Zeynep – Gün 10

Konuşmak, aklımdan geçeni dile getirmek, kendimi ifade etmek ne kadar önemli? Önemli olmasa bu blog da olmazdı sanırım.

Aynı sorunun devamı, konuşamamak, söyleyemediklerim beni hasta eder mi? Sorunca, yazınca bile cevap daha net görünüyor, sevgili sanga.

Demek soruyu sorabilmek gerekiyor hiç değilse, cevaba gelebilmek için.

Duyduğumla kalıp kendime güvenerek, bir sorunum varsa bunu içimde halledemem mi?

Hele cevap vermek, açıklamalara girişmek durumu değiştirmeyecekse, susmak daha doğru değil mi? Daha asil diyecektim az kalsın, ne demekse…

Zerafetle geçebilmek için çeşitli hallerin içinden belki biraz daha büyümem gerekiyor.

Anında tepki gösterememek beni neden hasta ediyor?

Geçen hafta bir konuşma geçti üssümle. Daha doğrusu ben konuşacağız diye hazırlamıştım kendimi. Sona erdirdiğimiz proje hakkında düşünmüş, bana neler kattı, kendimi hangi konularda geliştirmem gerekiyor, ilerde bunun içinde ne gibi hazırlıklar yapmalıyım, önce yazarak, sonra kafamda sıralamış, söyleyeceklerimi ezberlemiştim. Karşımdakine dair de bir eleştirim vardı işin doğrusu. ‘Beni bir daha şu duruma sokmayın.’ diyecektim. Belki biliyordu hatasını.

Evet, yanlış yaptığını düşünüyordum. Peki ben ne yapabilirdim bir daha olmasın diye? Konuşup olanı görmesini sağlayabildim, belki de farketmemişti. Kızgındım, şimdi daha net görüyorum.

Detaya girmiyorum. Neyse, vakit geldi, ayrı bir odaya çekildik.

Sonrasında olayı detaylarıyla, aklımda kaldığınca anlattım arkadaşlarıma, sevdiğime. İşin garibi her anlattığımda o anki hislerim geri döndü, daha da şiddetli. Bu içini dök rahatlarsın pek işlemiyor bana, ya da içimi dökmeyi yanlış anlıyorum.

Tanıdığım, sevdiğim inançlı bir kadın vardı. ‘Kötü bir rüya gördüm.’ dersem, ‘Git suya anlat.’ diye yanıtlardı. Suya anlatıyorum artık ben de rüyalarımı.

Şimdi diyalogtan değil de, yanında getirdiklerinden bahsediyorum bu yüzden.

Gerçekten sapıyorum yoksa. Gerçek ne? Ben o anın ne kadarını görebildim ki? Şu 5 dakikanın bir videosu olsa, ya Zeynep bak böyle olmamış ki konuşma, hafızan herşeyi yamultuyor mu derdim kendime? Önemli mi?

Karşımdakini suçladığım, sorumluluğu onun üzerine kaydırdığım için mi bunlar farkedermiş gibi geliyor?

Konuya, beni sarsan o ana geri döneyim. Birisi ağzıma çürük elma sokmuş gibi hissettim. Yok, çürük olduğunu o anda anlamadım. Hatta bana iyi gelecek acı, ama kırmızı, parlak bir şuruptur belki dedim. Yutamadım, boğazım, çenem sıkıştı. ‘Haydi şimdi ağzımı açmayayım, şunu bir sindireyim.’ diye düşündüm. İçimde bir dram. ‘Tepkini bir sakla önce, bak.’ dedim

Günün devamında, kocaman çürük bir elmaya benzettim çiğnediğimi. Karnım kasıldı, bağırsaklarım durdu, gevşetemedim. Öfkem büyüdü. Allerjim başladı iki gün sonra, nefes alamıyorum. Bir yandan kasedi başa sarıp duruyorum kafamda, durduramıyorum kendimi, boş anımı yakalıyor.

Yogamı yapamıyorum, bana iyi geleceğini bile bile kaçıyorum. Şöyle uzun bir Kurma belki çözerdi bütün dertlerimi.

Karnıma masaj yapmaya başladım dün akşam, hissediyorum içerdeki sertlikleri. Çocukken karnım ağrırdı da bir tek annem dokununca geçerdi. ‘Tamam’ dedim ‘Sanki annenin elleri, çok sevdiğin yavruna dokunurmuş gibi dokunabilir misin kendine?’ İşe yaradı.

Sabah yogama geri döndüm. Kaçırdığım günlerin kazasına niyetliyim.

Yazıyorum bunları, çünkü kendimi nasıl koruyabilirim, bilmiyorum.

Falanca ruh hastası zaten, bu insanların yakınında olmak benim de dengemi bozuyor, hemen kaçayım buradan demek çok kolay.

Belki bu, ilişkilerden öğrenmemi de engelliyor.

Burada kalarak etkilenmemin yolu, belki bu yazdıklarım gibi samimi, durumu o kişiyle paylaşmak ve buna olan tepkisini görmek. Bilmiyorum.

Burada bitsin bu yazı. Kafam hala karışık ama bedenim rahatladı.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s