Zeynep – Gün 24

Bugün de aynı yazmama direnci musallat oldu. Kağıt kalem bile gitmiyor. Telefonu aldım ben de elime, oradan yazıyorum. Alışıyorum da galiba, ama ne çıkacak ağzımdan henüz bilmiyorum.
İç ses başladı bunu söyler söylemez. Nasıl sorumsuzluk bu? İnsanların vaktini alıyorsun saçmalıklarınla, biraz daha özenli olmalısın! İç sese cevap veriyorum. Sen asıl biraz daha özenli olsan, beni ordan oraya çarpmasan nasıl olur?
Bugünkü kadar verimsiz, boşuboşuna debelenip, çabalayıp bir yere ulaşmayan bir gün zor bulunur, sevgili Sangha. Hiçbir başladığımı bir sonuca ulaştıramadığım gibi, bir de uzun zamandır yapmayı heyecan ile beklediğim bir işimden oldum. Tam istediğim gibi olsun diye uyumsuzluk çıkarınca işi baskasına verdiler. Üzgünüm ve pişmanım.
Kırmızı çadırın kapısında beklediğim için bu içimdeki bulanıklık belki de, sebebi farketmez.
Durup dinlemeyi deniyorum hislerimi, değiştirmeye de çalışıyor bir yanım. İyi ol, derdin ne? Hatta mideni doldurmasaydın o kadar akşam yogası yapar rahatlardın diyeni de var. Dikkat, Zeynep Merve yine içini rahatlatmak için formüller arıyor, hatta yogayı bu pis işine alet ediyordu. Nerede beklentisizlik?
Geçen sene katıldığım Organic İntelligence kursunda kalmayı denemiştik hoşumuza gitmeyen duyguyla ki utançtı kursun konusu. Hemen üstüne mi altına mı hatırlamıyorum, Defne hocam felsefe sohbetlerinde aynı şeyden bahsetmişti. Şimdi bakıyorum eski notlarıma nereden gelmişti konu buraya diye, bulamıyorum. Vayragiam yani teslimiyet, tevekkülü anlatırken miydi? Hani şu yoga yaparken, olanla kal izle değiştirmeye çalışmadan dediğimiz durum. Dramatize etmeyin diyor Defne hoca bir de, benim bugün yapamadığım bu olsa gerek. Ne kadar zevzeksin diyor yine o ses, yıllardır yoga yapıyorsun bunu bile içselleştiremedin mi? Yoldayım diyorum, deniyorum. Kendimi dinleyebilince yakından, kelimelere dökmeden gerçekten aralanabiliyor kara bulutlar, biliyorum. Yine de hep tekrar tekrar hatırlamam gerekiyor.
Konu değiştireceğim. İstanbul’a döndüğümden beri uyduramadım sabah kalkmalarımı, bugün 6:30’a sarktı. Sabah bir githacık yapabildim yogamı. Dün böbürlendim ya ben uzun uzun kalırım pozlarda diye ya hadi dedim Kurma 24 nefes. 16 tamam da 24 nereden çıktı? Ilk denememde 4 nefeste attı bedenim kendini, olur mu böyle saçmalık dedi. Tekrar girdim hakkını vererek yaptığım 16 nefes sonrası bir durulmuş içim, bütün sesler susmuş. 24 biraz iddialı da ben 16’dan devam edeyim diyorum.
Yazılarınızı bugün bitirdim. Önce kronolojik okuyordum, sonra kişi kişi okumak daha çok hoşuma gitti. Hatta eski okuduklarımı tekrar okudum, yeni satırlar gördüm. İçtenliğimiz burayı böyle özel kılan. Sizleri gördükçe bir cesaret geliyor kendime bakmak için. Tekrar teşekkürler.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s