Aylin- Gün 2

İkinci güne merhaba Sanga. Kadıköy’de Caferağa Spor salonuna yakın, adı “Hale Jale  Bütün Mahalle” olan bir kafede eşimle birlikte karşılıklı oturmuş maçın başlamasını bekliyoruz. Ben defterimi kalemi çıkıyorum, o da bilgisayarını açıyor. Birlikteyken, aynı zamanda tek başına kalabilmeyi seviyoruz. Bu kafeye ilk gelişimiz, kapıdan girerken pastalara gözüm takılsa da hibiskus çayıyla yetiniyorum. Ne demiş Zhander hocamız “Damağını terbiye eden kişi bedeninin ve zihninin efendisi olurmuş!” Kafeden içeri adım attığımda bir Yunan şarkısı duydum, bu şarkıyı en son yılbaşı akşamı canlı olarak dinlemiştim. Oturur oturmaz hemen Spotify’dan arayıp buldum, “Haris Aleksiou – Apopse thelo na pio”, kulaklığımı takıp dinlemeye başladım.

Aralık kursunun bitiminden bir gün sonra kırmızı çadırdaydım. Regl döneminden itibaren bünyem şaştı, uykuya doymuyorum. Sabahları erken kalkmak, gece geç saatlerde yatsam da benim için sorun olmaz. Ama yaklaşık 10 gündür sabah 7’den önce kalkmayı başaramıyorum.  Alıştığım düzenin aksamaması için sabahları 5’de uyanmış olmalıyım, gün doğmadan yogamı yapabilmek, oğlumla kahvaltı yapmak, sonra hızlıca hazırlanıp işe gidebilmek için. 7’de uyanınca yogamın öğlen ya da iş durumuna göre akşama kalması alıştığım düzeni bozuyor. Niyetim bu döngüden en kısa zamanda çıkabilmek. Bugün de 7’de kalktığım ve akşam Rüzgar’ın maçı olduğu için yogamı öğlen iş yerinde yapmak zorunda kaldım. Öğlen olmasına rağmen boynum, belim, kalçalarım, bacaklarım kaskatıydı. Şekillerin içinde kendime sürekli mula bandayı hatırlattım. Mayurasana’dan hemen önce yeni öğrendiğimiz Makarana’da kuyruk sokumumda hissettiğim acıya odaklanmamaya çalıştım, gövdemi yükseltebildiğim kadar yükselttim. Arada topuklarım ayrılır gibi olsalar da yeniden buluştular, dizlerimi yerden kaldırıp nefesi saymadan bekledim. Asanalara geçtiğimde, Mandukasana’da otururken hocamın “Asanalar içinde daha derin oturabilmemiz için bandalar var” deyişini hatırladım. Kendime yine mula bandayı hatırlattım. Sonra gözüm saate gitti, toplantıma gecikmemek için hızlıca ılınmaları yapıp yogamı bitirdim.

Bugün sabah evden çıkarken dış kapıyı kapatmadan çıkmışım. Anahtarı içerde unuttuğum çok olmuştur, ama bu sefer anahtar çantamda kapıyı kapatmayı unutmuşum:) Neyse ki karşı komşum farkedip güvenliğe haber vermiş, öğlen toplantıdaydım güvenlik aradı. “Aylin hanım sabah çıkarken kapıyı çekmemiş olabilir misiniz?” dedi. Gülsem mi ağlasam mı? Güldüm:) Olabilir dedim, benim yerime onlar kapıyı çektiler. Unutkanlığın son noktası bu olabilir, maç başlıyor, ben kaçıyorum.

Yarın tekrar buluşmak üzere, sevgimle.

* Öğle arası dünkü yazdıklarımı defterden bilgisayara geçiriyorum, 2 gün 3. güne sarktı, kusura bakmayın:)

HaleJale

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s