Ayça – Gün 21-22: Semizotu

Size günlerce evden çıkmadan yaşayabileceğimden bahsetmiştim, değil mi? Daha önce söylemediysem de bu yazı vesilesiyle bu özelliğimi de açıklamış olayım. Yanlış anlamayın, gezmeyi, yeni yerleri görmeyi, hele hele daha önce gitmediğim ülkelere seyahat etmeyi çok severim. Ama evimde oturmak da sıkmaz beni, hatta severim tek başınalığımı.

Dün de evde geçirdiğim sıradanın sıradanı bir gündü. Bu kelimeyi olumsuz anlamda söylemiyorum. Sadece o kadar sıradandı ki, yazacak birşeyim olmadığını düşündüm.

Zaman zaman uğradığım, her baktığımda da başından kalkamadığım, sayfalarının arasında kendimi kaybettiğim bir blog var (http://www.ashleyannphotography.com/blog/). Bu blogun sahibinin de ilk defa kendisinden duyduğum bir mottosu var:

sıradanlığın içindeki sıradışını bulmak…

Beni durdurup silkeleyen bir ifade bu. Hani hep hayatımızda birşeyler olsun da mutlu olalım, iyi hissedelim yönüne kayıyor ya düşüncelerimiz…şu okuldan mezun olayım bak herşey yoluna girecek, daha büyük bir eve geçince rahatlayacağım, beni bir arasa sevildiğimi anlayacağım…yaşam akıp giderken biz beklentiler ve koşullarla oyalanıp duruyoruz.

Dün mesela birkaç gündür yağan yağmurlardan sonra bahçedeki minik sebze tarlamı semizotlarının bastığını, benim önce bu duruma sinirlendiğimi, sonra toplamaya başlayıp kendimi durduramadığımı, 2 saatin sonunda topladığım 20 demet semizotunu tanıdık tanımadık sokaktaki komşulara nasıl dağıttığımı, kapıyı açan komşuların değişik yüz ifadelerini yazabilirdim. Ya da semizotu dağıtımına çıktığımda başımı döndüren ıhlamur kokularını…boy vermeye başlayan domates fidesini düzelteyim derken kırınca nasıl üzüldüğümü, bez parçalarıyla tutturmaya çalışırken eşimin yara bandı yapıştırsaydın bari diye takılmasına gülüşümüzü de yazabilirdim. Ah, hele gülümseyince göz kenarlarındaki kırışıklıklara bu sene eklenen yeni çizginin ona ne kadar yakıştığını yazsaydım ya…

Yazacak büyük bir olay beklemiştim, olmayınca da susmuştum. Oysa sıradan zannettiğimiz şeyler hayatın ta kendisi değil mi? Kendime hatırlatma olarak burada dursun, ben gidip semizotlarımı yıkayayım…

Ayça – Gün 21-22: Semizotu” üzerine 2 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s