Damla – Gün5

Baktım geçecek gibi değil dün sonunda doktora gittim. Bir dizi hareket yaptırıp muayene ettikten sonra doktor, sakrumunuzda bir şey yok, bel fıtığınız var dedi. Sinirler sıkıştığı için o bölgede acı hissediyormuşum. Sol bacağımda da güç kaybı varmış bu yüzden. Bugün mr sonucu çıkacak ve gerekli tedavi yöntemi belli olacak.

İlk aklıma gelen şey yoga yaparken mi kendimi sakatladım acaba sorusu oldu. Aslında yogayı uzun senelerdir yapıyorum ve Sinem hocamla, Candaş hocamdan öğrendiklerimle oldukça bilinçli yaptığımı düşünüyorum. Daha önce bahsettiğim gibi kendime her zaman şefkatli davranıyorum. Bunu söylerken bir yandan da dürüst davranmaya çalışıyorum; gerçekten her zaman mı? Yoksa ruh halime göre kendime davranış şeklim değişiyor mu? Çoğu zaman sınırlarıma saygılı davranıyorum, bazen de hamstringlerime savaş ilan edip zorluyorum kendimi. Ve bu dediğimi sadece bir pozda, paschimottanasana da yapıyorum. Poza girerken kalçamdan katlanmam gerektiğini biliyorum ve hamstringlerimi açmak için kendimi olabildiğince zorluyorum, zorlanan her zaman kalçam oluyor. Bu hareket dışında yogamı her zaman güvenli alanda tutuyorum. Bu yüzden yoga yaparken bir kere bile sakatlanmadım. Hep yavaş yavaş ilerledim.

Yogadan başka ne sebep olmuş olabilir? Bulmam lazım çünkü anlam veremiyorum, ben de nasıl bel fıtığı olabilir? Hayatım boyunca her zaman aktif oldum. Yaptığım sporları hep ciddiye aldım. Kilo problemim zaten hiç olmadı. Sigara hiç içmedim. Omurgamı incitecek bir kaza hiç yaşamadım.

Geçen sene snowboarda başladım. Bu sene bir kaç kere kalçamın üzerine canım yanacak şekilde düşmüşlüğüm var. O şekilde de kalkıp kaymaya devam ettim tabi ki. Belki bu sebep olmuştur diyorum.

Geçen sene doula olarak doğumlara girmeye de başladım. Doğumlarda annelere fiziksel destek verirken kendinizi her zaman korumanız gerekir. Belinizi özellikle. Farkında olmadan diyorum desteklerken anneyi, ters bir şey mi yaptım?

Bir anda mı oldu bu? Seneler içinde mi gelişti?

Peki iyileşiyor mu bu bel fıtığı? İyileşince eskisi gibi oluyor mu acaba? Ya da hayat boyu hep dikkat mi etmem gerekiyor? Tekrar öne katlanabilecek miyim mesela? Öne katlanamazsam nasıl yoga yapacağım?

Bugün evde dinleniyorum, raporluyum. Sürekli olarak yatıyorum. En iyi gelen şey buymuş. Kafamın içinde bir sürü soru. Cevapları zamanla gelecek sanırım. Sabır göstermem gerekiyor. Şefkat göstermem gerekiyor. İyileşmek için çabalamam gerekiyor.

Bu sorunun yaygın olduğunu da biliyorum ve yaşayıp iyileşenlerin desteğine ihtiyaç duyuyorum. Sizler nasıl iyileştiniz? Yoganız ne şekilde dönüştü?

Sevgiler..

