Elif_Gün 3: MİNİK ADIMLAR 


Bugün yoga harikaydı. O kadar iyi hissetim ki… 
Bunu yazarken biraz utandığımı fark ettim. İçimdeki cıkcıklayan teyze hala aktif demek. Bu konuda anlaştık sanıyordum ama “bu kadar acı yaşanırken…” diye başlayacak izin versem. “Ayıp, nispet yapar gibi…” 

Yaşadığım, sahip olduğum, yaptığım güzel şeyleri öyle uluorta herkese sergilememem gerektiği fikriyle büyüdüm ben, sanıyorum büyük çoğunlukla aynı şekilde. Bir gün içimde bunun yanlış olduğuna dair çok güçlü bir duygu belirdi. Bu duygunun geldiği anı hatırlıyorum; birisi yaptığı hayır işlerini gizlediği için takdir ediliyordu gıyabında. İnsanlar ne çok iyilik ve güzellik yapıyorlar/yaşıyorlar ve sanki ayıpmış gibi saklanıyor ve saklıyorlardı. Yüzünde ağırbaşlı bir gülümseme ve utanç hissiyle teşekkürleri takdirleri kabul edememe hali ne kadar tanıdıktı. 

Yanlıştı bu duruş, çünkü güzel olan şeyler büyütülmeli, anlatılmalı, çoğaltılmalıydı. Tamam alçakgönüllülük güzel şeydi ama her şeyin fazlası zarardı. O zaman bu fikrin coşkusuna kapılmış, üzerine konuşmuş tartışmış, kararlar almıştım. Kolay olduğunu düşünmüştüm: güzel olan şeylere odaklanacak, daha çok iltifat edecek, takdir edecek ve sevgiyle kabul edecektim bana gelenleri. Kendimi de fark etmeye başlamıştım. Yakın çevrem olmayan kişilerin yanında o saklananlardan, saklayanlardan oluyordum sık sık. Takdir edilirken gözlerimi nereye dikeceğimi bilememekteydim, iltifatları büyük bir hızla bakan gözlere iade etmekteydim, “ben ne yaptım ki?” dilimin ucunda her an etrafa saçılmak üzere beklemekteydi… Bir de tabi içimdeki teyze vardı, Facebook’ta yediğini giydiğini paylaşanlara cıkcıklar dururdu, böbürlenmelere hiç tahammülü yoktu.

Ortada utanılacak, ayıplanacak bir şey yok, kutlanacak, sevinilecek, paylaşılarak çoğaltılacak şeyler var. Fikrim buydu, ama duygum pek orada değildi, neredeyse kızaracak yanaklarım da. 

Fark etmek kolay şey, dönüştürmek zaman alıyor. Minik adımlar; bir gün birinin iltifatını kabul edip gözlerinin içine bakarak teşekkür ettiğimde, takdir edildiğimde içimde yükselen tatmin olma hissini fark edip kendime gülümseyebildiğimde, hiç tanımadığım birilerine yaptığım iyi şeyleri anlatabildiğimde atmış oluyorum o adımları. Teyzenin de çatık kaşları, kısık gözleri yerini anlayışlı gülümseyen bir surata bırakıyor ben adım attıkça. 

“Bugün yoga harikaydı” başlangıç cümlesini yazıp da sildiğimde bir adım daha atmam gerektiğini fark ettim, çoktan geldik sanıyordum ama olsun atarım. 

Gün 3

Bugün yoga harikaydı. 20 dakika meditasyonun üstüne 1,5 saat yoga yaptım. Bittiğinde içimdeki pozitif enerjiyi daha da yaymak için malamı alıp her bir taşta bir başka şeye/kişiye uzun uzun şükrettim. Bu sefer karıştırmadım ekolleri. Kundalini’yi hemen hathanın ya da ashtanganın ardına koyuyor olmamın sebebinin “bir kere oturdum mata bir daha oturamam” düşüncesi olduğunu fark ettim. Otururum. Vaktim VAR. Oturdum da, akşam herkes yattıktan sonra…

🙏

Elif_Gün 3: MİNİK ADIMLAR ” üzerine 2 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s