Serap – Gün 3 : İşte geldim burdayım

20180105_175025Selam Sangha,

Ben de geldim. Bugün Fatma  instagramdan hadi 28 güne gel yazınca şaşırdım. Hâlbuki uzun süre kontrol etmiştim blogu yeni bir şey var mı diye ama son dönem umudumu hepten kesmişim demek. Yazıların çokluğunu görünce inanılmaz mutlu oldum. Tekrar burda olmak çok güzel.

Geçen zamanda hastalandığım bir dönem oldu, nerdeyse 2 ay yoga yapamadım, zor bir dönemdi. Çok şükür ki daha iyiyim şimdi, günlük pratiğime geri döndüm.

Yeni yıl için ani bir kararla ailemin yanına gittim. Memlekete gidişleri pek fazla sevmiyorum ben; belki artık arkadaşlarımın orda yaşamıyor oluşundan, belki yapacak bir şey bulamamamdan, belki de çocukluğum ve ergenliğim boyunca oraya ait olduğumu hissedememiş olmamdan, bilmiyorum. Ancak bu sefer diğerlerinden farklıydı nedense, isteyerek gittim ve hiç de sıkılmadım orda olmaktan. 5 gün su gibi akıp gitti. Ailem çocukluğumun geçtiği Lalapaşa’dan fazla uzak olmayan Uzunköprü’de yaşıyor ben üniversiteye gittiğimden beri.

1200 nüfuslu bu küçük kasabaya en son ne zaman gittiğimi hatırlamadığımdan annem Lalapaşa’ya gitmeyi önerdiğinde pek heyecanlanıp hemen kabul ettim. Eski komşumuzu ziyarete gittik. Çocukluğumun geçtiği ev uzun zamandır boş olduğundan yıkılmak üzereydi. Çamurlu pencerelerden içeri baktığımda odaları tastamam eşyalı haliyle görüverdim, kanlı canlı anılarla beraber. Kömürlük ve hemen bitişiğindeki sağır dedenin evi tamamen yıkılmış. Bana o zamanlar kocaman gelen evin bahçesi pek bir küçük göründü gözüme. Biraz uzakta akan dereyi izledim bir süre. Evin yanındaki sağlık ocağı hastane olmuş, 25 yıldaki en büyük değişiklik bu sanırım.

Evden fazla uzak olmayan okuluma gittim sonra. Anaokulum Halk Evi, ilkokulum Anadolu lisesi olmuş ancak bina ve bahçede bir gıdım değişiklik yok. Ben anı dolu bu yerin dışardan fotoğrafını çekmeye çalışırken okulun hemen karşısında bulunan Jandarma binasındaki asker bağırdı: “Fotoğraf çekmek yasak!”

Geri döndüğümde komşu annem çiğ börek hazırlıklarına başlamıştı. Çocukluğumda hafta sonları komşular ve komşuların çocukları Kamile Teyze’nin evinde toplanır çiğ börek yapar, yerdik. Biri hamuru açar, diğeri malzemeyi koyar ve kapatır, bir diğeri pişirir, çocuklar da ayranı yapardı. Kalabalık mı kalabalık bir ortam, tam bir imece usulü çalışma. Ah nerde o eski komşuluklar klişesini gerçek kılan bir yakınlık vardı mahalle sakinleri arasında. Kapı hiç kilitlenmezdi mesela. Çiğ börekleri yaparken Kamile Teyze, ona misafir gelen ve yemeğinin olmadığı bir gün bizim eve gelip annemin pişirdiği yemeği alıp götürdüğünü ve misafirlerini doyurduğunu anlattı, hem de annem evde yokken! Normaldi yani bu tarz şeyler.

İşte yeni yılın ilk günü Coşkun Sabah’ın “Anılaaaaarrr” temasıyla geçti benim için. Biri Yengeç’te dolunay mı demişti, ev, anne filan!

Evde anne, baba yaşlı ve maalesef sağlıklı değil artık. Nerdeyse 40 yaşına gelmiş olsam da hala onların çocuğu olduğumdan mı bilmem zor geliyor onları böyle görmek. Sanki artık onlar çocuk, biz büyüdükte onlarla ilgilenme sırası bize gelmiş gibi. Zihnimdeyse hep çocukluğumdaki gibi genç ve sağlıklılar. Zihnimdeki ve gerçek hayattaki resim uyuşmuyor bir türlü.

Döndüğüm gibi derslere başladım. Son günlerin vazgeçilmez konusu yoga dersi vererek geçinme gailesi. Kolay iş değilmiş! Daha başka neler yapabilirim diye düşünemeye başlasam da yeterli değil, harekete geçmem gerek bir an önce. Yeni yıl, yeni umutlar…

Bugünkü pratiğe gelecek olursak; her zamanki gibi nefes çalışmalarıyla başladı. Yoga yapamadığım dönemde nefes çalışmalarını bırakmadım neyse ki. Artık eskisi kadar erken kalkmasam da, kalktığımda ve bazen pratiği bitirdiğimde bile hava karanlık oluyor. Her sabah yogaya başladığımda şu sabah hamlığının çaresi bulunsa diye geçiriyorum içimden. Hele şimdi havalar da soğuk, durum daha berbat. Güneşe selamlardan sonra yere geçtim. Ayak tabanlarımı birleştirdiğimde yogaya ilk başladığım zamanlardaki bir an geldi aklıma, sağ ayağımın soldan biraz küçük olduğunu fark ettiğim an. O an ki; bir dehşet anı olarak kazılı zihnimde, bunca yıldır bu bedenin içinde yaşayan ben bunu daha önce nasıl fark edemedim! Bedenimden ne kadar kopuk yaşadığımın farkına vardığım o an, duyduğum acı ve pişmanlık keskin bir şekilde geldi hatırıma. Ardından da şükran duygusuna boğuldum, iyi ki hayatımda yoga var diye.

Bugün iki pratikli şanslı günlerimden.  Artık yoga yapabildiğim için yapamadığım günlerin acısını çıkarırcasına günde iki pratik yapıyorum sık sık. Öğleden sonra sabaha nazaran daha açık bedenimle daha güçlü bir pratik yaptım, ilaç gibi geldi.

Akşamüzeri pazara gittim. Pazarlar en sevdiğim açık mekânlardan biri. Taze meyve sebzenin, yeşilliğin kokusu ve bolluğu, -kendi memleketimde asla mümkün olmayan bir şekilde- meyve ve sebzelere dokunarak, birer birer özenle seçmek, satıcıların müşteri çekmek için bağırarak söylediği esprili sözler. Büyülü bir mekân benim için pazar. Marketten aldığım sebzelerle yaptığım yemeğin tadı pazardan alıp yaptığımla bir değil mesela. Şalvarıyla yerde oturmuş, tatlı şivesiyle konuşan köylü teyzenin uzattığı maydanoz başka illaki.

Pazardan çıkmış Yivli Minare’nin ordan geçerken öyle bir gün batımı vardı ki sormayın gitsin. Pembiş pembiş bulutları görünce dayanamadım, elimdekileri yere bırakıp fotoğraf çektim üşenmeden. Öyle güzel bir akşamdı.

Antalya’dan selam olsun, iyi ki döndüm…

Serap – Gün 3 : İşte geldim burdayım” üzerine 2 yorum

  1. oradanburadan dedi ki:

    Ne güzel, zamanda yolculuk gibi olmuş Lalapaşa ziyareti. Eski evinizi çamurlu camların arkasından eşyalarıyla olduğu gibi görmek çok etkiledi beni. Bir film karesi gibi, ya da bir romandan kesit… 🙂

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s