Matın Tezenesi Onur II – Gün 6: ÖYLESİNE GÜNLER

Merhaba birkaç gündür yazı yazmadığım için mutsuz, sadık okur! Çok teşekkür ederim, her birinizden aldığım mesajlardan bilgisayarım ve telefonum kilitlendi.

Ay yok öyle bir şey tabii, gamsız okur! Dün Black Swan filmini izledim de onun verdiği gazla hırslandım bir an. Hiç demeyin bir şey mi oldu bu çocuğa… Ah bahtsız Onur, ah kimsesiz/gariban Onur…

Geçtiğimiz günlerde yogamı yaptım: Ashtanga. Yarın sabahtan Şenol hocanın kampına gidiyoruz, çok mutluyum. Gül de orada olacak, artık gülmekten ölürüz beraber: sabahları yoga, sonrasında yaşasın goygoy!

Geçtiğimiz son iki günde iki aynı ama ayrı hıyarlığı yaptım: ev anahtarı sorunsalı! İlkinde bakkala çıkmıştım, gece yarısı, anahtarı almamışım yanıma, neyse ki ablam yakında oturuyor ve bizim evin yedek anahtarı onda var da taksiyle gidip hemen alıverdim elinden. Ama lanet bulaşıcı bir şey, ablamdan aldığım anahtarla kapıyı açıp girdim evet, fakat ertesi gün yine bakkala çıktım, bu kez anahtar filan üstümde, çok eminim ne kadar akıllı ve temkinli olduğumdan, neyse gittim geldim, kapıya anahtarı soktum çevirmeye çalışıyorum… Açılmıyor bir türlü. O an fark ettim ki ben kapının içeri tarafına ablamdan aldığım o anahtarı takılı bırakmışım ve galiba o lanet anahtar, değilinde yamul bir şekilde duruyor! Bu sırada arkadaşım Tuğba bana geliyor, yolda ve çok yakında olduğunu söylemek için arıyor filan. Neyse Tuğba geldi, ben o zamana kadar çilingir çağırmıştım o da geldi, kilidi kırdılar ve bizi hafif tokatlayıp gittiler.

Black Swan izledikten sonra esas filmimize geçtik Tuğba’yla: Mike Leigh’in 1996 yapımı başyapıtı Secrets and Lies! Herhalde 20 defa izlemişimdir hiç sıkılmam bu filmden. Bu kadar unutulmaz çok az film izlemişimdir. Tuğba da aynısını söyledi. Ardından gazımızı alamayıp yine Mike Leigh harikası olan bir başka filmi, Another Year’ı izledik. Nasıl mükemmel bir oyuncudur şu Lesley Manville adlı kadın! Ben bu kadar iyi bir oyuncu izlememiş olabilirim. Zaten Mike Leigh’in en büyük iddiası oyuncu yönetimindeymiş. Haklı da, her filminde her oyunculuk mükemmeldir.

Öğlen kalktık, akşama kadar oturup güldük eğlendik. Ve ben bugün yogamı yapamadım. Sahiden zamansızlıktan oldu ama mahcup da hissediyorum kendimi… Hafif suçlu…

Akşama doğru çıktık Kadıköy’e gittik, Özgür diye bir arkadaşı varmış Tuğba’nın onunla oturduk. Çok hoş sohbet bir herifti, iyi kaynattık. Birden yoldan geçen blog yazarlarımızdan canım canım arkadaşım Ufuk Pınar’ı gördüm, hemen sarıldık, çektik bir sandalye oturttuk yanımıza. Bir ara her hafta görüşürdük, şimdi araya aylar girince çok özleşmişiz, onu fark ettim. Biraz daha oturdum böylece. Sonra Pınar tangoya, bense evime gitmek için kalktık masadan.

Eve geldim saat olmuş 23:00. Yarın 8:00’de uyanmam gerek. Neyse ki bavulu hazırladım. Bilgisayarım da yanımda olacak ki rahat rahat okuyup yazabileyim.

Yarın itibariyle Çatalca’dan okuşmak üzere, haydi baaay!
 cats   Google’da “sevimli kedi” diye arayıp buldum, çok tatlı değiller mi yaa, kesin yuva arıyorlar, hadi paylaşalım!

 

Matın Tezenesi Onur II – Gün 6: ÖYLESİNE GÜNLER” üzerine bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s