Duygu : Faruk Eczanesi

‘Bence sana yoga çok iyi gelir.’ dedi hayatında hiç yoga yapmamış bir arkadaşım, hayatında hiç yoga yapmamış bir diğer arkadaşıma. Yoga tavsiye edilen arkadaşım, yoga yapmadığı halde yoga tavsiyesi veren arkadaşıma ‘Sen nereden biliyorsun? Yoga yapmadın ki hiç.’ demedi. Onun yerine ‘İyi geleceğine eminim zaten de…’ diyerek cümlesine devam etti. Yoga tavsiyesi veren kişinin yogaya başlamaya niyeti yok. Ama diğer yoga yapmayan kişinin nedense yoga yapmasını istiyor. Sonra yoga yapmadıkları halde yoga ile ilgili çok iyi bildikleri birkaç şeyi birbirlerine söylediler.

Ne çok biliyoruz, değil mi? Üstelik en çok bildiğimiz şeyler, hep en bilmediklerimiz. ‘Şimdi siz burada eminim böyle yapıyorsunuz.’ ‘ya da hani yogada şöyle bir şey var ya..’ diyerek yogayı hiç deneyimlememiş kişilerin hep en çok bilmesine aşırı bayılıyorum sangha. Böyle birileri karşınıza çıkınca dinlemek, o dilden dile dolanan şehir efsanelerini öğrenmek ilginç oluyor. ‘Hani siz hep sakinleşmeye çalışıyorsunuz ya..’ mesela. Halbuki balakramada kalp krizi geçirmek üzere olduğumu bilse, ne biçim yoga bu derdi herhalde.  ‘Böyle yoga mı olur?’ derdi. Sadece yoga için de değil, genel olarak her şeyi biliyoruz. E her şeyi bildiğimiz için de elbette yogayı da biliyoruz. Biliyor olmak güvenli bir alan, kontrol edebileceğimiz bir alan. Güvensizliğe, kontrolsüzlüğe tahammülümüz yok. Şüphe etmeyiz. Şüphe etmemiz için çok dil dökülmesi gerekir. Ve belki de yeterli bile olmaz. Söz konusu yoga olduğundaki bu tavır, çok bildiğimiz hayatlarımızın ufacık bir parçası olarak beliriyor sadece. Yeri geliyor tasarımcıya tasarımı öğretmeye, sinemacıya sinemayı öğretmeye, bize servis yapan garsona garsonluğu, şoföre şoförlüğü öğretmeye kalkıyoruz. Hepsini çok iyi bildiğimizden.

Cem Yılmaz’ın Faruk Eczanesi hikayesini hatırlar mısınız?

 

 

Birinin evine gidersiniz, evde yanan tütsülerin dumanından göz gözü görmez, ‘Bu ne duman böyle, boğulacağız!’ dediğinizde de ‘E ama yoga?’ diye yanıt alırsınız. Yoga yaptığınız için sizi çikolata yemiyorsunuz sanırlar. Hep sakinsiniz, hep mutlusunuz, asla negatif düşünmüyorsunuz, hemen de neden sinirleniyorsunuz, o kadar yoga yapıyorsunuz, o kadar yogaya nasıl olmuştur da kilo almışsınızdır falan filan. Ve tüm bunlar söze dökülürken de ne kadar emindir herkes, öyle değil mi? Tam tersinden hiç şüphe edilmemiştir. Kendi kendinize yarattığınız kılıflarınız yetmiyormuş gibi, sizin için özenle hazırlanmış yeni kılıfları görürsünüz. Siz acaba kusursuz şekilde tasarlanmış bir robotsunuzdur da haberiniz mi yoktur?

Aslında ‘asla çikolata yemem canım, benim için çikolata bitti.’ deyip, hemen akabinde tablet tablet çikolata yemek veya sizden beklenildiği üzere bir mutluluk perisi gibi kuşlardan, kelebeklerden bahsedip, 10 dakika sonra sinir olduğunuz bir şeye böğürmek de ortama ilginç bir hava katabilir. Sonra da ‘manyak bu yogacılar’ efsanesi çıkar. Aslında fena da olmaz. Çok manyak olmak istemez miydiniz? İçinizde sıkışıp kalmış tek bir şey bile bırakmayacak kadar manyak olmak mesela? Daha özgür hissettirmez miydi?

Yeni ay üzerimizden tır gibi geçtiğinden beri, blogda geçmiş dönemlere göre nispeten bir suskunluk var. Uzaktan ses verenleri okuyorum. Tanımadan seviyorum. Kendine iyi bak, sangha.

 

 

 

 

 

 

 

Duygu : Faruk Eczanesi” üzerine 6 yorum

  1. Kalemtıraş dedi ki:

    Çok komik! Çok doğru. Manyak bu yogacılar diyen çok. Bana geçende “sen hayatımda tanıdığım tek normal yogacısın” dedi biri. İltifat herhalde dedim. Bir diğeri de anneme demiş ki “Defne o kadar yıldır yoga yapıyor. Neden Melike gibi öfkeli bir kadın karakter yaratmış acaba?” Bunu tam çözemedim. Yani hiç yakıştıramadım mı diyor yoksa onca yogaya hâlâ öfkeli karakter yaratabiliyor, helal olsun mu diyor, düşünüp duruyorum. Düşünürken patates cipsi yiyorum. Gülçin çok şaşırıyor.

    Liked by 6 people

  2. fsafak dedi ki:

    Geçen gün bir arkadaşımız da eşim ve benim düzenli yoga yapıyor olmamızla ilgili şöyle bir yorum yaptı: “Siz nasıl bir yoga yapıyorsunuz? Hiç klasik yogacı kafalarına girmediniz?” Biz de ona “Klasik yogacı kafası ne ki?” diye sorduk. Tam olarak anlatamadı. Bence bu konuda böyle yorumlar yapanlar bir şeyler yazmalı ki anlayalım, değil mi?

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s