Fatoş- Ben, böyleyim.

Ne yalan söyleyeyim sangha, 2017 benim kendimle yüz yüze kaldığım, başkalarını suçlamaktan kısmen vazgeçtiğim bir sene oldu. 4. 7’yi tamamlarken çok şey birikti. O nedenle 2018 beni heyecanlandırıyor. Birikenler dönüşecek elbette. Bu sene gerçekten yeni bir yıla giriyor gibi hissettim. 5’inci günde hala hislerim taze.

Peki bu aralar ben yoga ile ilgili ne düşünüyorum? Bence bir kişinin yoga yolculuğuna bakarak o kişi hakkında çok şey söyleyebilmek mümkün. Çünkü aslında yoga yolculuğunda bir yere gitmiyoruz bence. Yoga yolculuğu tam olarak yolculuğa çıkarken hazırladığımız tüm çıkınlarımızın, hatta bazı çok gizli çıkınların biz istemesek de açılıp, ortaya kendimizle ilgili sırların birer birer saçılması sanırım. Saçılan sırlarımıza eski vitrinlerin çekmecelerinde bulduğumuz, sarı tozlu resimlere bakar gibi bakıyoruz. Bazılarında çok güzeliz, “Baaak, ne kadar güzelim?” diye gösteriyoruz başkalarına. O güzel fotoğraflara her baktığımızda hayat daha anlamlı oluyor, gözlerimiz gururla ışıldıyor. “İşte ya, buldum, ben bu fotoğrafa aittim” diyor içimizdeki “hep kayıp, olduğu yeri arayan”. Bazılarında ise utanç veren bir şeyler var, kimse görmeden altlara itekliyoruz. İyi ki o zaman Instagram falan yokmuş da kimseler görmemiş. Ama biz görüyoruz ya, o bile yetiyor aslında. Karnımızı bir yumru dolduruyor. Omuzlarımız düşüyor. Güzeli unuttuk bile, bak.

Hepsi biziz. Hepsi benim. Ben, böyleyim.

Yani demem o ki belki de daha ileri seviyeler, daha zor pozlar, daha iyi olmak falan belki biraz bizim maymun zihnimizi oyalamak için var? Aslında, sen neysen, o var. Hep.

Dolayısıyla, bir buhran içindeydim bir süredir. Çıkınlardan çıkanlarla çoğu zaman ne yapacağımı bilemiyorum. Toplayıp, yola devam edeyim mi? Üstüne basıp orada bırakayım mı? Belki de o çıkınlar geride kalmak için açılıp saçılıyorlar yolculuk daha hafif olsun diye? Yani bir yere gitmiyor bile olsak, bence çok yük almaya gerek yok.

Annem geçen şöyle bir soru sordu:

“Eee kızım bu kadar yoğun çalışıyorsunuz, sonra ne olacaksınız?”

Kafamın tepesinden alevler fışkırdı. Tam da yerinden soruyor hep. Ne demek ne olacağız anne? diyebilirdim. O da utanırdı, nasıl bilmez ne olacağımızı? Bir kere anne olan o. Bilmesi gerekir (şaka yahu, anneler her şeyi bilemez). Neyse, şimdi öğrendiklerimi uygulama zamanı dedim içimden.

“Hiçbir şey.”

(sıfır yüz ifadesi ile)

Suratındaki şaşkınlık ifadesi tanıdık geldi. Elini çenesine götürüp düşünceli düşünceli sıvazladı. Yüzündeki çaresizliği gördüm, hayal kırıklığı? İçimi bir şefkat duygusu kapladı.

“Neysek, o olacağız”

Sevgiler,

Fatoş

 

Fatoş- Ben, böyleyim.” üzerine 3 yorum

  1. fatma dedi ki:

    Neysek, o olacağız
    Çok etkilendim Fatoşcum
    Neysek o olmak; özümüze dönmenin ne güzel bir ifadesi…
    Birbirimize hep hatırlatalım güzeli, o yumruları beraber yumuşatalım.
    İyi ki varsın ❤

    Liked by 2 people

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s