Sevgi-Gün 9: Ali Atıf’ın kızı Eftelya

Merhabalar sevgili sangha,

Neler öğrendim neler, maydanozlu köfteyi solda sıfır bırakacak faideli bilgiler.. Kriz anlarındayım diyorum ya ne kadar çok şey anlatıyormuş meğer bu anlar.

Harıl harıl çalışmaya çalışıyorum. Bu arada 3 tane yazdığım bloğum var. Birine çalışmak istediğim kitapları çalışırken yazıp paylaşıyorum. Şu an İnsanın sekiz yeteneği kitabını paylaşıyorum mesela. Gurmukh İnsanın Sekiz Yeteneği kitabında Kundalini Yoga ve çakraları anlatıyor. Ben de parçalara böldüm. 6. Çakra bitti. İlgilenenlere: freeasacat.wordpress.com 🙂

Sonra heves ettim burada yazar olan Yağmur sağolsun, onun paylaşımlarını görünce ben de aranıza katılmak istedim. Buraya yazıyorum.

Bir de kendi bloğum var. Yeni ekledim onu da. sevgisozugecer.wordpress.com. Bu bloğa da sevgili İlhami’nin geldiği zamanlarda yazayım diye düşündüm.

Ben bu yeterlilik sınavına çalışırken o kadar çok yazdım ki. Sevgi çalışmıyor galiba diye düşünüyordur herkes. Söyleyenler de oldu Sevgi telefon düşmüyor elinden diye. İyi ki lisans döneminde akıllı telefonlar yokmuş da konsantrasyon bozulmadan 20li yaşların enerjisiyle çalışabilmişim. O çalışmalar olmasa bugün metin olamazdım, şükür!

Böyle bol bol yazarak çalışıyorum. Yazmak bir çeşit terapi oldu bana. İçimi döküyorum. Ama dün bu yazarak iç dökmeleri yetmedi. Kafayı yiyecektim panikten. Zihni’mi o kadar zor derse yönlendiriyorum ki. Yaramaz çocuk mübarek. Bana ne istemiyorum diyor sürekli. Ne yapsam ikna edemedim. Arkadaşlarımı arayıp bol bol ağladım 🙂 Ağlanamıyorum da artık. O ağlanmalar daha çok kendimle alay etmeye dönüştü ama bir şeye yaramıyor hiç biri.

Güzel bir tesadüf daha oldu dün. Rüyamda yunusları hatırla demişti kuzenim. Sabah yunus ne anlama geliyor acaba diye bakınıp nefes ile ilişkili olduğunu öğrendim. Yogamı yapamamıştım bir önceki gün uykusuzdum ve ders çalışmak için de okula servisle gideyim dedim. Bari serviste gözlerimi kapatıp karın nefesi alayım dedim. 10-15 dakika boyunca karın nefesleri sonrası hala huzursuzdum. Ders çalışmadan iyi olamam deyip oturdum dersin başına. Çok da güzel çalıştım şükür. Ama yoruldum tabi. İçimde karma karışıktım. Detoks da yaptığım için bütün gün semiz otu, yoğurt sumak ve ceviz karışımı idi ana öğünlerim. Ara öğünüm de salatalık. Bari dedim semizotumu yiyeyim. Yedim ama değişen bişi yok. Yine karışığım keyifsizim. Yunus bana neşeli ol diyor ama imkansız yani ne neşesi. Bu arada yazarken farkettim kendime eziyet etmişim her türlü. Tabi ki isyan eder içimdeki. Neyse çalışmalar ve sıkılmalar artık sıkıntıdan isyan etmeler sonrasında önceden aramış olduğum psikolog arkadaşım bana geri döndü. Anlattım böyle böyle durumlar, çalışıyorum ama çalışamıyorum deliricem. O da dedi ki Sevgi nefes almayı hatırlıyor musun? Çok tatlı ya, kaçıncıya denk geliyor bu nefes meselesi. Yine yunus 🐬 Konuştuk konuştuk, arkadaşım sen profesyonel öğrencisin benim sana önerebileceğim bir teknik yok. Korkularına odaklanma yeter yaparsın sen, sen de biliyorsun dedi. Beni bıraktı benimle. Çünkü benim ilacım yine bendim. Kaçtığım bendim. Disipline etmeye çalışırken kendimi köleleştiren de bendim. İsyan eden de bendim. Müzik dinleyeyim bari dedim. Türkü dinleyesim geldi. Her defasında olduğu gibi Kardeş Türküler açtım. Sonra değişik türküler öğrenmem lazım benim bilmiyorum dedim. Kardeş Türküler kanalını açtım Spotify’da. Bir çok şarkı ardından Hakan Yeşilyurt’un Eftelya şarkısı çıktı. Babam benim paylaştığım bir resme yorum yazmıştı sağlığında. Ali Atıf’ın kızı Eftelya.

