Zeynep – Gün 16

5:30. Alarm ile gözlerimi açtım. Bütün gece bir türlü derinleşememişti uykum, daha yeni yeni dinlenmeye başladığımı hissediyordum. Hadi 6:00 olsun dedim, yine kurdum saati. Bir iki sağa sola döndüm, tadı kaçmış, kalktım.
Balakrama.
Bugün Suçi ile başladım. Uzun uzun oturdum, ya da bana çok uzun geldi.
Son iki haftadır erkenden kalkıyorum, bol bol vaktim de varya, yoga yaptığım odaya saat almıyorum. Ne kadar sürerse, o kadar sürsün lüksündeyim. Oysa bugünüm (dün oldu ben yazana kadar) bir sıkış sıkıştı ki, dakika dakika planlamışım ne zaman nerede olmam gerektiğini.
(Ben bunu hep yapıyorum, gün gün, hafta hafta da hep sıkışık planlıyorum, kendimi ne zannediyorsam, başka hiç birşeye, nefes almaya yer kalmıyor. İlgileniyorum bu konuyla, belki daha bir üstüne eğilmeli.)
Lafıma geri döneyim, saat kurdum 2 githalık. Parantezleri çok uzatmışım, Mangala namaskar’ da doldu zamanım. Soğumaları yapıp bıraktım.
Bir de ballandırdığım o Virastanam gitmiş bugün, yerine katır kutur kalçalar gelmiş, gürültülü sızlayan cinsten. Hoş gelmişler. 3 hiç kesmedi, 8’e çıkardım, hadi bir 3 daha. Yağlanmış gibi, sesleri hisleri kısıldı.
Günün gerisinde somurttum, durdum. Babama gittim erkenden, parantez açmıyorum başka hikaye. Yapacaklarımın bir kısmından vazgeçtim. Ve saklanmak isteyip de ortalıkta dolanmamı gerektiren bugün bitti. Oh!

Geçtiğimiz iki haftayı düşündüm biraz önce. Ne kadar zordu ilk günlerde yataktan ayrılmak, hiç sektirmeden hergün aynı saatte yoga yapmak, hergün. Hala da tam gelemedim oraya ama oluyor, oldu. Ya da bir cümle yazıp sizinle paylaşmak delilik gibiydi.
Zordu zor olmasına, ama yeniydi, heyecanı başkaydı, yüreğimi hop ettiriyordu.
Gitgide alışıyor bedenim zihnim, esniyor onu çektiğim yerlere.
Ve şimdi başka birşey başlıyor sanki.
Bir prelüdü yeni öğrenmek gibi. Önce tanımadığım yerlere dokunuyor bedenimde, daha önce karşılaşmadığım hisler, bazen davranışlar, haller diyelim en iyisi, üşüşüyor.
Yeni tanışmışız gibi.
Sonra yerine oturuyor, kendiliğinden buluyorum hareketleri. Her an orada kalmak zorlaşıyor, çaba istiyor. Dikkati odaklamak gerekiyor. Biraz boşluk için de yer açılıyor belki.
Bakalım 28 günümüzün ikinci yarısı nasıl olacak? Neler bekliyor bizi, merak ediyorum.

Şimdi otobüsteyim, sevgili Sangha. Bindiğimden beri yazıyorum.
Bunu gönderince uzaya, başımı pencereye dayayıp, gelip geçenleri seyretmek istiyorum.

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s