Ayça – Gün 19-20

Karmakarışık duygular içindeyim sevgili günlük. Hüzün, endişe, sevinç, gurur, ne ararsan var. Neden dersen, yukarıdaki fotoğraftan. Bu fotoğraf oğullarımı ilk kamplarına göndermeden dakikalar önce otobüsün içinde çekildi.

Evet, yavruları 6 günlük bir basketbol kampına gönderdik. Güle oynaya gittiler, öyle de dönerler umarım.

Ben daha dramatik sahneler yaşayacağız ayrılık zamanı diye düşünmüştüm. Çocuklar açısından değil de kendi açımdan. Ben ki bırak bizim çocukları, okuldaki tüm çocukların gösterilerinde gözlerim dolar, birkaç yaş süzülür yanaklarımdan, bu sefer herhalde otobüs kalkarken hüngür hüngür ağlarım, ne de olsa bu ilk uzun ayrılık diye düşünüyordum. Ama ağız tadıyla bir ağlayamadım. Bir kere bütün ebeveynler pek neşeliydi. Ben tek başıma havaya giremedim. Bir de otobüsün camlarını kapkara bir filmle kaplamışlar. Oğlanları camdan ancak siluet olarak seçebiliyordum. Göz göze gelebilseydik benim göz pınarlarım şöyle bir titreyip evet evet buradayız, inme zamanı geldi mi? diye konuşurdu benimle ama olamadı. Biz de ne yapalım, karanlık camlara el sallayıp otobüs uzaklaşınca döndük sırtımızı gittik.

Dünkü suskunluğum ondandı sevgili günlük. Ne diyeceğimi bilemedim. İçimde kocaman bir boşluk. Eşimle kendimizi sokaklara attık, bütün gün çocuklarla gidemediğimiz yerleri gezdik, kendimizi meşgul tuttuk. Sabah çocuklar yola çıkacak diye yogamı iyicene erkene almıştım. Gün içinde uykum gelir gibi oldukça çaylar gitti, kahveler geldi. Ama o son kahveyi içmeyecektim! 18:00’de kahve içersen bütün gece döner durursun. Bunu daha önce de yaşayıp kendime ne sözler vermiştim akşamüstü kahve içilmeyecek diye, unutmuşum.

O bölük pörçük uykunun arasında ben yatarken kurduğum alarmı kapattım. Napalım, hiç yapmayacak değilim, bugünkü de gün ortası yogası olur diye kendimi telkin ettim. Bu rahatlıkla yatınca mıdır nedendir bilmem gözlerimi açıp saate baktığımda 5:44’tü. Kendime o sabah için izin vermiştim ya, döndüm sırtımı saate, yumdum gözlerimi. I-ıh, o tatlılığı kaçmış uykunun. Bir Pazar keyfi yapamadık…

Pazar keyfi asanalarda geldi, çayımı koyup bu yazının başına oturunca katmerlendi. Hepimiz için güzel bir gün olsun…

Ayça – Gün 19-20” üzerine 2 yorum

  1. aylinparmaksiz dedi ki:

    “Ben ki bırak bizim çocukları, okuldaki tüm çocukların gösterilerinde gözlerim dolar, birkaç yaş süzülür yanaklarımdan” Ben de aynıyım, gösteriler, veda zamanları hep uzak bir köşede, kendimi saklıyorum, sonra bırakıyorum göz yaşlarımı:) İnsan inanamıyor, zaman nasıl da geçiyor!

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s