Elif_GÜN 1: GEVŞE


Bu sabah 7’de geçebildim matın üstüne. Minik oğlum yine altımda, üstümde etrafımda olduğundan meditasyonu yoganın sonrasında yapmaya karar verdim. Bugün dünkü gibi geniş vaktim yok. 1,5 saatte bitirip hazırlanmam, çocukları hazırlamam ve büyük aile bayram kahvaltısına gitmem lazım. Bu kocaman aile toplaşmalarına bayılıyorum, bir parçası olduğum için hep çok şanslı hissediyorum. Fakat keyfisizim, neden? 

Daha yogaya başlarken içim huzursuz, yetişmem gereken bir yer var. Saati programlamalı ve ne yapacağımı bilmeliyim. Gerginliği bedenimde hissedebiliyorum. Sanki dün matın üzerinde olan benle bugünkü ben iki ayrı insan. Acelem varken tatsız, gergin ve katı biriyim. “Haydi diyen ben”den çoktan sıkılmış durumdayım. Sanıyordum ki benim minikler çok yavaş ve ben o yüzden güne yüzlerce “haydi” ile başlıyorum. Ama o an matın üstünde sadece ben varken, içimde çalışmaya devam ediyor “haydi”. 

Üstelik biraz daha düşündüğümde acelem olduğu fikrinin bile gerçek dışı olduğunu fark ediyorum. Sonuçta aile ile kahvaltıya gidiyoruz, yarım saat geç kalsak ne olacak ki? Bu sorgulamayı o sırada yapmıyorum tabi, o sırada durumu düşünecek, bir nefes alıp duyguma bakacak vaktim yok. Acelem var. 

Şimdi yazarken düşünüyorum; ben hayatı da böyle yaşadım/yaşıyorum. Gitmem gereken yerler, bitirmem gereken kitaplar, projeler, hayallerim bile çoktan yapılmış olması gereken şeyler adeta. Haydi Elif geç kaldın. Bu duygu şu anımı belirlemekle kalmıyor, geçmişi bile ele geçiriyor. Yoga yaptığım ilk günü hatırlıyorum, o muhteşem ruh halinin içinde bile “daha önce başlasaydın!” vardı. Yoga hocası olmaya karar verdiğimde, “niye daha önce düşünmedin?” Geç kaldın! Kaçırdın! Nereye koşuyorduk tam olarak? 

Aslında reçete elimde: Gevşe ve nefes al. Tam olman gereken yerde, yapman gereken şeyi, tam da zamanında yapıyorsun.* Gevşe.. Fark et ve kendine hatırlat. Bu reçeteyi uyguladıkça bir gün telaşın kaybolmuş olduğunu fark edeceğim, biliyorum. 

İşte bu sabah o telaşla başlamış olduğum yoganın içine yavaş yavaş girdim ve kaptırdım kendimi. Bedenimdeki gerginlik de azaldı gittikçe. Yarım saat hatha, yarım saat de Kundalini yaptım. İkinci defa bu tuhaf karışımı yapıyorum, bedenimi dinlediğimde endişelenecek bir şey yok gibi geliyor. Üstüne 15 dakika meditasyon bile yaptım. Aslında zamanım vardı hep, en başından beri… 

Sonrası iyi bayramlar, sarılmalar, gülümseyen, birbirinden sevgili yüzler, çocuklarımın neşeli tatlı halleri ve şükür. ÇOK ŞÜKÜR. 
İYİ BAYRAMLAR.

*Bu cümle bana ait değil ama kaynağını da hatırlamıyorum maalesef. 

Elif_GÜN 1: GEVŞE” üzerine 2 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s