Pınar IV – Gün 1: Yeni ay bizi diskoya götür!

Sanghaaaaaaaaaa!

Bugün Burçe’nin başlığını okuyunca bir an yanlışlık var sandım. Roma rakamıyla dört mü? O kadar oldu mu? Üçüncü döngü bir rüzgar gibi, hızlı ve savururcasına geçtiğinden olsa gerek. Zaten ben de biliyordum içten içe. Saymayı bırakmak için erkendi. Blogu kendi haline bırakmak için de belki. Defne Hoca artık saymayalım dediğinde kendime güvenmişim, saymayınca uzaydaki yörüngemi şaşırıyormuşum meğer. 

Yeni döngüyle beraber bu gidişata bir dur demeye niyet eyledim Sangha. Ben mavi üzeri beyaz W logolu app’imizi açıp her parmağımı aşağı kaydırdığımda en az 2-3 yazının düşmesine çok alışmışım. (..inherent danger of attachment..) Yazmasam da bloga bakmadığım bir gün dahi olmadı. Buradan yazılarıyla yeni döngüde bizi ayağa kaldırmaya çalışan Burçe, Fatma, Zeynep ve Alper’e, iki koca döngü boyunca manyakça bir üretkenlikle yazı kovanına dönüşen blogun en sessizliğe gömüldüğü dönemde istikrarlı bir şekilde sessiz okuyuculara karşı içini döken sevgili Sevgi’ye teşekkür ederim. 

Ben geçtiğimiz bir ay boyunca neler yaptığımı anlatmayayım şimdi sangha. Neler yapmadığımı da. Çetrefilli, parçalı bulutlu bir dönemdi. Ama öyküyü bitirdim ya Sangha! Bu çetrefilli dönemden beni Barbi ve Deniz geçirdi sağolsunlar diyeceğim ama bulutların bir parçası da onlardan ötürü müydü acaba? Bu yazı işinin hakkaten şizofrenik bir ucu varmış, Burçe’nin dediği gibi. Garip gurup benler keşfettim benden içeri. Nasıl da sinir oluyormuşum ben yazarken biri beni rahatsız edince, sormayın gitsin. Sanki kırk yıllık yazarım, nobel ödüllü filan. Piiii.

Bir türlü yeni ay niyetlerimi şuraya yazamıyorum sangha. Yazıp da yapamazsam nicedir halim çünkü. Bir türlü diyemiyorum ki tamam sangha ben bundan sonra kesintisiz burdayım, bayrağı aldım yürüyorum! Niye diyemiyorum, bilmiyorum. Niye demem lazım onu da bilmiyorum. İnceden bir sorumluluk hissi var sanırım. Başka şeyler de var ama sansürlüyorum kendimi sangha. Belki de allah çok açıldık biraz kıyı kıyı çimelim hissi bana da gelmiştir. 

Bu yağmurlu günden tadında nasiplendiğinizi umarım Sangha. Hayırlı tutulmalar olsun, tutuk kısımlarıza hadi canım hadi diyerek kapıyı göstersin. 

Pınar IV – Gün 1: Yeni ay bizi diskoya götür!” üzerine 2 yorum

  1. Sevgi Sözügeçer dedi ki:

    Merhaba Pınar, tam da yazışırken atışmalarınızı izlerken özeniyordum :)) Aralarına girebilir miyim acep zamanla diyordum ki yazında teşekkürünü gördüm. Başka bir yazıda bunu düşünüp senin yazından cevap bulmam beni mutlu etti 🙂 Ben teşekkür ederim. Çok tatlısınız hepiniz :))

    Liked by 2 people

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s