yağmur – geri dönüşler

Günleri saymayı bırakalı epey oldu, buraya yazmayalı da. Ormana giderken “bilinmez”liğe dokunmaya başlamıştım. Şimdi aradan geçen 15 küsür günden sonra satırlar da yer değiştirdi. İçimdeki yolculuk kağıtlarla buluştu.

Bugün toparlanma günüm. Bilinmezin yolculuğu ormandan bu yana sürmekte. Ashtanga pratiği beraberinde aldığım “karar”lar ve “kararsızlık”larla dolu süreçteki acemi çocuksuluğun yıprattıkları hep birarada. Her gün yürüdüğüm yolu değiştirmek, stüdyonun en sevdiğim köşesi yerine başka yerinde pratiğimi yapmak, günümü dakikasıyla planlamayıp bazı şeyleri yapmaktan vazgeçmek bu süreçte çokça oluyor. Rutinler bir denge kurmama yardımcıyken bazen bunların da birer sahiplenme, vazgeçemeyecek kadar saplantılı hale gelmesi söz konusu olabiliyormuş.

Acemi çocuksuluk dedim ya hani; onu biraz açayım. Hayatımda pek sabitlik bulamadığım doğrudur. Belki de o yüzden yoga ile bir bağ kurdum. İş, ev, ilişkiler, sosyal ortam geniş ve değişken bir çerçevede salınımlı. Bütün bu salınımlar güzel denge araştırmaları olurken hem çocuksu naiflik hem de beceriksizlik ve özensizlik söz konusu. İşte o özensizlik ve beceriksizlik haliyle kendi salınımlarım çevremde büyük sarsıntılara sebebiyet verebiliyormuş meğer. Bunu görmek iyi oldu. Kendimi görmenin türlü türlü yolları var. Bazen yoga pratiğimde sınırlarıma aldırmamam, bazen bir söz ile karşımdaki yüreği kırdığımı fark etmemem, bazen de savunduğumu sandığım şeyi o kadar eyleme geçirmeyip de “mış” gibi yapmam. Bunların herbiri bende var ve gördükçe öğreniyorum, her adımda. Düşmek de, zıplamak da sürece dahil. İçerdeki çocuğun saflığıyla birlikte o beceriksiz yanları da pakete dahil.

İçerde olan neyse dışarda da onla temas etmekten kaçınır haldeyim. Kırılabileceğim, sıkılabileceğim, daralabileceğim şeylerden kaçınırken kırıp dökmek. İşte tam bu noktada dönüşüm başlıyor.

Bu geçen günlerde bunlarla birlikte biriktirdiğim, sakladığım yanları da biraz daha içimde görecek zamanlar ve alanlar oldu. Kaçındığım ve kaçtığım alanlarda durmak ve hali gözlemlemek. Rahatsız olup kaçmak değil de bir durup bakmak hakkaten.

Sağolsun retro telefonumu vurdu ve bütün iletişim biçimlerimdeki halleri de sorgulamama sebep oldu. Büyük bir hafiflikmiş. Kaplumbağa hızındaki istikrarı, derinleşebilen muhabbetleri, kendimle kalırken bir yandan da çevreyi gözlemleyip gözetebilmenin gerçekliğini gördüm. Göremediğim, kendimden sakladığım o beceriksiz çocuğu, sorumsuzlukları sevdim ve değişmesine de izin veriyorum.

Bir de şu güzel şarkıyı eşlikçi olarak bırakıyorum.

yağmur – geri dönüşler” üzerine 2 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s