Zeynep – Benim günüm 9 sanki…

Benim canım yanıyor bu aralar. Geçtiğimiz 28 günün sonunda, yeni bir alem görmüşçesine, farklı bir ben ile karşılaşma beklentim varmış. Gördüm de birşeyler.
Belki birden pek samimileşiverdim kendimle, ne kadar kendimi beğenmiş, öbür yandan değersiz hissetmeye ne kadar meyilli olduğumu gördüm. Bu uçlara nasıl da savruluşumu gördüm, hala görüyorum.
Yalanlarımı görmeye başladım sonra. Gerçek yalanlar söylediğim yok ama olayları anlatışım, bazen abartışım, 20 santimetreye yarım metre demek gibi mesela, ne aciz niyetlerime hizmet ediyor, bakıyorum.
Bazen gerçek olmayan bir yerlerden çıkıyor sesim, bunu farkeder oldum sıksık.
Bir üzgünlük var içimde, dilediğimce sevemiyorum sevdiklerimi bunu da gördüm. Ve hissettiğimde derinden, gözlerim yaşarıyor ikide bir, günlük çalışma koşturmasında garip bir görüntü yaratıyorum. Aldırıyorum. Bazen neyim var benim, neden iyi değilim safsatasının içine düşüyorum. Sonra içten bir an geliyor, hepsine değiyor.
Iyi ki varsınız.
Sigara içmiyordum üç aydır. Ne bu halin be yak bir tane dedim, yaktım. Evet, iyi mi oldu. Yok, olmadı. Keskin uçlarını aldı garipliğimin. Aslında o halim de fena değildi. Taşlar yerinden oynarken biraz sıkıntı yaratıyordu. Korktum sakat bir yere giderlerse, geri koyamazsam diye. Beklemeye aldım.
Bu arada neden bırakmıştım hemen hatırladım.
Aslında ben bunların çoğunu geçtiğimiz günlerde Fatma’nın yazısını okuduktan sonra yazmıştım. İçimi ısıtmış, bir de kendime karşı dürüst, birşeylerin adını koyabilme isteği yaratmıştı.
Her birinizin haberi düşünce mail kutuma seviniyorum. Artık hemen de okumuyorum, rahat bir ana saklıyorum.
Şimdi bunu yayınlamayı deneyeceğim, ama bu yazı neye hizmet ediyor onu bilmiyorum. Defne hocamın dediklerine tekrar bakıyorum.
Evet, içtenliğimle karşınıza geçersem beni seversiniz düşüncesi var. Pek temiz değilim yani. Ait olma arayışı içindeyim. Hayatımda belki de ilk defa bunu kabul ettiğim bir dönemdeyim. Ben de çok yatkınım çünkü, kendime yeterim ben, bir kumsalda yalnız yaşarım, hiç gocunmama. Yok ama iyi geliyor böylesi de. Bakıyorum.
Vatana millete hayrı da dokunur belki. Aaa bana da oluyor olmuştu böyle dersiniz. O gün birşeyi başka bir türlü yaparsınız. Bana öyle oluyor bazen sizden birşey okuduğumda. Bu noktada da çuvalladım. Yarar sağlamaya çalışıyorum. Hedefsiz de değil eylemim. Ikide iki.
İçgörümü zenginleştirdi bu yazı ama yayınlamadan da yaptı yapacağını. Kendimde saklamaya devam mı etmeliyim acaba? Ama sana hitaben yazdım, sevgili sanga. Sen olmasan yazamazdım. Seni varetmek için de göndermek lazım şimdi bunu uzay boşluğuna. Bir ucundan tutmak istiyorum ilişkimizin, bu da beni güçlendiriyor. Bu caizdir sanki.
Saymak hakkında düşüncelerim vardı telefonu elime alırken, yarın öbür güne kaldı.
Saymayınca günler kaynaştı.
Şimdilik bu kadar. Kendine iyi bakasın.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s