Ali – Gün 20: Güce Adım

Merhaba Sangha,

Bugünkü yogam öncekilerden farklıydı. Böyle söyleyince saçma duyuluyor. Her seferinde farklı oluyor sonuçta. Öyleyse şöyle söyleyeyim, bugünkü yogam hatırı sayılır ölçüde öncekilerden farklıydı çünkü ilk prelüde neden güce adım dendiğini şimdiye kadar bu kadar derinden hissetmemiştim (en azından tek başımayken 🙂).

Birkaç gündür sayıyor gibi yapıp saymama, bedeni küçük sürprizlerle şaşırtma ve acılara, yanmalara kulak asmadan rahatsızlığın içine yerleşme konusunda yaptığım küçük deneyleri anlatmıştım. Bugün kurmastana‘da 5’e kadar saydıktan sonra saymayı bıraktım ve nefese odaklandım. Hiç acele etmeden yavaş yavaş aldım nefesleri. Her verişi udhiyana‘yla bitirdim. Her nefesten sonra topuklarımı ufak ufak ileri yürüttüm. Omuzlarımı olabildiğince rahatlatıp kafamı tamamen aşağıya saldım. Kasıklarımdaki ateş üst bacaklarımda ip gibi ince bir çizgiye dönüştü. Tebessüm nerde?! Çatılmış kaşlarımı yumuşatıp, tebessümü olması gereken yere yerleştirdim. Popomu biraz daha aşağıya bırakıp bacaklarımı daha da arkaya doğru açtım. Artık kalkabilirdim. Hareketin hakkını vermiş, kendimi yeterince zorlamıştım. Hem ne güzel bu sefer kollarım kendi kendilerine çözülmemişlerdi. Ama kalkmayıp nefes alıp vermeye devam ettim ve yer çekiminin görevini yerine getirmesi için ona biraz daha zaman verdim.

Indrasthana için kalkarken, az önce başka birinin bacaklarının üstüne kasıklarımdan itibaren beni monte etmişler gibi hissettim (aynı hissi Şirince’de de bir kere hissetmiştim).

Vahni‘de de 5 nefes saydıktan sonra saymayı bıraktım ve ayak parmak köklerimi daha önce hiç hissetmediğim kadar hissedene kadar kalkmadım.

Virasthana için kollarımı göğsümün önünde W şekline getirirken, kendime acımak için birkaç saniyem oldu. Kalp atışlarım hızlandı, burnumdan aldığım nefes yetmez oldu, ağzımdan derin bir nefes almak zorundaydım… Zorunda mıydım? Tebessümümü bozmadan burnumdan verdiğim nefesle birlikte aşağı indim. Ağzını aç! Nefesle birlikte yukarı kalktım. Ağzını aç ve derin bir nefes al! Sakince nefes verirken tekrar aşağı indim. Çok yoruldum! Nefes alırken tekrar yukarı ve verirken tekrar aşağı. Saymadan, içimdeki sese kulak asmadan, burnumdan aldığım nefesin yeterliliğine inanarak ve bir kahraman gibi inip kalkmaya devam ettim. Sayısız iniş ve kalkışların ardından italikle konuşan ses sustu, yok olmadı ama o köşede sinip küçülürken ben bir kahraman gibi burnumdan aldığım nefesle yükselmeye ve verdiğim nefesle çökmeye devam ettim. Defne Hoca’nın karşısında yapacağım şeyi kendi karşımda yapmıştım.

Sayar gibi yapıp saymamayı mangala namaskar, sarpastana ve surya namaskar’da da tekrar ettim. Pasifik adalarında patlamış bir volkan gibi lav oldum okyanusa düştüm. Asanalara başlarken, okyanusun derinlerinde savaşan değil çatışan iki elementi sakince aldığım nefeslerle söndürürken çatlayan kabuğumdan sızanları içime göndüm.

Screen Shot 2017-07-14 at 21.42.41.png

Benim 20. günden izlenimler böyle Sanghamu. Sen neler yaptın?

Sangha’ma selam olsun,

Sanghasızlık başa bela,

Sangha’dan biri benim sevdiceğim.

 

Ali – Gün 20: Güce Adım” üzerine bir yorum

  1. Berta dedi ki:

    Ali, hani derler ya hislerime tercuman olmuşsun 🙂 en kısa zamanda sangha olarak bu hisleri yeniden tecrube etmek dileğiyle.. sanghasızlık başa bela evedd :))

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s