ASLI SU – Gün 11: Yoga Props/Destekler

Maymun pozu Hanumanasa’daki ayaklarımın halinden işte benden bugünün başlığı yogada destekler: Iyengar yoga ekolünün meşhur desteklerinden ziyade, hani ninelerin ayaklarını kat kat yün çoraplara sarmaladıkları türden bir destek, bir üst seviye neredeyse astronot pabuçlu bir ayak olacak.

Hanumanasana yolunda sağ bacağım önde iken açılma yolum aşağı yukarı belli, günlük pratiğimde o milimetrik yolu bir türlü alamayışımı (hani metrik sisteme yansıması her gün 1 mm yol alıyor olsak yılda cm’leri bulma potansiyeli olan yol..ve o milimetrik yolları teper iken hem içimizde hem dışımızda – beklentisiz de olsa – belki de dağları denizleri aşabileceğimiz yollardan bir yol), yoga alanımda yerin taş zemin olması dolayısıyla fazla sert oluşuna ve ayak topuğuma ciddi bir yük bindirip de canımı fazla acıttığım için beklemede kalamayışıma bağlıyor, maymun olmaya yeltenmeden hemen evvel tozluğun üzerine bugün bir de en kalınından ve yumoşundan bir spor çorap geçiriveriyorum. Hah! Tamam! Ohh! Şimdi en azından ayak topuğumla yerin kavuştuğu yerdeki canım daha az acıda, ucundan tatlısından bir acıda diyeyim, ve ben sonunda yüzüm şekilden şekile girmeden sakin birkaç nefes süresince kalabiliyorum, Mona Lisa tebessümüme daha var elbet. Hanumanasana yolunda sol ayak öndeyken daha bir güvendeyken, gülümsememin dozu da üst perdede.

Sanırım her zaman olduğu gibi hiçbir parantezi atlamıyorum ancak bugün parantezlerden birinin yerinde minik bir oynama yapıyorum, önemsiz bir yer değiştirme sanıyorum sanmasına da, çök kalkları vaişaka’dan hemen evvele alıp da hızlanan nefesle vaişaka’ya çıkınca orada uzuuunca sudaki sakinliğime erme yoluna daha var modunda asılı kalırken, Hoca’mızın sıralamasının ardındaki bilgeliği kavrıyorum, buradan kendime dip not düşüyorum: içsesini değil de hocanın sana eşlik eden sesini dinlemeye devam et!

Sabrınıza sığınarak geriye sardığım yerden az daha paylaşabilir miyim sangha-mou?

Kurmastana eşiğinden geçemiyorum bugün, 2 nefes çakra mandalayı takiben 6 nefesin üzerine 2 daha gitmektense, bacakları düzleştiriyor, işte o en sevdiğim yere yerleşmiş bacaklar düzleşmiş eğilmeyle, ayakların hemen önünde eller ve avuç içleri yere yapışmış durup kalıyorum. Topraktan kopmaya hazır değilmişim meğer, el ayalarından ayak tabanlarından sanki toprağı içime içime çekiyorum. Eşikten geçememiş halimle kendime bir kabul selamı çakaraktan yani kendimi hırpalamadan devam ediyorum.

Mangala Namaskara’da sağ tarafta bakışları yükseklere devirirken, o yolda uçuştaki diriştimle bende duygusal anlamı dolu dolu yüklü bir objeye takılıp, zihin bulutlarından birinde az biraz asılı kalıyorum. O objeyi de dirişti gezintilerimi de hakkıyla paylaşabileceğim bir yazıya saklayayım, şimdi ana yoldan patikalara sapmamış olayım diyorum sangha-mou;)

Mangala Namaskara ertesi at parantezlerinden sonra bir örümcek oluyor skandasana’daki açılmaları hissetmeye doyamıyorum. Bazı pratikler, skandasana’nın orijinal versiyonu yani eller ayaklarda modda da takılıyorum.

Prelüd sonuna gelmem 1 saati buluyor.

Vrkaasana’da burgulanırken, dün shadow yoga fb sayfasında gözüme ilişen fotoğraftaki gibi ayak topuğuna bakılan versiyonu deniyorum. Şirince kampımız ertesi, bu burguyu hafızamda kalmış hali ile gövdem başım tam arkaya dönük olarak tekrarladım hep çünkü, bir gariplik var bu işte diyordum ama neyi farklı yaptığıma dair idraka eremiyordum.

Şavasana’ya geldimm!! Geldim de burada gevşemeye, nihai teslimiyete, ucundan bir yeniden doğuma niyetim yok anlaşılan, bacaklarımı uzatmak istemiyor, kelebek bacak tutuyorum, yani alt gövde badhakonasana, üst gövde kollar sereserpe yerde. Usülen yarımdan bir şavasana’dan geçtiğimi sanıyorum. Gece uykusundan başka uykuya yeltenirsem serseme dönen ben, minik de olsa ucundan şavasanalarda da sersemlediğimden günün yada yoganın en sonunda olmayanından işte böyle kaçınıyorum.

Bugünün yoga pratiği ılımalar da dahil bitiyor, ve duamı uçuruyorum çok sevdiğim kıymetlimiz bir kadına, bugün gözümü daha açmadan ilk kalbime düşen kişiye, ati krantam’larda sanki kollarımla ona uzandığım, sevgili dostuma hem yol hem yolculuk arkadaşıma İlknur Hoca’ma. O şimdi gözaltında, ağlamaya başlıyorum çaresizlik hissiyle ve ağladığıma utanıyorum.

İlknur Hocam

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s