Zeynep – Gün 12

Başlayalı 12 gün olmuş sadece, zaman yavaşlıyor seninle sevgili sangha. Şirince’de de aynısı olmuştu bana, sana da olmuş muydu? Defne hoca ilk gün demişti: ‘Sadece 3 gün burada beraberiz, ama bittiğinde bir hafta gibi gelebilir.’ Yok tam olarak böyle dememişti herhalde de, ben böyle anlamış, sonunda böyle hissetmiştim. Yani yoğun geçiyor günler. O zaman, aynı anda gençlik aşısı gibi birşey bu sangha, geri çeviremesek de yavaşlatabiliyoruz zamanı.
Oysa keyif aldığımızda çabuk geçer zaman. Yok, biz keyif almıyoruz, an an, her an burada olmayı seçiyoruz, deniyoruz, an an, tekrar tekrar.
Sabah 5:30, alarmla kalktım. Hiç amasız gittim geçtim yerime. Balakrama.
Ben dün gece içki de içtim, geç yedim, geç yattım. Hep böyle oluyor, sağlıklı beslenip yapılması gerekenleri uygularken, bir an geliyor. Off, çok kasmışım, kasılmışım, farkediyorum. Etimi yumuşasın diye alkole yatırıyorum.
Düdüklü tencere gibi hayal ediyorum kendimi. Buhar çıkarma yöntemimin de hep biraz zararlı, yıkıcı veya yasak olması mı gerekiyor?
Koşmaya gitsem (biz koşmuyoruz ya), denize girsem uzun uzun yüzsem, bağıra bağıra şarkı söylesem veya dansetsem de işimi görür herhalde.
Yıprandım geçtiğimiz hafta, yoruldum.
Gün 7, babam şimdi yoğun bakımdan ve hastaneden çıkacak, ambulansı bekliyoruz. Ben bir haftadır, hergün, Ümraniye’ye yola koyuluyorum. Otobüs, vapur, metro, metrobüs, minibüs hepsini tattım. 5 dakika babamı görüyorum, 3 dakika doktorla konuşuyorum. Günüme böyle başlıyorum.
4 gün önce kendine geldi.
Evvelsi gün ‘En sonunda gelebildin, neredesin?’ diye karşıladı beni.
Hatırlamıyor hasta olduğunu, bana kızgın sanki. Bu başına gelenlerin sorumlusu benim.
Yüzüme de bakmıyor konuşurken, dikmiş gözlerini karşısında izolasyon odasına, bir yandan sallanan dişiyle oynuyor, ‘Garç, garç’ diye bir ses çıkıyor. ‘Karşımda bu adamın öldüğünü seyretmek zorunda mıyım, haydi gidelim’ diyor. Çok açmış bir de.
Bütün bu sorunları benim çözmem gerekiyormuş gibi hissediyorum. Sinirleniyorum. Yalnızım. Yardım istesem? Kimden? Siz siz olun 2, en iyisi 3 çocuk yapın ki, yaşlandığınızda derdinizi paylaşabilsinler. Şaka ama ciddi.
Balakrama’ya geri dönersek. Dünden başım dönmüş.
Kurma 1 – 2 – 3 nefes, pıt düşüyorum, haydi tekrar Vaişaka’ dan başlıyorum, düşüyorum, tekrarlıyorum, kendime kızmadan, dramatikleştirmeden durumu.
5incide galiba, ‘Tamam’ diyorum, ‘Ne olursa olsun, bu son olsun.’ 8 nefesi tamamlayabildim.
Gerisi macerasız geçti.
Çok seviyorum Virastana’yı bu aralar, gerçekten güçlü hissettiriyor, güçlü hissetmeye ihtiyacım var. Bir de son öğrendiğimiz ufacık minicik sağa sola dönmeleri ekliyorum, 5 tane yapıyorum, abartmıyorum.
Yerdeki pozları biraz kısa kestim bugün. Bu yorgun sabahlarda bir esneklik geliyor ya bazen, öyle oldu bugün de. Uddiyanalar derin mi derin, şaşırıyorum.

Yarın iyi dinlenmiş uyansam, uzun uzun yapsam yogamı.

(Günleri karıştırmış, 9’u iki kere saymışım. Düzelttim. Keşke bıraksaydım da bir gün uzasaydı benim ayım. Hiç gidesim yok buradan, şimdi farkettim.)

Kağıtsız, dijital yazdım bugünkü yazıyı biraz uzatmışım, bazen hayatı kolaylaştırmanın da mahsuru olmasa gerek.

 

Zeynep – Gün 12” üzerine bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s