Matın Tezenesi Onur – BIRAK SENİ ‘BİR ŞEY’ SANSINLAR

Önceki yazımdan bu yana 24 saat bile geçmemişken yeniden merhaba sevgili okur!

Dün bugün de yogamı yapacağımı söylemiştim ki bu sabah uyanınca dolunay olduğunu hatırladım. Aslında fena da olmadı, okumam gereken bir sürü şey birikmişti, kahvaltımı yaptıktan sonra onlara daldım. Raymond Carver’ı duymuştum ama okumamıştım, Beliz hocayla yaptığımız yazarlık atölyesinde örnek olarak onun iki öyküsünü işleyeceğiz. İki hafta sonra da Defne hocayla yazarlık atölyemiz başlıyor, onun için de Murat Gülsoy’un kitabını okumam lazım ve bugün başladım.

Yazıya çiziye küstüğüm, kimsenin de bunu umursamamış olduğu -kim neden umursasın ki?- bir 3-4 yıl geçirdim. Elim kolum bağlı hissediyordum. Karşıma çıkan fırsatları bile değerlendiresim yoktu ve eş dost hiç düşünmeden elimin tersiyle “ittiğim” bu şahane olanakları değerlendirmediğim için şaşkınlıkla bakıyordu bana. Öğrencilik yıllarımda çok iddialı, çalışkan, hocalarının biriciği bir çocuk idim, profesyonel hayatta nasıl savruldumsa tüm sevgili hocalarım için bir hayal kırıklığına dönüşmüş oldum. Bu blog çok değerli bu sebepten, inadımı kırdı, üstelik sadece benim de değil, yazıyla zaten bir ilişkisi olan ya da hep bu konuda çekingen davrananları da içine doğru çekti.

Olmak ile yapmak arasındaki ilişki, fark ya da adı her neyse, hep tersinden işledi bende. Ne zaman bir şeye yönelik bir “olma” eğilimi baş gösterse bende, hemen oradan kaçarım. Bir şeyin, kişinin, durumun üzerinde ancak “iz bırakacak kadar”, üstelik belli belirsiz bir iz bırakacak kadar var olmak istedim hep. Biliyorum biraz garip, hem silikleşmek istiyorsun hem daha içeri girmeden ayak seslerinden tanınan birisin… Ne zaman yüzüm düşse ya da keyfim kaçık olsa etrafıma insanlar toplanır, sağolsun ilgilenirler, genellikle “hafif” bir kişilik olduğumdan olsa gerek en ufak bir mutsuz anımda sanki dünyanın sonu gelmiş gibi üstüme çullanırlar, bir şey diyemesem de daralır da daralırım… “Popüler biri” diye anılmaya başladığımdan beri de onu olmamak için çaba sarf ediyor gibiyim… Çünkü daha önce de söylemiştim, sıfatlarla anılmaktan nefret ederim. Her defasında bir ‘biçimin’ içine sıkıştırılmışım gibi hissediyorum ve tam da o anlarda kendimi anıldığım sıfatın aksini eylerken buluyorum. Bir ara “mütevazı” denmesinden ötürü çok rahatsız olduğum bir dönem vardı, aman Tanrım ne küstahtım, ‘mütevazı’ diye anılmamak için elimden geleni ardıma koymadığım yıllar… Bu defa da ‘kibirli’ diye anılıyorsun tabii, kaç kaçabilirsen… Gıcık olduğum, tüylerimi diken diken eden laflar bunlar. Bir de niye bilmem “olumsuz” diye nitelenen sıfatlara o kadar gıcık olmam da övgü amacıyla söylenenler daha bir rahatsız eder beni. Yani “olumsuz” denen şeylerde bir hakikat ve dürüstlük varsa hoşuma gider tabii, yoksa kimse bana durup dururken sataşsın diye değil…

Konuyu bağlayacağım yer elbette yoga. Defne hocanın derste söylediği bir cümle hep kulaklarımda çınlar: ‘Yoganızı bir şeyi tamir etmek için kullanmayın.” Bu sanat için de geçerli, doğrudan “terapi” maksatlı değerlendirildiğinde içindeki çiçekler sonuna kadar açmaz, çünkü derdi “ruh” olan hiçbir disiplin/sistem bu kadar dolaysız bir “fayda” beklentisini sevmez. Aksine kendi haline bıraktığında ve “bakalım ne olacak” dediğinde heyecan verici bir hal alır. Ben yogamı tamir amaçlı kullanmayanlardan olamadığımı görüyorum. Kimsenin benden böyle bir şey beklediği yok ama hadi daha açık konuşayım, nasıl olur da benim gibi ‘duyarlı’ bir çocuk böyle basit/dünyevi arzuları aşamaz? Belki yogada bir 15 yıl devirsem ben de o noktaya gelebilirim tabii…

Bu faydacı yaklaşımım kendime karşı sinir ediyor beni. Hiç hoşnut değilim pragmatik yaklaşımlarımdan. Bunu ne yogaya, ne kendime, ne sanata yakıştırıyorum açıkçası…

Tüm “bir şey olmaktan” hoşlanmayanlara sevgilerimle…

indiryıl

 

 

Reklamlar

Matın Tezenesi Onur – BIRAK SENİ ‘BİR ŞEY’ SANSINLAR” üzerine 4 yorum

  1. Kalemtıraş dedi ki:

    Onurcuğum,
    Bu sanırım en samimi yazın olmuş. Çok beğendim. Tüm sıfatlardan sıyrılmaya çalışmanda çok arı, çok insan bir taraf var ki sanırım hepimize bir şeyler söylüyor o taraf. Sağol.

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s