Alper – Gün 23

Selam olsun sevgili sanghama!

Bu sabah sonunda, hem de alarmsız 5.00’de kalktım. Salona yollanıp Balakrama’ya başladım. Balakrama içinde her zaman 3×3 nefes yaptığım vahniyi topuklarımın mızmızlanmasına aldanarak 1×3 yaptım. Sonra  bütün prelüd boyunca iç sesimin “niye öyle yaptın, yakışıyor mu hiç sana, hem Defne Hoca demiyor mu ayaklarınıza acımayın diye” söylenmelerini duydum. başka bir iç ses de “o kadar da şey etme  yani sonuçta üç gün üst üste günde iki prelüd yaptın zaten bu seferlik de böyle olsun” diye başladı ki ben bu ikinciyi(iç ses, prelüd değil) hep daha tehlikeli bulurum. Yoga sonrası biraz kitap okuyup bu sefer hiç direnmeden yatağa girdim ama pek uyuyamadan 8.30 gibi kalktım.

Piyano öğretmeni olduğum için yaz dönemi bizim işler kesat. Ya öğrenciler tatilde olur ya ben, yapılan ders sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Seneye önemli bir sınava girecek olan ve yaz dönemi derse devam edeceğini söyleyen bir öğrencim var. Bir aydır ses seda yoktu. Ben dünkü sabah yogam sırasında içimden  “hem derse gelmezler hem bir üst seviyeden sınava girsin derler, geçen yıl da aynı şeyi yaptılar, bu sene sınava sokmayayım da görsünler vıdı vıdı vıdı” söylenmiştim. Gün içinde bir baktım benim söylenmelerimden yaklaşık iki saat sonra mesaj atmışlar yarın derse gelelim mi diye. Bugün 11’e kadar onları bekledim ve teknik bir arızadan dolayı gelemediler. Ben de kendimi sokağa attım bari okuluma gidip orada piyano çalışayım diye. Bir arkadaşıma da mesaj attım kap kemanını gel okulda çalışalım diye. Okula gidince adetim olduğu üzere avluda bir sigara yakıp arkadaşlarımı bekledim. İki yıldır yani yüksek lisansa geçtiğimden beri o kadar az gidiyorum ki avluya doyamıyorum bir türlü. Kemancı da geldi birlikte oturduk biraz sonra duyduk ki alt katta yapılan bir tadilattan dolayı tavanın(bizim bölümün tabanı) çökme riski varmış. Sanki bunu bekliyormuşuz gibi e tamam o zaman deyip bizden bağımsız gelişen bir olay yüzünden çalışmamızdan kaytardığımız için ağzımız kulaklarımızda attık kendimizi caddedeki Le Pain Quotidien’e(ürün yerleştirmede Fatma ve Tansel’den geri kalmıyorum gördüğünüz gibi). En sevdiğim eserler en sevdiğim yorumculardan arka arkaya gelmeye başladı (Martha’mı nerede duysam tanırım). Le Pain’deki harika müzikler tadilatın rahatlattığı vicdanımızı sızlattı. Akşama kadar aylak aylak dolaşıp akşam başka bir arkadaş grubuyla suşi yedim. Akşam yogası da yapmadım ama zaten 3 günlük hedef koyduğum için o vicdanımı sızlatmadı. bugünlük benden bu kadar. Yarın tekrar görüşürüz sangha.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s