Tansel – OCD

Takıntılıyım Sanga. Eni konu takıntılıyım. Bir şey benim istediğim gibi yürümüyorsa onu değiştirmekten vazgeçmem, pes etmem çok uzun zaman alıyor. Nasıl inatla üzerine gidiyorum, nasıl diretiyorum hayrete düşersin. Her seferinde duvardan seken lastik top gibi çarp gel, çarp gel. Bu beğen butonu konusu böyle oldu mesela, oradan dene, buradan dene olmuyor. Her WP açışımda blogdaki yazılarınızı okurken, dur bir daha dene. Değişecek o durum, daha önceki gibi olacak, alıştığım gibi. Motivasyonumu nereden mi sağlıyorum, korkularımdan tabiiki. 🙂 İllaki benim istediğim gibi olacak o, başka türlüsü beni sürekli şeytan tırnağının kazağa takılması gibi bir hisle gıcık ediyor. Korku bunun neresinde diye soracak olursan söyleyeyim, kazı hemen altında.

Bu tam olarak ben miyim? Değilim bir de şöyle bir kişi var mesela; uyum insanı, sen bilirsinci, sen nasıl istersenci, farketmezci. Öyle de olur canım ne önemi varcı. Ortak bir karar verilecekse, şöyle yapalım mı sorusuna sürekli olur diyen, örneğin kahve içer misin diye sorulduğunda, bilmem sen de içeceksen içerim diyen, sen ne yapmak istersin diye sorulduğunda farketmez diyen… Ne sıkıcı değil mi? Çok sevdiğim bir dostum bu hallerimden yılmış ki bir gün, ben bir şeye de itiraz eden, hayır ben böyle istiyorum diyen bir Tansel görmek istiyorum diye beni cesaretlendirmeye çalışmıştı. Şimdi düşündüğümde, sevdiklerime olan sevgimi onları kaybetme korkusunun üzerine inşa ediyorum, o nedenle de hep onların istediği gibi davranıyorum diye şıp diye teşhisi koyuveriyorum. Ne yorucu bir hayat tarzı.

Diğer taraftan Fatma’nın bahsettiği gibi bir de gerçekten bizi sevdiklerine olan sarsılmaz inancımıza güvenip “evil” yüzümüze maruz bıraktığımız insanlarımız var. O anlayışlı, uyumlu tavırlar maalesef onlara yönelmiyor. Bir de üstüne onları yine onların sözde iyilikleri için değiştirmeye çalışıyoruz. Bak şunu şöyle değil de böyle yapmalısın, niçin şöyle yapmıyorsun, sen bunu ne zaman bu şekilde yapacaksın, hayatında acaba hiç şöyle biri olacak mısın çok merak ediyorum? Ya insan kendi kendine şöyle söylenir mi; “insanın hiç mi bir obsesyonu olmaz, bu dağınıklığa nasıl katlanır insan.” Bunu söyler söylemez acıklı zihinsel durumuma baktım da şefkatle gülümsedim kendime, dedim e bravo. Bir obsesifin patetik durumu, yoksa dramı mı? Başkasına sen nasıl obsesif olamazsın diye takıntılı bir biçimde söyleniyorum. Çünkü obsesyon hayatın normalidir, başka türlüsü düşünülemez. Yavaşça elimdeki takıntımı yere bıraktım ve ellerimi duvara dayadım, bacaklarımı araladım haklarımı kendime okudum. Dedim usta vazgeç artık insanlarını değiştirme takıntından, seni rahatsız eden bir şey varsa kendinde düzelt. Diyorum ki; iyi ki hayatımda varsınız, bana başka türlüsünün de mümkün olduğunun, ve bunların çok doğal ve insana dair olduğunun kanıtısınız.

Alışkanlıklar icad edip, onlara sıkı sıkıya tutunup, sonra da o katı değişmez konforlu hapishanenin içinde mutluluğu kovalıyoruz. Yeri geldi mi özgürlükten dem vuruyoruz, hayatı bütün halleriyle kucaklamaktan bahsediyoruz filan. Evet güzelim, tabi güzelim, ayyynen öyle.

Şimdi bu kendini çivili zincirlerle döven insan modundan kurtarıp nasıl yogaya bağlayacağım konusu ciddi bir beceri gerektiriyor esasen. Deniyeyim; kendimizi dövme becerimizi, kendimizi görme becerisine çevirebildiğimiz noktada sanırım. Yoga uygulamanda ne zaman ki kendini döverken gördün, orada inat (doğru) çabaya, kaygı teslimiyete evriliyorsa şanslısın. Defne hoca şu yazısında güzelce tarif ediyor zaten olanı biteni. Yok gördün ama görmezden geldin durum lastik top, bundan başka oyun yok.

Yukarda çoğul sıfatlarla ahkam kestim kusura bakma, lakin ahkamım kendi çoğul kişiliğimedir sangacım. Ama sen istiyorsan yine de üstüne alınabilirsin sorun değil. 😉

Sevgimle

Tansel – OCD” üzerine 2 yorum

  1. fatma dedi ki:

    Çok yaşa Tansel, ne güzel anlatmışsın. Bloga başladığımız zamanlarda tekli kişilik bozukluğu diyorduk hani durumumuza. Hepimiz uyumlanıyor ve bir süre sonra aynı şeyleri yazmaya başlıyorduk. Senden mi çıkmıştı o teşhis, ya da Ali’den belki de. Yavaştan nüksediyor sanki hastalığımız. Ben bu akşam uçuşa gittiğimden mazeretim var yazamayışım için ama sizi okumak da yazmak kadar iyi geliyor.

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s