Aylin – 20 Gün: Düş

Bilmek mi merak etmek mi? Bilginin tersi merak etmek olabilir ya da gizem, ihtimal. Ben merak etmeyi, ardından ne geleceğini bilmemeyi tercih ediyorum. Bilgi, her zaman gerçekten bir armağan mı? Mesela bilmeden sokaklara adım atan ben, yolda yürürken bilemeyeceği yüz binlerce şeyi görecek, şaşıracak, tahmin etmeye çalışacak, bir sürü hikaye yaşayacak! Bu harika bir şey değil mi? Bilirsem çevremdeki her şeyden büyük olduğumu sanacağım belki de. Oysa büyük olduğumu sanmazken her gün yeni keşifler yapmıyor muyum?

Ben çok hayal kurarım. Eskiden kalan bir alışkanlık. Çocukluğumda zorla yatırıldığım öğlen uykusu, benim için hayal kurma saatine dönüştüğünde artık isteyerek yorganın altına giriyordum. Son zamanlarda sık sık aynı düşü kurarken kendimi buluyorum.

Bu hayal bir kaçış planı!

Küçük, sakin, zamanın yavaş ilerlediği, yeşille mavinin karıştığı bir yerde doğama uygun yaşadığımı hayal ediyorum. Hız, telaş, koşturmaca, stresin olmadığı bu yerde, kumsalda oturup günün doğuşunu ve batışını izliyorum. Çok mutlu ve huzurluyum. Her gün doğa, uykusundan uyanırken ben de yogamı yapıyorum, sonra kitaplarıma gömülüyorum, içimden gelirse bir şeyler de yazıyorum. Keyifli, acelesiz bir kahvaltı hazırlıyorum. Rüzgar tatlı tatlı eserken, günün geri kalanı için hiç plan yapmadığım bir hayat beni bekliyor. Oğlum ve köpeklerimle beraber dilediğim gibi zaman geçirebilirim, denize girebilirim, yazı yazabilirim, kitap okuyabilirim, dans edebilirim, film izleyebilirim, yürüyüş yapabilirim… Her gün bu hayali kuruyorum. Hem korkarak hem de gözü kara bu serüvene atılmayı düşleyerek. Kanserle yüz yüze gelmiş biri olarak belki eskiye göre daha cesur da olabilirim. Zamanla ilişkim değişti, çok az zamanım kalmış gibi hissediyorum.

Hayal etmek, mutluluğun sahip olunacak bir düşte saklı olduğuna inanmak çok eski, beynimin derinliklerinde bir alışkanlık.  Şu içinde bulunduğum andan beni uzaklaştırdığını biliyor olsam da zihin oyunlarına engel olmak da öyle kolay değil! Hayat geçmişten ve gelecekten değil de şimdiden ibaret. Geleceğe dair kurduğum her düş, beni bu anı yaşamaktan alıkoyuyor. İçinde bulunduğum şartlardan memnuniyetsiz bir ben yaratıyor. Mesela bu düşü en çok ne zaman kuruyorum? Canım sıkıldığında, endişelendiğimde, kendimi kötü hissettiğimde, az zamanım kalmış gibi hissettiğimde…O halde böyle anlarda zihnime mutsuz bir çocuk gibi yaklaşıp elindekilerle ne yapabilirsin? Bu düş gerçekleşmezse ne olur? diye sorup ona şevkatle yaklaşabilirim. Belki böyle böyle beynimin derinliklerindeki bu alışkanlık da dönüşmeye başlar.

Tarlama sevgiyle, inançla bir tohum ektim. Acelesiz, telaşsız, kaygısız, beklentisiz, sabırla bekliyorum. Meraktayım!

by-jacquelin-de-leon

 

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s