Başak_14.gün ‘Bu bir yoga yazısı değildiiiir’

Andy-Matinog

Bugün yogayla konuyu açmıycam biraz işimden bahsedicem. Sonra yogaya bağlayacağım merak etmeyin:)

Bilenler bilir yaklaşık 16 senedir filan bilfiil reklamcıyım. Uluslararası ajanslarda çalışıp 4 sene önce de kendi işimi kurdum. Bu mesleği yapmaya 13 yaşımda karar vermiştim. Sanırım doğru karar vermişim:) hala burdayım.

Neyse son 4 senem inişler çıkışlar her girişimcinin yaşadığı zorluk ve hazlarla geçti. Ama özellikle son 2 senem sürekli yeni birşeyler öğrenmekle geçiyor. Customer Journey Design, Design Thinking, Digital Marketing, Digital transformation ve son olarak da Agile Marketing konusunda eğitim alıp bir müşterim için bu öğrendiklerimi çok iyi bir ekiple pratik ediyorum.

Neyse bunu, özellikle de agile marketing ile ilgili yazma sebebim bir yaklaşım olan agile’ın yoga ile epey benzemesi.

Nasıl mı? Şöyle:

Öncelikle Agile, büyük bir hedefe giderken yolu akıllıca bölen, her adımında deneyselliğe açık olup öğrendiklerinle gerekirse yolu revize etmene yarayan bir yaklaşım. özellikle hızla değişen, belirsizliğin bol olduğu iş dünyasının ihtiyaçlarına cevap veren(react) değil, onunla şekillenen bir yaklaşım. Geleneksel pazarlamadan farkı Büyük Düşün ama küçük küçük ve aşamalı uygula, yolda öğren-deneyselliğe açık ol, işe yaramayanı çöpe at, değer katanla ilerle demesi. Hızla değişen dünyada 3 aylık, 1 senelik planların işlevsiz kalması sebebiyle doğmuş muhteşem bir yaklaşım. Tıpkı yoga gibi seni geliştirene, çoğaltana odaklanıp amaçtan sapmadan yola farkındalıkla bakıp, araçları değiştirerek ilerlemeye odaklı bir yaklaşım. Ve yine yoga gibi eforsuz ama efektif bir akışa ulaşmayı istiyor. Agile buna ulaşmak için takımlara sprint ismini verdiği minik minik pek çok projeler yaptırtıyor. Nihayetinde her proje, bütüne bizi bir adım daha yaklaştıran, yaşayan ve deneysel bir süreç; tıpkı yoga gibi:)

Yogada debelendiğimiz zor pozlarda (bknz: mayurasana tüm uçamayan peacock lara selam olsun eyy shadow cemaati:))) David hocamızın pozu projelere bölerek aşamalı çalıştırması, böylece pozu zihinsel ve bedensel olarak hazmetmemiz için bize alan yaratması yogadan çok alışık olduğum birşey.  Belki de Agile’ın yoga ile en benzer ve güzel yanı, bizi zayıf yanlarımızla yüzleştirip inkar yerine kabule yönlendirmesi ve böylece yeni bir yol deneyerek bu sorunu aşmak için bize adım attırması: Çünkü başarısızlık yok, öğrenme var.

Ne kadar basit ama kolay değil tabi, tıpkı yoga gibi. Şirket kültürü duvarına toslayan agile’ın benzerini, yogada da kendimize toslayarak sıkça yaşarız:))

Değil mi:)

Neyse velhasıl kelam benim bugün yogam yine iş oldu biraz, sabah lineer seri ile devam etme niyetiyle yatağıma doğru yollanıyorum.

 

 

 

 

 

 

 

Reklam

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s