Yeşim – Gün 1 – Neye niyet, neye kısmet

20170624_201257

Selam dostlar!

Aranızdan sadece iki üçünüzü tanıdığımdan, insanın tanımadığı kişilere dost diye hitap edebilecek yakınlığı duyabilmesi de bir ilginç durum tabi 🙂 Ortak paydada buluşan kalplerin birbirine yaklaşması olsa gerek.

Evet, dün, yani Gün 0’a bol niyetli, çokça da kararlı girmiştim. Ama kader ağları başka türlü örmüştü 🙂 Dün sizlere son satırlarımı yazıp masaja yollandım. Kendisinden ikinci defa masaj aldığım zarif mi zarif, tatlı mı tatlı Japon terapistimin şifalı ellerine kendimi teslim ettim. Bel fıtığımın coşup, sırtımda Rumba ile Cha Cha Cha arası etkiler yarattığı günler yine. Ağrılı bölge o denli coşmuş durumdaydı ki ellerini başka bölgeye kaydırmasın, hep oradaki sıkışıklığın üstünde kalsın istedim. Çoğunlukla sırt, bel, boyun arasında yoğunlaşıp geri kalan kısmı da ihmal etmedi sağolsun. Nihayetinde, bayağı rahatlamış şekilde oradan çıktım ve kendime, dün kendini iyice hissettiren yaz sıcağına yakışır bir yaz birası ikram etmeye karar verdim. Yemeli , içmeli sosyal hayattan elimi eteğimi çekeli çok zaman olduğundan, ender içilen bir bira ya da bir kadeh şarap, üstünde konuşulmaya değer etkiler bırakıyor bende. Bahçesini çok sevdiğim eski bir köşk var Kadıköy’de, sevdiğim bir yer. Biram, çizgisiz defterim, sağımda solumda zıplayan yediklerime ortak kedi yavrularıyla hoş bir akşam geçirdim. Görmemişin kalemi defteri olmuşcasına yazdım. Yazdıkça coştum, coştukca yazdım. Zaman uçtu, gitti.

Eve dönünce, Gün 0 için kaleme döktüklerimi bilgisayara geçtim, kendimi oto-revizeye maruz kıldım. Ha unutmadan, ayrıca dün, hem öğlen, hem de akşam gayet sağlıksız, karbonhidrattan ve yağdan zengin kötü şeyler de yedim. Bi baktım gece yarısı olmuş, yani normalde yatağa gittiğim saatten epeyi geç. Orada burnuma sabah pratiğinin uçacağının pis kokusu gelmişti zaten. Ve aylardan bu yana ilk defa sabah saat 8.40 gibi bi saatte uyandım. Sersemledim, günüm elimden kaçmış gibi hissettim, biraz hayıflandım sonra kabullendim.

Babaneye bayram ziyareti, kardeşin kedisine mama vermeyi de yaptıktan sonra eve döndüm. Saat 15’e dek, kelimenin tam anlamıyla sallandım. Kendimi bir oraya, bir buraya attım ve dişin kovunu dolduracak hiç bir şey yapmadım. Sonra dedim, madem durum böyle, bunun içinde rahatlayabilir misin? Stüdyoya girdim, Soundcloud’u açtım. Yoga Journal Türkiye’nin ropörtajlarından eksik bıraktığım bir kaç sohbeti dinlerken, foam roller ve bolster üzerinde sırtıma masaj ve kalp açıcı yin pozlarda eridim. İyi gedi. Uyuşmak yerine canlandırıcı etkisi oldu. Şimdi size bu satırları yazıp, eğer yine bir beklenmeyen durum olmazsa, biraz yumuşak ev pratiği yapma niyetindeyim. Sonrasında kıvama gelmişsem, Gül Hoca’nın dersine gideceğim. Severim kendisini çokça 🙂

Yarına dek, durum şimdilik bu. Bayram kutlamasına girmeyerek gücendirici olmam ümidindeyim. Başka birilerinin benim kutlamam için önceden tespit ettiği günlere hiç yakınlık duyamıyorum. Dün akşam bayramdı mesela bana! 🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s