Alper V – Gün VII

Selam sangha,

Uzun zamandır sesin soluğun çıkmıyor. Beni soracak olursan sanghamou kurmacama yoğunlaştım bu aralar. Bir deli defteri tutmaya başladım yazdıkça yazasım geliyor. Gerçekten de oyun gibi bir şey kurmaca yazmak. Hem  ürettiğim  hem de benden bağımsız devam edebilen bir şey. Çocuk sahibi olmak da buna benzer bir şeydir herhalde. Sen üretiyorsun ama senden  bağımsız devam ediyor. Bence ebeveyn çocuk ilişkisini en zorlayan şeylerden birisi de bu durum. On beş yaşında aslında hiç öyle bir isteğim olmamasına rağmen anneme dövme yaptırmaya karar verdiğimi söylediğimde annem çok da ciddiye almadan şöyle bir bakıp “hayır” dedi. Ben de zaten beklediğim cevabı aldığım için “senden izin almıyorum, benim vücudum” falan diye boş boş çıkışırken annem yarı şaka yarı ciddi “senin vücudun olabilir ama ben yaptım” demişti. Devamında ikimiz de ciddi olmadığımız için güldük geçtik diye hatırlıyorum. Hatırlayıp güldüğüm bu anıda her ne kadar annem espri yapmış olsa da bence cidden hissettiği bir şey bu. O yüzden onun sevdiği bir yemeği, kitabı, hava durumunu ben veya kardeşim sevmediğimizde ya da tam tersi bir durum olduğunda gerçekten çok şaşırıyor.

Bu aralar bence çok güzel yoga çalışıyorum. Tam ve düzenli bir prelüdü eskiye göre daha az yapsam da (mesela haftada iki gün) geri kalan günler sekiz vacrastana , normalde formalite icabı şöyle bir nefes durup çıktığım mayurasana ve kitap yardımıyla sekiz nefes durduğum suçi  rutinimin önemli parçaları oldu. Baldırlarım cayır cayır yanıyor ayıptır söylemesi.

Tez danışmanımın yönlendirmesiyle son gün başvurduğum bir ar-gö başvurusunun ön elemesinden geçmiş olduğumu da son dakika fark etmemle geçen pazartesi sabahı kendimi İzmir uçağında buldum. Sınav ve mülakat erken bitince yirmi altı derece İzmir havasında kendimi Kordon’a vurdum. İzmir’de yaşayan Alper nerede oturur, nerede yer nerede içer, zaman içinde asimile olup allah muhafaza geliyom gidiyom diye konuşup simide gevrek der mi  diye düşüne düşüne dolaştım durdum. Alsancancak’ta oturduğum bir üçüncü dalga kahvecisinde Suzan Defter’i okuyup deli defterimi karalarken ara ara başımı kaldırıp şehir şahane hava da limonata gibi ama ben böyle bir değişime hazır mıyım acaba (öğrencilerim ne olacak, İstanbul’da daha çok para kazansam da kurs öğretmenliği ve özel ders bir kariyer midir) diye düşünürken aklıma sangham düştü. Gözden ırak olanın gönülden de ırak olacağını, Defne Hocamla Leros’tan Leros’a buluşacağımı düşündükçe içime bir sıkıntı çöreklendiğinde aklıma Tansel geldi. Bir kere canlı gördüğüm ve çok seyrek yazan bu arkadaşın  sanghanın ne kadar önemli bir parçası olduğunu ve sanghanın aslında başka türlü bir şey olduğunu hatırladım. Akşam uçağıyla dönüp Sabiha’nın otoparkındaki arabama yürürken kendimi İzmir için ikna etmeye çabalasam da dün böyle bir değişime hazır hissetmediğimi sınavı kazansam da gitmeyeceğimi önce kendime sonra aileme ve arkadaşlarıma açıkladım. Nasıl istiyorsan öyle yap yavrum, doğru haklısın gitme bence de canımlar havada uçuştu. Kararımı vermiş beklediğim onayı da görmüş olmama rağmen bu sabah sınavı kazanamadığımı öğrendiğimde benim kendi seçimim dışında hazır hissetmediğim bir seçenek ortadan kalktığı için nasıl rahatladım anlatamam.

Farkındaysan toparlayamadığım yazıları bir müzikle kapatıyorum sanghamou.

Kal sağlıcakla.

 

 

 

 

 

Reklamlar

Alper V – Gün VII” üzerine 3 yorum

  1. incognitans dedi ki:

    Seyrek hafif kalır, bayadır da yazmıyorum aslında haklısın. Yazınki yazma bereketi yaz olmasından kaynaklı herhalde. Sanki mevsimin adını emir kipinde algıladık yazdık, sonbahara doğru da içimize çekildik.

    Bir daha İzmir’e gelecek olursan haber et, sana İzmir’in en kral gevreğini ısmarlayayım. ; )

    Liked by 6 people

  2. aylinparmaksiz dedi ki:

    Alper benim de uzun zamandır yüreğimi aynı konular meşgul ediyor:) işle ilgili, şehir, ülke değiştirmeyle ilgili verilmesi gereken kararlar, insana tüm hayatını sorgulatıyor. En son ders çıkışında Defne Hocaya ” Bir gün uzaklara gidersem derslere nasıl devam edicem, düşünüyorum” dedim, o da “sen git dersleri boşver” dedi. Gelirsin arada dedi. Benim gitme niyetime, daha bir buçuk sene gibi uzun bir zaman varken bile, burada ait hissetiğim şeylere veda edecek olmanın hüznünü yaşıyorum. Belki de dediğin gibi gözden uzak olsan da en önemlisi gönülden bağlı olmak. Nereye gidersek gidelim, bu bağı yüreğimizde hissetmek.

    Liked by 3 people

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s