Yeşim – Gün – 19/24 – Bulutlar misali

c648b2ec597869f2a77640af4a02f8ea

Feelings come and go like clouds in a windy sky. Conscious breathing is my anchor.”

Thich Nhat Hanh

Artık iyice abarttım Sangha. Yazmıyorum, yazamıyorum bi türlü. Günler yoğun geçiyor, müsait olan kısa zaman dilimlerinde aklımı, duygularımı biraraya getirip içten bir şeyleri sözcüklere dökecek hissiyatta olamadım. Kelimeler zihnimden, kalbimden ve hatta neredeyse parmaklarımın ucundan taşacak hale geldiğinde ise bir yerlere, bir şeylere koşturur haldeydim. Yazılanları da okuyamadım, yalan yok. Ama aklım Sangha’da kaldı 🙂

“Duyguların bulutlar misali gelip geçmesi” öyle gerçek ki, Sangha. Anlatmaya değer gördüğüm duygu, eğer hemen o anda, oracıkta yazmazsam ve diyelim ki akşama bile ertelersem, bana öyle yabancı, öyle anlatmaya değmeyen bir duygu olarak bekliyor ki beni. Bu kim? Bu ne? Bu ne duygusu? Ben mi hissettim bunu? Niye böyle hissetmişim ki? Amma da abartmışım deyip gülüyorum kendi kendime 🙂 Gazetelerin üçüncü sayfalarını dolduran, “cinnet geçirdi, karısını doğradı” haberleri de, o anlık vahşet duygusunun esiri olan zihnin eseri. Geçiyor dostum, ah bi beklesen, az bi beklesen, o bıçağı saplamadan önce.

Bunları yazarken de şu anda Leon Noel’den “Amar Pelos Dois” dinliyorum. Okşuyor. Sonra Peter Sandberg… Stellan Johnson… Clark Younger. Piyano dinlemeye bayılıyorum. Geçmişten el sallayan yarım kalan aşk benimkisi belki de.

Bodrum’dayken, sıcakta ve saatler süren uzun yin seanslarımda iyice açılan ve hatta derin bir köprüye kalkmama bile izin veren kalça-bel spazmım, İstanbul’a dönüşle birlikte hemen “Ben buradayım, geçmedim!” sinyalini verdi tabi. Bilgisayar karşısında geçen saatler, iş gerginlikleri vs… psoas’ıma neler yapıyrsam artık. Geçen hafta meditatif bir an sırasında şifa dilemiştim bunun için… “Ya Rabbi, bedenime ve ruhuma sınır ve acı getiren bu kısıtlılığa bir şifa!”… Ve çok acaip bi şekilde bi kinesyoloji uzmanı Hoca’ların Hoca’sıyla karşılaştım… Allah razı olsun, adamcağız tüm o yorgunluğuna rağmen bana “gel bi bakalım” dedi ve tam iki saat uğraştı. Çığlık attıracak seviyede bir tetik nokta masajı, chiropractor’ın tık çıkartamadığı boyundan katırtı kuturtular derken…. IT Band sendromu dolayısı ile 45 dereceden fazla dış rotasyon yapamadığım sol ayağımı artık 90 derece açılır hale getirdi. Ben mi? Göz yaşları. Sular seller. Can acısı. Şaşkınlık. İinanamazlık. Şükran. Karışık hisler. “Gerçekten mi Hocam??? Yarın kalktığımda eski haline dönmüş olacak mı bu?”… “Yok yerine oturttum orada patella altına sıkışan tendonu”… nasıl yani? Olabilir mi bu gerçek mi? Sonra ilk defa psoas’a derin masaj… Daha kaç defa Allah’ın diyeceğim bilmiyorum ama kelimelerle tarif edilmesi güç bir acı ve böğürme hissi. Sonsuz gözyaşı. Sol tarafta. Sağ tarafta ise çok daha fazla acı ama sıfır gözyaşı. Acaip, çok çok acaip. Dedi ki: “ilk 2-3 gün masaj yerlerinde sızı olacak, sonrasındaki 3-4 gün vücut bu yeni haline alışmaya başlayacak, asıl iyileşme kısmı bundan sonraki haftadan sonra gelecek”. Hadi inşallah. İstanbul’a yeniden geleceği günü iple çekiyorum ikinci seans için. Şu anda nasıl mıyım? Grup derslerine katıldım, iki- üç defa ve yukarı bakan köpeğe o hızlı giriş yine spazmı çağırdı ve yerine oturttu. Salıdan beri sabahları artık eklem- tendon ısınmaları yapıyorum Hocam’ın verdiği, sonrasında az bir core, sonrasında da az bi inversion, transition vs. Dün yin de yaptım. Bu sabah da eklem-tendon’u yaptım, çok tatlı bir seri bayılıyorum. Çaktırmadan acaip ısıtıyor ve açıyor vücudu. Hatta dün öğrencilerime de yaptırttım.

Bu sabah core ve devamındaki ödevlerimi çalışmadım. İşle ilgili çalışmalarımı tamamladıktan sonra kalça açıcı serimi ve hanuman hazırlığı serimi yapma niyetindeyim. Sonrasında halen hayatta kalmışsam hoplayıp zıplamalı ödevlerimi de yapma niyetim var. Çünkü bu beldeki spazm, handstand’de tam değil ama pincha’dan inerken ciddi acıyor ve daha da kasılıyor. Bakalım günün gidişatını göreceğiz.

28 günyoga döngüsünde, 24 gün olmuş Sangha. Ben iki gün hariç her gün yogamı yaptım, şükür. Halen pescotaryenim, kilo da verdim ve pratiğim de ilerledi. Binlerce şükür. Aklıma geldikçe merhumlarımıza pratiğimin enerjisini adama dualarımı da yapmaya çalışıyorum. Kabul görüyordur umarım. Ruhlarına göndermeye çalıştığım sevgi, umarım boyutunu, zamanını kavrayamadığım yere ulaşıyordur. Unutulmadıklarını, hatırlandıklarını, sevildiklerini biliyorlardır. Şimdilik Hoşçakal Sangha, ben çalışmaya! Ekmek parası malum 🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s