Ayça – Gün 0: Taze Çıktı

Merhaba canım Sangamu,

2018’e yazarak girmek, hesapta olmasa da kısmette varmış…

Hesapta yoktu çünkü yavrularla iç içe oldukça yoğun geçen bir yazın ertesinde tam okullar açıldı ben rahata ereceğim, biraz aylaklık yaparım derken Ekim ve Kasım ayları yazı aratacak bir tempoda yaşandı. Üstüne, yine hiç hesapta yokken, Aralık ayında bir ev taşıma işi çıktı başımıza. 2017’nin ilk günlerinde taşındığımız evimizden 12 ayı dolduramadan ani bir kararla ve rekor sürede taşındık. İyi de oldu.

Yine de yazmadığım zamanlarda seni unuttum sanma Sangamu. Halini hatırını sorasım vardı açıkçası. Ya da içimin kabardığı bir gün seninle dertleşmek iyi gelirdi. Çoğunuzu kurslarda, derslerde görsem de burası ayrı bir dünya (yerin ayrı yani). Gel gör ki böylesine koşuşturmalı bir dönemde, 28gunyoga’ya en son kim bilir ne zaman yazmış olan ben, zaten sesi soluğu çıkmayan bloga yazmama hakkını kendi kendime çoktan tanımıştım. Ben bu hakkın içine gamsız, kedersiz bir güzel yerleşmiştim ki yine (yeniden) sevgili Defne Hocam’ın ufacık, tek cümlelik bir dokunuşu ile kendimi klavyenin önünde buldum. O ufacık destekler, sırtında hissettiğin hafif bir el değil mi zaten bütün farkı yaratan?

Bu uzun girişten sonra gelelim 28gunyoga’yı yeniden canlandıran günün anlam ve önemine…Malum bugün dolunay. Okuduklarımdan anladığıma göre, bu seferki derinliklerimizdeki kirli çıkıyı ortaya çıkaracak, onu derleyip toparlamak için bize fırsatlar sunacak bir “süper” dolunay…Yeni yıla girerken böylesi bir dolunay, müthiş ikili! Tabii bu haftanın bu kadar muhteşem olmasında benim doğum günümün yer almasının da etkisi var 🙂

Adettendir, her ne kadar bir gecede olağanüstü değişikliklerin olmayacağını bilsek de yeni yıla girerken geçen senenin kısa bir değerlendirmesi yapılır, ardından yeni yıla dair temenniler iletilir. Durup kendine, içine bakmak için bir fırsat aslında. Ben de bu adeti bozmayayım.

2017, benim yaşadıklarımdan büyüme fırsatları çıkarabileceğimi fark ettiğim bir yıl oldu. Her zaman bu dediğimi yapamasam da değişik hallerimi görüp üzüntümü, sevincimi, gururumu, kederimi fazla bir şeye bağlamamaya, onlara çok tutunmamaya, onların da benim üzerime yapışmasına izin vermemeye başladım en azından. Haller geldi, geçti, izleyici koltuğuna alışmaya çalıştım. Bunu da tek başıma yapmadım Sangamu. Ailem vardı, sen vardın, sınıfım vardı, en başında da Hocam ve onun Hocaları. Hayalini bile kurmadığım bir kapı açıldı geçen sene. Ben de fazla nazlanmadım kapıdan girmek için. Girdiğimde karşılaştıklarım her geçen gün kalbimin merkezine biraz daha yerleşti, yerleşiyor.

2018’den fazla bir beklentim yok aslına bakarsan. Çaba ve teslimiyete devam. Somut bir örnek istersen de daha fazla yazı yazma hedefim olduğunu söyleyebilirim. Daha az kolaya kaçtığım, kendimin en iyi versiyonunu çıkardığım (buradan Orta 1 sınıf arkadaşlarıma selamlar!) bir sene diliyorum. Ve tabii ki sağlık.

Üç gün sonra yeryüzündeki kırkıncı yılımı tamamlıyorum Sangamu. Kırklı yaşlar bir kadının en güzel zamanlarıymış. Önümüzdeki günlerde beni daha bir aydınlanmış görürsen şaşırma. Kırkın kerametindendir…

Ayça – Gün 0: Taze Çıktı” üzerine 3 yorum

  1. aylinparmaksiz dedi ki:

    Bu haftanın bu kadar muhteşem olmasında hayatımdaki iki önemli insanın aynı gün doğmasının etkisi büyük:)) o zaman uzaktan da olsa ilk en erken doğum günü kutlamasını ben yapim. İyi ki doğdun Strong women🌿İyi ki doğmuşsun, iyi ki yollarımız kesişmiş👭 Yazılarını okumayı çok özlemişim. Çok iyi geldi. Yola devam💚

    Liked by 2 people

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s