Damla – Gün5” üzerine 9 yorum

  1. yogayesh dedi ki:

    Merhaba, geçmiş olsun! Bende de bel fıtığı var, hem de birden fazla omur arasında ama en abartılısı tipik kadın fıtık omuru ola L5’de. Seni neler bekliyor bilemem tabi ama benim geçtiğim aşamaları yazabilirim. Bendeki ortaya çıkışı, belime çökerek girmeye çalıştığım bir scorpion sırasında ortaya çıktı. Ortaya çıktı diyorum çünkü, doktor dedi ki: “bu senden birden bire olmamış, şu şu şu şikayetlerin var mıydı?”… Evet, vardı. Tamam işte, bu bardağı taşıran son damla olmuş” dedi. Genelde de fıtık zaten bu şekilde oluşuyormuş. Yani özel büyük bir darbe olmadığı sürece, fıtık yavaş yavaş oluşmaya başlıyor ve bir gün bir hareket daha yetiyor. Çok duymuşuzdur: “sabah yataktan ah belimm dedi ve kalkamadı” laflarını. Yataktan kalkarken birdenbire fıtık olmuyor aslında. Mesela eskiden tanıdığım bir balerin, duş alırken yere düşen sabuna uzanmış ve orada kala kalmıştı. Gibi gibi. Yanibir balerin kadar esnek ve güçlü bir bedende de fıtık oluşabiliyor. Benim gittiğim doktordan çok memnun kaldım, omurga cerrahı kendisi ve sporcu bir kişilik. Dolayısıyla sırt üstü yat, kıpırdama gibi insanı olduğu yere hem moral hem de fiziken çakan biri değildi ve ben iki ayda toparlayabildim. hem ilaç hem de fiizik tedavi hareketleri verdi. Verdiği fizik tedavi hareketleri zaten bizim yoga asanaları. Sırt üstü yat
    beli yere indirerek düzleştir setu banda, salabasana vs. Bu iki ay süresinde hem öne hem de geriye eğilmeler benim için çok acılı olduğundan kendimi hiç zorlamadım. Mesela pascimo’ya ayaklarımın altına kemer geçirip sadece kalçadan katlanarak ve yüksekte kalarak girdim. Uttanasaya hiç girmedim. Zaten istesem de acı yüksek düzeydeydi, imkansızdı. Doktorun dediği diğer konular ise:
    1. Ameliyat tavsiye etmedi, bel fıtığı ameliyatlarının sadece %50 başarı oranı olduğunu ve hastaların ameliyattan 1 sene sonra aynı şikayetlerle geri döndüklerini
    2. Benim bir bel fıtğı sorunum olduğunu kabul etmemi ve bununla barışmamı
    3. Vücudumun sesini dinlememi ve kendimi zorlamamamı
    4. Beli sırtımı hep güçlü tutmamı
    5. Özelliklekış aylarına bacaklarımı üşütmememi dışarıya i
    tayt vb ileaçıkmamamı ( bu kış ilk defa yogaya giderlen taytın üstüne hep eşofman giydim)
    6. tam geçti zannederken zaman zaman geri döneceğini , bu dönemlerde ağrı kesici/ödem indirici/kas gevşetici ile 3-5 gün idare edip hayatıma devam etmemi söyledi.
    Ben dinledim.

    Umarım seninkisi çabucak gelsin geçsin, şifalar dilerim. Sevgiler

    Liked by 1 kişi

    • damlahisarli dedi ki:

      Teşekkür ederim paylaşımınız için. Evet önce kabul etmek gerekiyor. Benim doktorum da aynı şeyi söyledi, bi anda olmamış, varmış, ben zorlamışım. Şimdi iyileşme sürecimde hiç zorlamayacağım kendimi, sonrasında da. Bakalım nasıl olacak.

      Liked by 1 kişi

  2. incognitans dedi ki:

    Damla gemiş olsun. Bir süre bir şey yapmadan yatmaya devam et, o bölgedeki kaslarının yumuşaması seni rahat ettirecektir. Bütün gününü yerde matın üstünde yüz üstü veya sırtüstü yatarak geçirmek (belinin ve karnının altına yüksek olmayan battaniye ile destekleyebilirsin) faydalı oluyor. Tanıdığın bir vini yoga (yoga terapi) eğitmeni varsa onun yönlendirmeleri de yararlı olacaktır. Zihninin yüzlerce soru ile durumu daha da gergin hale getirmesine de izin verme bence. : ) Olacak olanları ne bilebiliyoruz ne de kontrol edebiliyoruz, sadece yaşıyoruz. Bunlar MR ve sonrası tedaviye kadar önerebileceklerim. Sonuçlara göre bir yol yordam da ortaya çıkacaktır. Şifa dilerim.

