla, sabırla ve çalışarak kazanılan bir armağan, galiba bendeki baştan her şeyi dağıtmaya yönelik eğilim burada ters tepiyor. Olsun, yine de kendiliğindenlik ve yine de illa bir pozu ya da seriyi yapacağım diye delicesine hırslanmamayı tercih ediyorum. Biraz da canım mı tatlı ne? Ömrüm boyunca sadece Aya Selam yapsam sıkılmazmışım gibi de geliyor. Uygulamamın devamında kafamdan estiği gibi oradan oraya geçtim; 3. Savaşçı’lar, Standing Split’lerden Parshva Bakasana denemeleri, Prasarita Padottana serisinden ani bir ivmeyle Altın Tohum’a geçişler filan… Ve giderek süzüldüğümü hissediyorum; hafif, gerginse bile ve gerginliğe rağmen değil, bu kez belki de tam onun varlığından ötürü hafif… Bir çeşit “öyle de güzel böyle de hali” de olabilir, gölgesine baktığında “ne desem yalan hali” de duyumsanabilir. Artık her neyse! Biraz yerde öne-arkaya katlandıktan sonra Yin yoganın kasık ve kalça açıcı birkaç pozuyla devam edip güzeeel bir Uyku’ya yattım. Ne kadar sürdü bilmiyorum sevgilimin telefonuyla kendime geldim. Bir süre oralı olmadım ve pratiğimin sonuna kısa bir meditasyon ekledim. Sonra kalktım, üstümü giyindim, sevgilimi arayıp saat belirledik ve beni arabayla alacakları noktaya varmak için evden çıktım.

Hiçbirimiz de hıyar gibi hava durumuna bakmamışız! Kötü bi hava değildi ama denize hiç giremedim, genellikle esiyordu, Kabak’tayken de bir türlü gerçekleştiremediğim bronzlaşma aktivitem yine yalan oldu.

Ama olsun! Daha yaz yeni başladı ve kim bilir daha neler olacak!

not: Fotoğraf yazıda bahsettiğim çiftin oğulları Umut Balta. Daha 9 aylık 🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s