ASLI SU – Gün 14: Kahramansthana

4.40 ezan okunuyor, ben henüz uykuya dalamadım. Gün ışıkları içeri dalmadan uyumaya niyetliyim ama, çok az zaman kalmış. Omurgayı en azından bir 4 saat uykuya yatırmalı diyor, camı perdeyi kapatıyor, alarmı 8:30’a kuruyor, başucumda satırları yeniden keşfe dizilmiş kitaplarla uykuya kayıyorum. İçimdeki biyolojik saati de kurmuşum meğer, 8.29’da gözümü açıyorum. Yataktan hemen çıkamıyor, zamanında sıkça sığındığım ama uzundur kendisini unuttuğum yatayından çocuk pozumu alıyorum, hani şu ana rahminde kıvrıldıklarımızdan; ancak en son içinde olmak istediğim yer, annesel olduğundan, ve yataktan fırlıyorum.

Bugünün yogasından bir hayır bir güzellik olur mu? diye soruyorum kendime, silkinircesine sabahın ilk rutin dişsel dilsel temizlik işlerini yapıp selama duruyorum. Evet olurmuş sevgili sangha. Size yazabiliyorum ve günü neye nelerle ne niyetle çabalayacağımı hissetmeye çalışarak ve teslimiyetle kapatıyorum!

Yaklaşık 1 haftadır babam doktorlar hastahaneler arası tetkiklerle pinpon topu modunda. Bu ritmi hem doktor hem panik atak modu ablamın hassasiyetine ve modern sağlık sisteminin insanı oyuncak etme potansiyeline yoraraktan, bu hafta sağlığa dair en güzeline odaklanıyor bir yandan da dualarımı ihmal etmiyorum.

Velakin, bu süreçte entellekt gölge elbet iş başında, kendi içimdeki çocuğu hissetmeye başladığımdan beri, onun çocuk da benim radarlarda, ve duygusal kalıplarımızı hep birlikte, mümkünse sevginin her derda deva olacağına inandığım gücüyle aşalım, birlikte iyileşelim istiyorum. Kendimi beslemeden onları hiç besleyemeyeceğimi şükür ki vakti gelince galiba (?) kavrıyorum da, kendimce kendi yolumda akıp, o da isterse katılabileceği mesafede kalıyorum. Benden gölgenin gücü adına, babamın canının bu sefer de başka bir organından çığlık atıyor olması, ve ruhundan mesajların malum rahat-sızlıkla vücut bulmuş olacağını tahmin etmeye alim olmaya gerek yoklar kafasında dolanıyorsam da, bir yandan da zihnimde sessizce herkesin rahatlayacağı güzel haberi duyma provası yapıyorum.

Dün geceyi ablamın telefonu ile tamamlamıştım. Ne olduğunu anlayamadığım tıbbi terminolojilerle dolu ve soru sorma potansiyelimi kesen keskin cümleler, tabii bu bendeki algı. Beyin devrelerinin yanma aşamasına az kalmış olduğunu beyan ettiğini duyup, soru sormaktan vazgeçip sadece dinliyorum, şu cümlesi çok net, ‘maestro benim, sağlıkta yan dallara yeltenmeyeceğiz, sadece modern tıp yolunu izleyeceğiz.’ Maestro burada homeopatiye yeltenmeyeceğiz diyor kanımca, içimden temiz şifalı beslenme, ayurveda desteğiyle de yürürüz ya, olmaz mı, onlar yan dal değil nede olsa diye kendime fısıldıyorum. Konuşma hızına yetişmem hakikaten zor, kalem kağıt artık neresinden yakalayabilirsem not alıyorum.

Ondan deneyimsel varsayımlar, benden sessiz cevaplarla devam ediyoruz.

– Sigarayı bırakması gerekli…ama mümkün değil, zorlama!

