Elif_Gün 6: SARKACIN TEPESİNE DOĞRU 

“Başka bir nokta daha var deyip bitirmişsin” dedi kocam Berk, “onu biraz daha anlat” (https://28gunyoga.wordpress.com/2017/06/29/elif_gun-4-sarkac/) Onun tüm bu konulara ilgisi, yoga öğrencim olması, merakı beni o kadar heyecanlandırıyor ki, yazmam gerek. 
Sarkacın tepesindeki kişinin meditasyondaki gözlemci olduğunu yazmıştım ama evet, çok daha detaylı açıklamayı hak eden bir konu. Peki bu konuyu detaylı yazacak kadar yetkin hissediyor muyum kendimi? Bana kalsa budist rahiplerin, hocaların hocası yogilerin, spiritüel liderlerin anlatacağı bir konu, yani ben olmayan bir takım insanların. Bir yandan da “Ben bu konu için yeterince iyi değilim” tanıdık bir yer mi? Tabi ki… 

Niyetim yok sandıklarımı var etmekti bu yeni ay. O zaman bakalım bende ne var? 

Önce yazının başlığını Sarkacın Tepesi değil, Sarkacın Tepesine Doğru diye değiştireyim, hissime daha yakın olsun. Fikrimi ve neler yaptığımı, sarkacın tepesine doğru ilerlediğimi sandığımda neler olduğunu yazayım. Belki hocaların hocaları da katkıda bulunur?

Sarkaç: 

Sarkacın ucunda tüm hayat var. Duygularım, düşüncelerim, anlarım,  hislerim, geçmişim, geleceğim. Tüm bunlar geçici, değişken, algımın ve bakış açımın değişmesiyle bambaşka hikayelere dönüşebilecek sınırsız sayıda nokta. Ben buyum dediğim her şey akıp gidecek, dönüşecek. Kimliğimi bir yere sabitlediğimde, ben sandığım bir hikayeyi kendime ve diğerlerine anlattığımda, sarkacı bir noktada sabit tutmaya çalışıyorum. Bu bir sarkaç, sabit durur mu? Durmuyor, değişiyor dönüşüyor. Sabitlediğim bir şey var ama: zihnim. 

İlk yazıdaki örneği kullanayım. Sarkacın bir ucuna koyduğum ben: öfkeli, kaba, had bildiren, gergin biri. Diğer uçta ise bir minnoş sevgi pıtırcığı oturuyor, kimseye sesini çıkarmayan, sürekli gülümseyen, hakkını aramaktan çekinen, ne olursa olsun mutlu olacak biri. Ben ne O’yum ne de O. Bütün sarkaç yolu boyunca o kadar çok “O” var ki hepsi olabilirim, dolayısıyla hiç biri olamam. Yani hiç biri beni tanımlayamaz. Bunu ancak biraz yukarı tırmandığımda görebiliyorum. 

Uçta oturduğumda duygular çok yoğun, her şey daha sert yaşanıyor, içindeyim, oradan çıkış noktası aramak debelenmek gibi. Ya berbat bir insan olduğum için kendimi hırpalıyorum, ya da zavallı ve güçsüz halime üzülüyorum. Biraz yukarı tırmandığımda başka alternatifler de olduğunu ve hiçbirini alnıma dövmeyle kazıtmama gerek olmadığını fark ediyorum. Belki de bu fark ediş beni yukarı taşıyan. Burada sarkacın ucunda olduğumdan daha huzurluyum. O ana mahkum değilim. Çözümler de diziliyor zihnimde birer birer. Tavrımı değiştirebilirim. Seçeneklerim var. Hep aynı şekilde davranmak zorunda değilim. Ben “sakin” noktasında bir ömür kazık çakmaya çalıştıkça sarkaç da vura vura getiriyor dize beni. Bazen olmayabilirsin. Hiç bir şey “olmak” zorunda değilsin. 

Detaylı açıklayayım derken iyice dağıtmamışımdır umarım. Bu konuyu benden önce, çok daha güzel anlatmış, adına sarkaç yerine başka şeyler demiş pek çok kişi olduğundan eminim. Dilimin döndüğünce benim sarkaç böyle bir şey işte… Son bir not: tepeye çıkmış birinin  fotoğraftaki oğlum gibi baktığını hayal ediyorum 🙂

6. Gün: 

Sabah meditasyon ve üstüne regl zamanları için olduğu iddia edilen şu seriyi yaptım: https://youtu.be/CKUvpyrHs7A. Üç aydır regl zamanlarımda yoga yapmak istiyorsam (bazen hiç istemiyorum) bunu yapıyorum. Süreci kısaltma, kesme gibi bir etkisi olmadığı gibi bana iyi hissettiriyor. Belki uzatıyor olabilir… Defne Hocayı dinleyip bu günler hiç mata çıkmamalıyım belki? Kesin kurallara bir direniş oluyor içimde bazen, burada da hissediyorum o direnişi. Vardır bunun da bir sebebi. 

Bu arada wordpress’e alıştıkça ve fırsat buldukça sanghanın tanımadığım üyelerini tanıyorum yavaş yavaş. Ne güzel her dokunduğum yeni insan. Ne iyi olmuş bu blog. 🙏

Elif_Gün 6: SARKACIN TEPESİNE DOĞRU ” üzerine 5 yorum

  1. Ayça D. Ceylantepe dedi ki:

    Merhaba, tesadüfen gördüm adını sitede başka bir yazıyı okurken. Bütün yazılarını okudum. İçim pır pır oldu. Yüzüme bir gülümseme yerleşti. Benze dönüşümleri yaşıyor olmamıza çok sevindim. Çocuklarına bayıldım 🙂 Başka da ne diyeyim bilemedim. Yazmadan da edemedim. Herşey gönlüne göre olsun…

    Beğen

      • Ayça D. Ceylantepe dedi ki:

        🙂 benim dönüşümüm nefesle başladı, bilinçli farkındalıkla devam ediyorum, hafif hafif yoga ve meditasyon da yapıyorum, hepsi bir şekilde birbirinin içine geçmiş durumda zaten. Çok keyifli geliyor bana hepsi. Seviyorum…

        Liked by 1 kişi

      • elifbalcik dedi ki:

        Bizim jenerasyon söz birliği yapmışız gibi hep birlikte bu konulara daldık. Facebook’ta instagramda varsan bul beni. Yollarımız ferah ve huzurlu olsun. 🙏

        Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s