Duygu II / 18 Ben de varım!

Selam Millet!

Bu blogu ve geçmiş dönemlerdeki 28 günlük yoga kervanlarını bir röntgenci gibi uzaktan izleye izleye bu iş böyle olmayacak artık dedim, ben de bir selam edeyim, yoldaşları buradan kucaklayayım.

İnanır mısınız? Bu sefer şu 28 günlük olaya baya iyi tutuldum. Geçen seferki turda sakatlıklar yüzünden 28 gün yoga yapmamaya ant mı içsem acaba diyordum ki gene o yoga şeytanı kulağıma gelip fısıldadı, delirdin mi kızım dedi. Olduğu kadar, olmadığı kader.

Bu turun ilk günü yani sıfır olan gün, benim Fethiye’deki kampın ilk gününe denk geliyordu. Kampta her gün sabah akşam ders verip, aralardaki boşluklara da kendi yogamı mutlaka sıkıştırdım. Yanıklar Köyü, sonra Kabak, sonra Kaş derken 17 günlük evden uzak maceramda sizin bu yazılardan aldığım gaz beni iyi toparladı.  Yalnız kamp sonrası günleri tatile bağladığım için güneş doğarken filan uyanmadım. Kıçımı birazcık da yaymak istedim afedersin. Sabah 8:00-09:00 arası gözümü açtığımdan ve Kabak’ta da o sıcakta her yoganın ortasında, en ateşli yerlerinde ufaktan bir kalp krizinin eşiğinden döndüğüm için serileri daha yumuşak ve kısa tuttum. Oldu mu? Oldu. Valla hep sizi düşündüm. Aslında çok kimseyi de tanımıyorum ama hayallerimde hep yoga yapıyorsunuz. Buraya yazmadım ama arada kendimi size o sabahki yogamı zihnimin içinden anlatırken yakaladığım oldu. HAHA! Ay bayılıyorum kim ne yapmış okumaya!

Mesela Gül Dirican ne yapmış bugün filan? Harika bir Yoga Magazin sayfası. Flaş flaş flaş, x kişi hala yoga yapmamış!

Bugün sabah 05:45’te gözümü açtım ve doğruca Caddebostan’daki 07:00 dersini vermek için yola koyuldum. Çarşamba günleri en yoğun günüm. Derslerin arasında İstinye’deki stüdyoda uzunca bir vaktim oluyor. Kitap oku, yoga yap, stüdyonun bi köşesinde uyu, deskteki kızlara biraz sataş filan derken zaman su gibi akmasa da bi şekilde geçiyor. Bugünkü yogam maalesef saat 12:30 civarı cehennem sıcağına denk geldi sevgili sangha. Ya yapacaktım ya sallayacaktım. 3. prelüdden yürüdüm. Ama aşırı ağır. Tembel hayvanın hızını bilir misin? Aynı o ayarda. Düşüp bayılmayayım diye. Artık sıcaktan mıdır nedir, mayurasanayı atlamışım. Neyse şimdi tren kaçtı, mutlu sona doğru gidiyorum diyerek mayurasanaya geri dönüş de yapmadım. Yarın iki kere yaparım artık, kaza mayurasanası. Gözüme lavantalı minik yastıklardan koydum ve şavasanaya yattım. Kendime hala şaşıyorum, şavasanada uykuya dalmışım, yarım saat uyumuşum! Hayatımda ilk kez böyle bir şey oluyor. Artık uyudum mu, bayıldım mı yoksa öteki tarafa bi gidip geldim mi, bilemiyorum. Ama şavasanadan kalktığımda geçmiş birkaç günün uykusuzluğunu en azından akşamki ders için telafi etmiştim. Etmişimdir tabi, şavasana şavasana olmaktan çıkmış, öğlen uykusuna dönmüş. Şavasana şavasana olalı hiç görmedi böyle keder sevgili sangha.

Böyle işte. Hava sıcak, hayat güzel. Ben de buradayım. Okulun ilk günü, farklı bir okuldan, yeni okuluna gelmiş bir ortaokul öğrencisi gibi kalabalığın arasına ufaktan süzülüyorum.

Duygu II / 18 Ben de varım!” üzerine 5 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s