– ‘Ujjai nefesi ne güne duruyor, bak onu denemedik (sırasıyla; torun torba çocuklar sevgi terapisi, karabaş otlu çaylar, 2.sınıf vatandaşlık muamelesi, sevdiklerinin de sağlığı meselesi ile vicdana davet vs. denemiştik), sigarayı içimize çekmenin hazzı ile eş değilmiydi sevgili ujjai. Sağolasın Defne Hoca’m. Mantralı melodili danslarıma bile zamanında eşlik etmişti, ujjai de çeker, olur olur ya! (Kendime fıs fıs ben)

– O destek kabul etmeyecektir, çaktırmadan yanında olacağız vs.

– Bak o tamam!

Süreçte size de danışacaklarım olacak Sangha-mou!

Atı alıp Üsküdar’ı geçmeden;) benim bu duygusal ve zihinsel aktivitelerin yogama yansımasına geçeyim, Virasthana’dan konuya gireyim:

Şu güne kadarki kahramansthana virasthana deneyimim inişli çıkışlı: kimi günler saymalara doyamadığım..diyemiyorum da genelde sallandığım, evvelinde ve ortalarında nefeslendiğim, 8 sayısını usulen tamamladığım, arada bir de yaylandığım türdendi. Bugün temizinden kahramanlar eğilmezzzinden bir 8×2, mod yaylan yaylan, nefes kaymak. Kendimi durduramıyorum, gaza bastım, 64’e yolu var net. Şimdi aklıma ilk dönem sınıfımızda iç halkamızda karşı taraflarıma denk gelen hattan Özge geliyor. Hoca’mız virasthanayı bize ilk öğretir öğretmez, o ertesi gün pratiğinde trans halinde bir 64 gitmiş, ben ise o günlerde Hoca’mın ‘iyi olan tarafın diğerine öğretsin’ yönlendirmesini takip ediyor, sağ tarafımın solun azimli bir takipçisi olacağına güveniyordum. Bakalım hangi cinsten sessiz kahramanlıklara gebeyim.

Yukarıda dokundum geçtim de ana rahmi deyince gün içinde Wayne Dyer’dan 44 göz kulak seyrettiğim The Shift filminden teslimiyete ve akışa bırakmaya dair hediye cümleler kendini hatırlattı, sizinle de paylaşsam ey sevgili..

Hayatının ilk 9 ayı, döllenip de ana rahminde var olmandan doğumuna kadar olan sürede, herşey senin adına yürütülüyordu, kendi adına yapacağın hiçbirşey yoktu, ‘gözlerim ne renk olacak, bedenim neye benzeyecek’ vs..gibi düşüncelerle kendini tüketmene gerek yoktu. Sen sadece kendini teslim etmiştin…Fiziksel yolculuğunda ihtiyacın olan herşey sana aktarılıyor, orada senin adına hallediliyordu, neden yolculuğunun geri kalanında da olmasındı ki!…” (First 9 months of your life, from the moment of your conception until the moment of your birth, everything was being handled for you, there was nothing for you to do, you don’t get consumed for the color of your eyes or how your body would look like, it is all taken care of for you, you just surrender…What you needed in the physical journey was already handled in there for you and why not everything for the rest of the journey!…)

AnaRahmiBebekErdek2.JPG

ASLI SU – Gün 14: Kahramansthana” üzerine 2 yorum

  1. aylinparmaksiz dedi ki:

    Aslısu’cuğum çok üzüldüm, umarım çok ciddi bir şey değildir😔 Hem babana hem de sevenleri için bu süreç su gibi akıp gitsin🙏 Ablanla konuşmalarında kendimden çok şey buldum…Sonra paylaştığın cümlede…💙

    Beğen

  2. aslisuyoginijourney dedi ki:

    Aylin canım, tespit süreci devam, bu hafta da öyle akacak muhtemel, farklı uzmanlardan farklı sesler var. Tetkikler şehirler ülkeler arası yolculuklara da çıkıyorlar. Kötünün iyisi tadında birşeyler var. Babam sakin.
    Senin ayurveda desteği sürecini de merak ediyor, senden gelişmeleri bir sonraki buluşmamıza sohbete saklıyorum. Hasretle sarıldım Aylincimm, ilgine sevgine çoook teşekkürler

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s