gül II/11 Dedikodu etmiyorum, bir bohem yakarıyor

Sabah sıkı bir pratik vardı, bugünkü hocamdan, benden hayli küçük olmasına rağmen   it gibi korkuyorum, “yat” diyor yatiyorum, “uza” diyor uzuyorum,  hiç dokunmadığım kasları bulup çıkarıyor, “çalıştırsana şunları!”, Çalıştırdım da orası neresi anlamadım, transversus abdominismiş kendileri  eve dönünce atlasa baktım, karnın  iki kalt altındalar, mutlu uykulu kış uykularından uyandırdım. Bir de biraz önce bugün şaladan instagrama video yüklemişler, rastladıysanız, matın arkasından öne kurmasana için atlayan dana benim, bende zerafetle sıçradım sanıyordum.

Bugün tarihi bir gün ev sahiplerim on yıl sonra ziyarete geldiler “ev başıma yıkılmadan” görecebildiler. Kedi yüzünden girilemeyen eve nihayet adımını atabilen sahibe, Muji’nin ölümünü “isabetli”  buldu, rahat rahat evini dolaşabilecekti. Ne garip bir duygu “benim” diye kabullendiğin, her köşesine izini bıraktığın yere “sahibi” girince senin olmaktan birden çıkıyor. Laf arasında “belki ben otururum”u da duyunca hepten eve yabancılaştım. Kiracının evinize bakını oldu sana ev sahibinin bu eve yerleşsem misi.  Arka balkondan görünen hurda dolu bahçe, benim evde mobilyadan çok kitap oluşu vs vs sahibenin içten bir yakarışına dönüştü “bu bohemler niye böyle?” Önce anlamadı, sonra dank etti “haaa ben Cihangir’de yaşıyorum ya, evde bir halı olsun, bir sehpa örtüsü, ne bileyim bir kristal bile yok ya, ayol, o bohemlerdenmişim ben!”.  Bende kendime bakıp bakıp soruyordum ya bu kim diye.

Ben bu ömürde  çok defa tanımlandım, sınıflandırıldım,  ama en sıkısını Kıçımdan Tespit Yaptım Efendim Bey bulmuştu: Sizin gibi bir dolu kadın var çok üzülüyorum hepinize, aşık olduğunuz erkekler sonunda sizin gibi eşitlik isteyen, çata çat tartışan kadınlarla değil, uysal genç yaştaki kızlarla evlendiler. Siz de barlarda ellerinizde biralarınızla kalakaldınız,  yapayalnız yaşlanıyorsunuz” demişti. Satır satır hatırlıyorum, unutulur mu bu laf. Tespitinin her kelimesi doğru olabilir biri hariç, bira içmek için bara gitmem, viski severim.

 

gül II/11 Dedikodu etmiyorum, bir bohem yakarıyor” üzerine bir yorum

  1. kemrasa dedi ki:

    Günaydın bohem insan!

    ‘Entellektüel’ sıfatının aşağılama aracı olarak kullanıldığı ihtimalen tek ülke olduğumuz gibi ‘bohem’ tanımının bu anlamda kullanımı da Henry Murger’ın kemiklerini sızlatıyordur.

    Son bir kaç yıldır yaşadığım Bodrum, Misak-ı Milli sınırları içerisinde genç kadın tercih eden erkeklerin hiç tartışmasız kabesi. Onca farklı çift ile tanışınca bu durumun kök nedenlerine bakmıştım ve bu yıl başında yayınlanan altta ki makale ilgimi çekmişti (tam metni de pdf şeklinde indirebiliyorsun).
    http://journals.sagepub.com/doi/full/10.1177/1474704917690401

    Ve viski de doğru seçim 🙂

    Gün güzel geçsin!

    Kemal

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s