yağmur – gün 9-10-11

Bu ara “neden böyle aksatıyorum yazmayı” diye sorsam da, olduğu ve geldiği haliyle olmasını da kabul ederek başlıyorum.

Ritüelleri ve rutinleri seviyorum, beni motive eden şeyler. Bir yandan arada o “düzen”i bozmak ve yeniden başlamak da yeni bir kapı açıyor. Sabah Ceren’in yazısını okuduğumda tam da bu “oyunbozan” yanımı hatırladım. Dün akşam dostlarla çemberde otururken fark etmiştim. Rutinler güzel bir döngü yarattı hayatımda, odak getirdi. Buraya yazmadan önce başladığım gündelik ritüeller üzerine rutin pratikler ve alışkanlıklar bedensel ve içsel olarak bir dönüşüm getirdi.

Akşamları saat 10 gibi gözlerim kapanmaya başladığında hiç zorlamadan yatağa giriyorum, sabahları da hiç zorlanmadan 5:30 gibi uyanıp güne başlayabiliyorum. Perşembe akşamı bu rutini bozarak başladı her şey. Akşam bir arkadaşımla buluştum, hiç yemek yemediğim bir saatte yemek yedim. Sonra sahile gidip biraz oturduk. Saat ilerliyordu ve gözlerim yarı açık bir şekilde toprakta olmak halinde mayışıyordum direnmeden. Sonra bir anda karşıdan turuncu renkli bir şey yükselmeye başladı. Elbette ay idi, dolunaydan yenmiş haliyle kocaman yükseliyordu. İşte bir rutin akışı bozmak turuncu ayla bakışmaya fırsat vermişti.

Cuma günü yine erken uyandım, biraz yorgundum. Sabahki pratiğime an be an şaşırarak tamamladım ve eve geldim, gecenin eksik uykusunu öğlen dersine kadar biraz daha kanepede uzanarak tamamladım. Dersten sonra bir şekilde kafamda “düzende” olan işler puff bulutlara karıştı, stüdyoda vakit geçirdim, ötelediğim Restoratif Yoga ödevimi yaptım. Sonra derken derken telefona bakacak oldum ve tınn, bir arkadaşımla buluşacaktım, gün içindeki diğer işleri boşvermiştim ama arkadaşımı boşvermedim. Çay bahçesine indik, 1 haftadır çay içmiyordum, onla çay da içtim. Aynı akşam ise uzundur alkol almayan bünyem bir minik kutlamada buldu kendini. Gece uzun, yavaş ve keyifle geçti. Sohbetler, kahkahalar, lezzetli mezeler derken arkadaşımın elinden çıkan hayvansal şeylerin de tadına baktım. Al sana bir rutin daha bozuldu mu…

Alkol, çay, kahve, hayvansal ürün tüketmej, geç yatmak-geç kalkmak, programlı işleri unutmak derken bütün o bozduğum rutinlerin ertesinde 9. günüm Cumartesi sabahı regl olmuştum. Halihazırda dinlenme moduna geçmiştim, şimdi artık daha da bir geniş dinlenme alanını beden açmıştı. Ashtanga pratiğinin tatil günlerinde daha bedenin ihtiyaç duyduğu besinleri gözleyerek ve onları sunarak geçiyordu. Ailemle vakit geçirdim, 10. gün akşamı biraz tanıdık, biraz tanımadık dostlarla çemberde buluştum, 11. günüm bugün de evde kendimi yola çıkmaya hazırlamak ve yine dinlenerek geçiyor.

Gel gelelim bir şeyi düzenli yapmak ve sürdürmek bir şeyleri fark etmeyi, değiştirmeyi ve kendiliğinden dönüştürmeyi getirirken o aradaki “es” ler ve “oyunbozan”lıklar da renk ve farklı bir bakış getiriyor. Yazmayı bırakmadan biraz geriden toparlayıp yuvarlanıp bugüne geldim. Yarın deniz kenarında, toprağa yakın ve Kazdağlarının yamacında uyanacağım.

Hadi biraz oyunbozmaya.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s