Ayça – Gün 24: Ada sahillerinden yoga pazarlığına

FullSizeRender

Dün insan içine çıkmaya karar verdim. Hem de ne çıkmak, Ada’ya bile gittik eşimle. Hazır çocuklar yokken başbaşa bir yemek yiyelim dedik. Meydanı boş bulup bir de sanki bir Yunan adasına gitmişiz gibi havaya girince yemek işini biraz abartmışız. Dönüş yolunda midemde şişlik, ağrı, ne ararsanız vardı. Demek ki neymiş, sınırlar iyiymiş; azı karar, çoğu zararmış. Nerede o bir tas has çorba içip yattığımız günler!

Eve dönüp yatmamız 12’yi buldu. Yatarken kendimle pazarlık halindeydim. Bir kere yogayı kesin sabah erken yapacağım, yarın çok sıcak olacak. Ama sabaha şurada 6 saat kaldı. O saate kadar midemdekileri hazmedemem. O zaman Mayurasana’yı yapmam. Uddiyana bandha’ları da unut. Hatta yorgun olursam Şirince’de öğrendiğimiz yeni hareketlerden hiçbirini yapamam. Sen kalkacağıma şükret. Bıdı bıdı derken uyumuşum.

Uyandığımda saat 06:07’ydi, alarm henüz çalmamıştı. Haydi bir gayret diyerek kalktım yataktan. Akşamki koyun pazarlığını unutmamış, bahsi arttırmaya bile karar vermiştim. Vahni’ye kadar yaparım, sonra kapanışa geçerim, yarın telafi ederim nasıl olsa.

İlk Uddiyana bandha’da kendimi bir yokladım, olacak gibi, yaptım bandhaları. Devamında uykum da bedenim de açılmaya başladı. Fakat bu sefer inanılmaz bir açlık hissettim. Ama öyle böyle değil, midem kazınıyor, daha önce yoga yaparken böyle birşey yaşadığımı hiç hatırlamıyorum. Nereye gitti akşam yediğim onca yemek? Düzen bozulunca bedenin dengesi de mi şaştı acaba? İnsülin seviyesi fırlayıp aniden inmiş olabilir mi?

Böyle böyle derken Sarpa’da buldum kendimi. Nefes iyi, devam edebiliyorum. Pazarlıkların bir noktasında Surya Namaskara’dan sonrasına devam etmemek üzere el sıkışmıştık içimdeki koyun tüccarıyla. Anlaşmayı feshettim, seriyi sonuna kadar tamamladım. Hatta bir ara Yogaasana-Sankatasana-Vrkaasana-Paşimottasana kaptırmışım gidiyorum, beden yolunu buluyor, bacak değiştirdim. Sonra bir an beynim bu değil, öteki bacak dedi. 40 yıllık beynim, haklıdır herhalde diye düşünüp dediğini yaptım ama bedenin hissiyatı bu tarafı yaptığımı, sıranın öteki bacakta olduğunu söylüyor. Bitirince bu sefer de bedeni dinleyeyim deyip onun istediğini de yaptım. Biraz matematiksel hesaplara girdim ama sonuçta bir tarafı iki kere yapmış oldum. Öteki tarafı da yapıp dengelese miydim? Dengeleyeceğim diye bir sarmala girip öğlene kadar asanalardan çıkamayacaktım ki tamam dedim, ne olduysa oldu.

Yogadan sonra baktım hala erken, Fındık’ı kahvaltıdan önce serin serin çıkarmaya karar verdim. Sonraya kalınca hava bunaltıcı olacak, gezimizi kısa keseceğim, yavrucuğa yazık…Döndüğümde eşim işe gitmek için hazırlanıyordu. Gözlerini kocaman açıp ‘Noldu, yoga yapmadın mı bugün?’ deyişini görmenizi isterdim. Eşim de bizim sangha’ya katılmış fark etmeden. Olur da bir gün yogamı aksatırsam hocamdan önce beni o dürtecek.

#28gunyoga’da sona yaklaşıyoruz ama yazışmalarımızdan gördüğüm kadarıyla farklı bir şekilde olsa da devam etme niyeti var. Pınar’ın annesi (‘Çak bir beşlik!‘), benim eşim, bir sonraki #28gunyoga’ya katılmaya niyet eden sevgili Fatoş’un (ve sınıfımızın) sevgili Ali’si ve kim bilir bu blogu sessizce takip eden nice okur derken birbirimize desteğimiz artıyor. İyi ki varsınız!

Ayça – Gün 24: Ada sahillerinden yoga pazarlığına” üzerine 2 yorum

  1. fsafak dedi ki:

    Sen de iyi ki varsın Ayça! Ali ile dün kendi ırkımızı bulduk diyerek geyik yaptık. Yani bize benzeyen bu kadar çok insanın yazdıklarını okumak çok yüreklendiriyor insanı.

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s