Defne_GÜN 23_Ağızdan alınan Nefes Yoga mıdır hocam?

IMG_1115_gobeksizDün nihayet şeytanın bacağını kırdım ve akşam yogamı yaptım. Hem Kadir gecesi hem de kuzey yarımkürede en uzun gün birleşince bana da bir güç geldi. Bir de bey ile yeni bir karar aldık. Artık en son yemeğimizi saat 13:00 ila 14: 00 arasındaki dilimde yiyeceğiz. Sonra da yatmadan önce bir kupa miso çorbası içeceğiz o kadar. Bu sayede öğleden sonraları hem yazı faaliyetlerim hem de yoga için kesintisiz beş-altı saatlik bir alana dönüştü.

Dün akşam sandım ki yoga sonrası derin bir huşu alemine dalacağım ve oradan hiç çıkmak gelmeyecek içimden. Ölenlerin ruhlarına huzur, yaşayanların ömürlerine bolluk, bereket, sevgi ihsan etmesi, beni ve yakınlarımı (bu liste hocalarım, öğrencilerim, ailem, dostlarım ve tüm sevdiklerim olarak uzuyor) kazalardan belalardan hastalıklardan ırak tutması için tanrıya uzun uzun dua edeceğim. Bilmem gereken bir şey var mı diye soracağım. Cevabını bekleyeceğim. Çünkü huşu içinde biten seanslarında böyle olur. Ama dün akşam yogamı da yaptım diye pek mi havalara girdim nedir o haller bana nasip olmadı. Burnum tıkalıydı yine. Alerjiler soğuk algınlığına evirilirken ben bir çok yerde ağzımdan nefes aldım.

Ağızdan alınan nefes vücudumuzun enerji kanalları olan nadilere can olarak aktarılmadığından yogadan sayılmıyor. Yoga (hatha yoga) bir can tasarrufu çalışması aslında. Yakartop oynarken yaptığımız gibi yoga sırasında “can tutuyoruz.” Gerektiğinde, hastalandığımızda, yaşlanıp güçten düşecek hale geldiğimizde bizi düştüğümüz yerden kaldırsın diye merkezimizde (kanda) can (prana) biriktiriyoruz. Can rezervlerini zenginleştiriyoruz.

Ancak bunun için ağzımızdan değil burnumuzdan nefes almak gerek. Nadilerde prana akışı düzenlenince zihindeki dalgalanma (Vritti) yani düşünce akışı da kısa bir süreliğine düzlüğe çıkıyor ve biz hem kendi gevezeliğimizden biraz kurtulmuş oluyoruz hem de daha ulvi bir sesi de duyabiliyoruz. Bu öyle bir süreç ki eğer uzun süre yoga yaparsanız, mesela günlerce süren bir kampta iseniz ve gündelik hayhuya mesafe aldıysanız geçen hafta çok ciddiye alıp da uykularınızı onu çözmeye feda ettiğiniz bir derdiniz yoga kafasına girince çok küçük, onun için dertlenmek çok saçma gelebilir. Tıpkı kırk yaşına gelip de on dört yaşında yazdığınız bir utancı yeniden okurken duyduğunuz “ah bunun için mi için içini yedi be canım” dediğimiz anlardaki gibi.

Evet dün akşam da sonra da bu sabah da bu ağızdan alınan nefesler yüzünden yoga yogalıktan çıktı ama benim içime yeniliklerin sevinci düştü. Kadir gecelerinde olur genelde. Ramazan’ın sonu, bayramın gelişi, ayın ufalması bende hep güzel bir dönemin daha güzel bir döneme açılması hissini doğurur. Oruç tutmayı çok severim. Bu Ramazan yollar girdiği için araya maalesef tutamadım ama işte o bahsettiğim huşu gün batımından (iftardan) hemen önce oruçlu vücutla yapılan yoga sonrasında dalga dalga gelir, insanın içi kocaman bir aile tarafından kucaklanıyormuş gibi ısınır, hafifler hafifler kuş gibi dünyanın üzerinde uçar.

Bugün aslında başka bir konudan bahsedecektim. O da keyfi yoga. Ya da içinden geldiği gibi yoga, ya da keyif için yoga. Bu konuda söyleyecek çok sözüm var. Öğrencilerim biliyorlar tabii. Ancak bilgisayarın pili bittiği için ve ben şarj cihazını evde unuttuğumdan bu 23. Gün yazımı burada kesiyorum. Yarın tekrar aranızda olacağım. Size iyi 24. Günler olsun.

 

Reklamlar

Defne_GÜN 23_Ağızdan alınan Nefes Yoga mıdır hocam?” üzerine 3 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s