Niruru – Alternatif Hayatlara Kurban

Sevgili sangha,

Sizi bilmiyorum ama bana gün saymamak yaramadı. Yani bir yerimi yurdumu yadırgamış, döngünün neresinde olduğumu şaşırmış, kaybolmuş gibiyim. Eskiden o günün tarihiyle beraber 28günyoga’da kaçıncı günde olduğumuz da otomatikman aklıma gelirdi, hayatımın gidişatını bir perspektife koyardı sanki. O yüzden ben sayacağım bundan sonra sangha. Ya döngünün kaçıncı gününde olduğumu sayacağım, ya da Budapeşte kursuna geri sayacağım. Bir şey sayacağım ama.

Öte yandan ısınmaları, nefesleri saymamak, bir o kadar da iyi geldi. Saydığım zamanlara kıyasla daha çok tekrar yaptığımı, daha çok nefes kaldığımı fark ettim. 8er tekrarda hiçbir yerim açılmıyormuş benim. Bugün, çok uzun zamandan sonra ilk defa bizim dairesel seriyi başından sonuna kadar yaptım. Seriyi hatırlamak için duvarımda asılı olan listeye bakmam gerekti. Kurmastana’da, padmasana’larda bir wolverine pençesi gibi kasıklarıma doğru asılan gergin dokulara ilaç kocaman nefesler ve tezahüratlar yolladım. Gittiği yere kadar bizim angahara’ları çalışma niyetim var kurs öncesi. Şu vizem de çıksa da bir rahatlasam allahım.

Bugün, çok değişik, aşırı değişik, öyle böyle değişik olmayan bişey yaptım sangha. Hâlâ da yapıyorum. Bizim evin ordaki mahalle kahvecisinden yazıyorum sizlere! Geçen Burçe’ye diyordum, o ben evde duramıyorum kendimi sürekli bir yerden bir yere atıyorum dediğinde, ben de nasıl taban tabana zıt bir durum var, bıraksan evde bütün gün dururum diyordum. Günlerce. Haftalarca. Bitki gibi. Durdukça dururum. Bugünse bir değişiklik yogadan sonra evden çıkmaya, laptopumu, defterimi, ve kitabımı alıp bizim oranın yeni açılan üçüncü dalga kahvecisi Pug Coffee’ye gitmeye karar verdim. Bunun benim için ne derece bir değişiklik olduğunu anlamanız için hayatımda ilk defa böyle bir şey yapıyor olduğumu söylemem yeterli olur mu bilmiyorum. Üstelik de evim bu kadar yakındayken üstüne bir de para vererek başka bir yerde oturmak delilik gibi gelir. Ama bugün gelmedi. Bazı şeylerden çok sıkıldım şu son birkaç ayda sangha. Son 10 aydır özelikle. Bazı özelliklerimden, başı alışkanlıklarımdan, hayatı yaşamaya meyl ettiğimiz şu dar pencerelerden, kalıplaşmış, kireç tutmuş ilişki kalıplarımızdan, ana baba beklentisinden, toplum şekillendirmesinden, çok sıkıldım. En son hayatımdan bu kadar sıkıldığımda işimden istifa etmiştim.

Pazartesi ve Salı gününü bizim diğer sangha olarak süper ananemiz Çağlayan’ın Sedef Adası’ndaki evinde yatılı geçirdik. Kuzeyden esen güzel rüzgarlarla birlikte laciverte dönmüş denizin üzerinden, daha önce Büyükada’nın hiç görmediğim bir tarafında doğru bakarak saatlerimi geçirdim, tatile gitmiş gibi oldum sangha. Üstelik de koşturduğum değil dinlendiğim bir tatile. O kadar iyi geldi ki. Üstelik sanghanın tüm torun tombalaklarıyla beraber! Yoganın hayatında yarattığı en büyük değişimi söyle deseler, tereddüt etmeden, hayatıma kattığı insanlar derim. Farklı yaşantılardan gelen, değişik tecrübelerden geçmiş, değişik yaşlarda bir sürü arkadaşım oldu yoga sayesinde. Bu arkadaşlarımın pek çoğu da kendilerine göre doğru gelen hayatı yaşamaya çalışıyorlar, ne kadar zor olursa olsun. Özellikle de bu shadow sanghasının akil kadınlarıyla bir araya geldiğimizde 27’den 64’e uzanan geniş bir yaş aralığında, geniş bir tecrübe ve fikir bolluğu içinde oluyoruz. Ben içime kapandığım yapış yapış zamanlarımda en çok bunu özlüyormuşum. En çok buna ihtiyacım oluyormuş ama fark edemiyormuşum. Onu da onlarla buluşunca fark ettim. İnsanların farklı farklı düşüncelerini, kendi yaşamlarını, bakış açılarını dinlemek zihnimin içindeki örümcek ağlarını temizledi, içime doğru koca bir temiz nefes üfledi. Bir hayatı yaşamanın binlerce yolu var. Sonsuz ihtimal. Ben işte o içine yuvarlandığım girdaplı zamanlarda en çok da ‘başka türlü’ düşünememekten muzdaribim. Zihnim dizginleri eline geçirip hayatı boyunca öğrenip içselleştirdiği şeyleri sıralayıp duruyor önüme çünkü. Orta oyunu gibi, bir Hacıvat konuşuyor bir Karagöz, bi o bi o, ama hepsi de aynı şeyi söylüyor, aynı şeyi kafama kakıyor, aynı eski bilindik hikayeler. Yok mu bunlara yeni replik yazacak bir cengaver?! Yeni bir düşünce biçimi. Yeni bir soluk. Yeni bir bakış açısı. Alternatif bir hayat. Mevcut hayatı tepetaklak ederek değil, bilhassa aynı koşulların, aynı zorlukların içinde kalarak, farklı bir tavır geliştirebilmek. Başak’ın ‘agile marketing’i gibi, çevik, değişken, esnek olmak. İşte buna ihtiyacım var.

IMG_7065.JPG

sang1.png

Bugün çok değişik bir şey yaptım dedim ya, aslında dün de çok değişik bir şey yaptım sangha. Gökay’la beraber Şubat ayına Nepal’e bilet aldık. Öyle, çat diye. Nicedir niyetliydik. Uçak biletlerinin dikte ettiği bir tarih aralığı bulup, ekran görüntüsünü Gökay’a gönderdim. “Al dediğin an alacak bir ruh halindeyim” dedim. “Al” dedi, ben de aldım. Henüz kafası gelmedi ama çok heyecanlı dimi sangha! Oh be!

 

 

 

Niruru – Alternatif Hayatlara Kurban” üzerine 3 yorum

  1. Kalemtıraş dedi ki:

    cafe, nepal derken bu insanlık için küçük senin için büyük adımların bir sonrası bebek mi acaba? hani geçen sefer böyle hissettiğinde işinden istifa etmişsin ya…

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s