Serap Gün 22 – İstersen hiç başlamasın

Selam sangha. Sabah 5.50 de uyandım. Yine doğrudan matın üzerine gittim. Kapalbhatiye nadi sodhana da ekledim bu sabah, pek bir güzel oldu. Şunu fark ettim ki; pranayama ile başlayan pratiklerim başlamadıklarımdan daha farklı oluyor. Pranayama ile başlarsam hareketler daha kolay akıyor sanki. Bugün de Sivananda serisini yaptım, bir süre buradan yürüyeceğim sanırım. Bedenim açıktı öyle olunca daha keyifli geçiyor süreç. Her hareketin hakkını vererek yaptığım bir pratik oldu. Sonlara doğru Zorba geldi yine, beni bir iki koklayıp gitti.

Yogam bitince blogu açtım hemen Defne Hoca’nın yazısını görünce çok sevindim. Uzanıp rahat bir pozisyon alarak okumaya başladım. 3 yıl önce bloğu keşfettiğim zaman tadına doyamayarak okuduğum yazılardan biriydi yine. Uzun olması ayrıca mutlu etti.  Yazıyı okurken, küçücük bir kasabada büyümüş, evinde ve çevresinde hiç politika konuşulmamış, Türkiye’nin yakın geçmişine oldukça uzak biri olarak apolitik buldum kendimi. Üniversiteye gidene kadar nasıl bir ülkede yaşadığıma dair en ufak bir fikrim yoktu benim. Tüm hayatı yaşadığım küçücük çevreden ibaret sanırdım. 2000 yılında yaptığımız 21 günlük Anadolu turunda ilk kez ülkenin batısından çıkıp kuzeyini, doğusunu, güneyini görünce buraların da Türkiye olduğuna inanamamıştım. Ahval ve şerait ne kadar kötü olursa olsun her zaman umudun olduğuna inananlardanım ben.

Kahvaltıyı hazırlamak için mutfağa geçtiğimde “İstersen hiç başlamasın” şarkısını çalmak geldi içimden, açtım hemen. Ne çok özlemişim dinlemeyi. Tadına doyamadığım için Günebakan-Dünyanın Kapıları albümünün tamamını açıp dinledim. Yeni Türkü ne önemli yere sahip hayatlarımızda dedi Gül.

Kahvaltı sonrası güneşle köşe kapmaca başladı yine. Öğle saatleri orman görece serin oluyor, oraya geçtim. Uzandığım yerde uyuyakalmışım. Öğle yemeğinden sonra öndeki çardağa geçip uzandım, orda da uyuyakalmışım! Böyle miskin miskin kah uyur kah kitap  okurken  Nil çıkageldi. Büyük sürpriz oldu, inanılmaz sevindim. Denize gittik beraber. Uzayla kumda oynadık. Uzay nerdeyse 2 yaşında, sürekli bir şeyler konuşuyor ama anlamlı kelimeler söylemiyor henüz. Dillere meraklayım, onun dilinden konuştum ben de uzun uzun, laga luga ettik. Yalnız yemekte benimle konuşurken ayran içiyordu ve ayran dedi. Anlamlı bir kelime söyledi diye hepimizde bir bayram havası J Sanki onun konuştukları anlamsızmış gibi! Biz yetişkinler böyle sınırlı bakıyoruz işte her şeye, çocuk kim bilir neler anlatıyor. Nil yazdığı öyküleri bastırmak için dört yayın evine yollamış. O arada bir tane kısa film yazmış. Hayatını anlatıyor, yoğunluğu dinlerken bile beni yoruyor! İşte böyle de süper kahraman benim arkadaşım, iş, aile, arkadaşlar, çocuk arasında yazmaya vakit yaratabiliyor hala.

Nil’i,  Antalya’ya uğurlayıp kampa geldim ben de ama o da ne! Her yer karanlık, in cin top oynuyor. Üç kişiyi aradım kimse cevap vermedi. Sonradan geri döndüler, akşam yemeği için sahile pikniğe gitmişler kampçak. Önce ben de gelirim dedim ama duş alıp biraz uzanınca ta Çıralı’nın öbür ucuna gitmeyi gözüm yemedi, gelmiyorum diye mesaj attım. Yatmaya hazırlanırken arkadaş geldi, onunla lafladık. Sonra başka bir arkadaş geldi derken bizimkiler de döndü. Benim yine gözümden uyku akıyordu, yatağa zor attım kendimi.

Serap Gün 22 – İstersen hiç başlamasın” üzerine 2 yorum

  1. fatma dedi ki:

    Serap senle kampta yaşıyorum valla. Öyle iyi geliyor. İyi ki yazıyorsun. Aynı seri özlemi demiştin ya, neden sivananda serisine devam etmiyor bu kız diye düşünmüştüm 🙂 herhalde öyle yapmaya başlamışsın 🙂 ben defne hocayla çalışmaya başladığımdan beri pranayam yapmıyorum çok ama tayland’a gittiğim zamanlar pranayamayı hocalarımızın nezaretinde yapıyorum hep. Herhalde direkt zihin ve nefesin direk ilişkisi yüzünden temkinli insanlar pranayamaya. Hoca ile çalışılır diyor bütün kitaplar. Neyse sen de biliyorsundur zaten bunları 🙂 bir edirneli de burada buldun bu arada. Ben de baba tarafından oralıyım 🙂 sevgiler ♥️♥️♥️

    Liked by 1 kişi

    • Serap Tütüncü dedi ki:

      Merhaba Fatma 🙂 Hepimiz doğayla, hayvanlarla iç içe yaşamayı özlüyoruz sanırım. (Bunu bir emeklilik hayali olarak bırakmayıp hayatımın kalanını bu şekilde geçirmeye niyet ederek çalışmalara başladım ben.) Doğa her yerde muhteşemken bazı yerlerin enerjisi çok başka. Çıralı bu anlamda büyülü bir yer bana göre, dilerim bir gün gelirsin. Evet, bir süre Sivananda’yla devam edeceğim sanırım, en azından 28 gün yoga projesi bitene kadar. Bu birine hayat boyu onunla olacağın sözünü vermek gibi bir şey, hem onunla olmak istiyorsun hem de başka seçeneklerin orda olduğunu bilmek 🙂 Pranayamla ilgili bilgiler için çok teşekkürler. Topraklarım her geçen gün artıyor 😀 Görüşmek dileğiyle, sevgiler.

      Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s