O türkü konuştu sanki benimle. Sözleri:

Bir el uzanır bana

Sınırların ardında

Büyümeli sevdamız

Kardeşlik toprağında

Ver elini ver bana

Eftelya

Uzansın elimiz eftelya

Benim divane gönlüm

Seni ister eftelya

Ayni topraktan geldik

Biz bize benzeriz

Sevda ile dururken

Neden kavga ederiz

Bu şarkıyı dinlerken aklıma da şu düştü:

Sevda sensin bebeğim, sevgili Sevgi, sen sevgisin. Ne diye kendinle kavga ediyorsun. Bırak! Koca bir gülümsemeye döndü yine babamın konuşması benimle. Oley!

Sonra yine bir ara ders çalışamıyorken 🙂 Defne Hoca’nın instagram sayfasında (Defne Suman mı desem hoca mı derken hoca demeye karar verdim. Diliyorum ki bir gün dersine katılabilirim, yüz yüze görüşebilirim! 🙏🏼 ben böyle dileklerimi önce bloğa yazıyorum sonra tanışıyorum. Elif İşcan’la tanışma hikayem de böyle. YouTube videolarını çok sevdim bloğumda paylaştım ve görüşmeyi diledim. One in Peace Yoga Festivalinde yakaladım. Tanıştım. Şimdi hiç dibinden ayrılasım yok. Hastasıyım :))

Neyse Defne Hoca diyordum instagram sayfasında paylaştığı fotoğrafın altına ben en çok yogayla zihnimi esnetmeyi öğrendim yazmış. Sonra girdim bloğuna yazılarına bakılırken, bir yazısında da her sabah yoganızı yapın aksatmayın yazmış.

Böyle böyle birbirinden bağımsız değişkenler beni şu düşünceye getirdi: Zihnime çok ihtiyacım olan bir dönemdeyim. Böyle mızıkçılık yapacaksa işim zor. Madem ki zihnimi esnetmem lazım, tembellik etmeyip bedenimle uğraşmam da lazım. O bedenim için ayırdığım zaman, kendime ayırdığım zaman bir lüks değil. İhtiyaç! Ben oynamıyorum diyip basıp gidiyor sıpa. Onu eylemeden, onu dinlemeden onu sevmeden onunla ilgilenmeden oyunbozana dönüyor başına buyruluyor zihin. Vee o yüzden bu sabah yogamı yaptım. Bu yazıyı yazıyorum ve müthiş hissediyorum. Hazırım 💪🏼 Bugün çok süper çalışacağım 🙂

Sevgiler, Sevgi

🐬🦄✨

Sevgi-Gün 9: Ali Atıf’ın kızı Eftelya” üzerine 2 yorum

    • Sevgi Sözügeçer dedi ki:

      :)) Doğru söze ne denir hesabı bir kere farkedince insan göz ardı edemiyor 🙂 Hoşbuldum çok hoş buldum hem de 🙂 Teşekkür ederim şans faktörü çok önemli umarım yolunda gider 🙂 Sevgiler

      Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s