    Liked by 2 people

    • damlahisarli dedi ki:

      Tansel teşekkür ederim. ilk öğrendiğimdeki gerginlik gitti üzerimden. Dediğin gibi her şeyi kontrol etmek mümkün değil. Şimdi iyileşme zamanı.
      Gittiğim doktor fizik tedavi önerdi, bir de güçlendirici pozların yer aldığı bir kitapçık verdi. Hepsi yogadan bildiğim şeyler, tabi düzenli yapılınca farklı bir etkisi olacaktır mutlaka.
      Yoga terapiyi de araştıracağım. Artık bu yolda ne faydalıysa, daha bilinçli hareket etmek istiyorum.
      Sevgiler..

      Beğen

  3. pinarustun dedi ki:

    Damla çok geçmiş olsun. Dün yazını okuduktan sonra muhakkak artık acı çekme git bir doktora diyecektim ki yapmışsın zaten. Benim aklıma gelenler ve önerebileceklerim şu doğrultuda:
    Öncelikle MR’ın bir çıktısı varsa elinde, onunla bir başka doktora daha gidip fikir alman iyi olabilir. Fıtık dereceleri olan bir şey. Eğer bir düşme, çarpma, yaralanma, kaza gibi bir durum olmadıysa bir şekilde omurga ve etrafındaki kasların yanlış kullanımı veya tam kullanılmaması gibi durumlarda kümülatif bir zorlanma birikerek bir noktada bel fıtığına yol açabiliyor. Özellikle bizim gibi sürekli bedeniyle çalışan insanlar için (ironik gibi gelse de). Görkem Dizdar’dan postürle ilgili bir eğitim alırken ‘dışardan’ görüldüğü kadarıyla kasların kuvvetli olup olmamasıyla omurganın etrafındaki ince postürel kasların kuvvetli olup olmaması arasında pek de bir bağlantı olmadığını öğrenmiştik. Önemli olan en en en içerdeki kasları kuvvetlendirebilmek, bunu yapmadan diğer kas gruplarına geçtiği zaman çalışma, belli bir oranda gücümüz artsa da hala hassas olan omurları ve onların etrafındaki kasları güçlendirmemiş oluyoruz. Omurga hala kendi kendini doğru dürüst taşıyamıyor oluyor. (Bkz. body bildingciler)

    Senin yazını okurken yaptığın işle direk bağlantısı olabileceğini düşündüm ben. Doulalıkta az buz bir fiziksel efor gerekmiyor, özellikle de her ne kadar tüm o anlar boyunca kendi merkezinde kalmaya çalışsan bile tüm dikkatin annede, o anın heyecanı ve adrenaliniyle beraber bedeninde oluşan bir zorlanmayı o esnada hissedemiyor olabilirsin. Veya zorlu doğumlardan sonra eğer psikolojik olarak da bir şekilde o doğumun izlerini üzerinden atamadıysan, bunun bütün bedenini ve özellikle de psoas kasını gerginleştiriyor olması muhtemel. Psoas sıkıştığı zaman da arkadan omurgayı aşağı doğru çekiştirmeye başlıyor, bir çocuğun annesinin tişörtüne asılması gibi. O yüzden bel fıtığı dediğimiz zaman sadece bel ve bedenin arka tarafındaki kaslar değil aynı zamanda abdominaller ve derindeki psoas gibi kaslar da devreye giriyor.

    Tansel’in yazdıklarına büyük ölçüde katılıyorum. Benim de fıtık tanısı konmamış olsa da -ki galiba ona yakın bir şey konmuştu- ciddi bel ağrılarımın olduğu bir dönem olmuştu. Çok stresli, oradan oraya koşturduğum, koştururken de hatırı sayılır bir sırt çantası taşıdığım bir dönemdi. Sonrasında gittiğim Yoga Terapi eğitiminden öğrendiklerim bana çok iyi gelmişti: Sırt üstü sert zemine yatıp, ayakları setubandhaasana gibi yerleştirmek, ve verilen nefeslerle belin arkasındaki boşluğu güzelce yere bastırmak; alınan nefesle tekrar nötr omurgaya geri gelmek. Yani aslında mini mini bir setubandha gibi oluyor kalça hiç yerden kalkmadan. Bunu defalarca yapıyordum. Bazen de hiçbir şey yapmadan yine yerde yatarken ayaklarımı bir koltuğun üzerine uzatıyordum, bacaklarım yaklaşık olarak 90 derecelik bir açı yapacak şekilde. Bu da yine çok fayda ediyordu. Bazende duvarda upaviştakonasana yapıyordum. Buna benzer şeyler için constructive rest diye aratırsan sanırım işine yarar egzersizler çıkar.

    En nihayetinde, bacaklarım güçlendikçe belimin ağrıları azaldı, bunu net bir şekilde söyleyebilirim. Ha bir de, paschimottanasana ile yıllar yılı ‘mücadele’ etmiş biri olarak söyliyim, etme 🙂 Sonunda paschimottanasana kazanıyor. Bu poz spesifik olarak hamstringlerinle alakalı bir durumdan ötürü ‘ulaşılamaz’ değil. Özellikle şu dönemde seni derin öne katlanmalar çok zorlayacaktır. Düşünsene bütün arka bedenin kendini korumaya alarak kapatmış durumdadır büyük ihtimalle. Paschima, Uttana gibi derin öne katlanmaların içindeki halimiz, bedenin içinde aşağı doğru esen ve Apana adı verilen rüzgarla yakından alakalı. Apana’yı da güçlendirecek olan baş şeylerden biri bacakların güçlü olması. Apana aynı zamanda bir şeyleri ‘bırakabilmemizi’ sağlayan rüzgar. Yani bedenin her türlü eliminasyonu apana vayu’nun himayesinde. O nedenle ne zamanki bir şeyleri gerçekten bırakabilmeye başladım, o zaman daha rahat olmaya başladı benim için öne katlanmalar. Şu an alnım kaval kemiklerime değiyor mu? Bazen evet, bazen hayır. Ama hareket bedende doğru şekilde meydana geldiği müddetçe şeklin neye benzediği o kadar da mühim değil.

    Tekrar geçmiş olsun. Bana söylediği gibi senin bedenin de sana şu an dinlen biraz diyor. Onu dinlemende fayda var. Moral bozmak yok! Sevgiler

    Liked by 2 people

  4. pinarustun dedi ki:

    Yazdıklarım yetmemiş gibi şimdi Fatma’nın yazısını okuyunca hatırladım, UDİYANA! Udiyana bandhalar bel ağrılarıma harika derman olmuşlardı. Özellikle de kriya şeklinde yapabilirsen düzenli olarak.

    Beğen

    • damlahisarli dedi ki:

      Pınar çok çok çok teşekkür ederim. Bu kadar detaylı yazdığın için her şeyi, minnettarım. Dediğin her şeyi dikkate almaya çalışacağım.
      Doğumlarla ilgili söylediklerine de katılıyorum. Fiziksel bir yorgunluk olmasa da psikolojik ya da içsel bir yük yaratabiliyor. Boşaltmak lazım o enerjiyi.
      Şuan spor yasak dedi fakat contructive rest yapmamda bir sorun olmaz diye düşünüyorum. Bugün ben de düşündüm aynısını, Ceren’in yazısını da okuyunca.
      İlk aşamayı atlayıp biraz toparlanmaya başlayınca küçük küçük bedenimi dinleyerek bir şeyler yapma niyetim var.
      “Sonunda paschimottanasana kazanıyor. ” lafın beni çok güldürdü 🙂 bir daha savaş ilan etmem zaten. Önünde saygıyla eğilirim pozun. 🙂
      Bu bandhalarla ilgili daha fazla şey öğrenmek istiyorum. Sadece temel eğitimim var ve yeterli olmadığını görebiliyorum. Yoga konusunda daha derinleşme, daha çok bilme isteği doğdu sizlerle tanıştıktan sonra. Önce bir iyileşeyim, belki sonra senden de bi rehberlik isterim bu konuda.
      Tekrar teşekkürler Pınarcım. Sevgiler çokça.

      Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s