Ayça – Gün 6

Sevgili Sangacığım,

Günlerdir doğumgünü sarhoşuyum. Daha önceleri de bir dolu mesajlar, tebrikler aldığım, ailemle, eşimle, çocuklarımla keyifle kutladığım doğumgünlerim olmuştu. Ama benim için ilk defa bir sürpriz doğumgünü planlandı; sangacığımın güzel insanları toplaştı, beni yedirdi, içirdi, eğlendirdi, ince ince düşünülmüş el emeği göz nuru hediyeleriyle şımarttı, ev yapımı pastamın üstündeki mumları da üfletti ki dileklerim gerçek olsun…Kendimi bu kadar rahat ve ait hissettiğim yer az olmuştur Sanga. Kendim gibi, olduğum gibi olabilme özgürlüğünü doya sıya yaşadım sayenizde. Bu keyifle bulutların üstünde salındığımdan oturamadım bilgisayar başına. İşte şimdi de yaşlar, göz pınarlarımı zorluyor bu satırları yazarken. Kendin olabilmek bu kadar zor olmamalı şu hayatta…

Sonra bir de hayat demişken, birbiri ardına gelen güzelim yazılarınızı sessizce okudum. Bu kadar derinden ifade edilenlerin yanında ne söylesem sığ kalacağını düşündüm. Ben zaten hep kendimi bir derinliksiz gördüm Sanga. (Kendini başkalarıyla karşılaştırıp durmak neye hizmet eder?) Ne uğruna tutkuyla bağlandığım bir merakım oldu, ne de ateşli ateşli savunduğum bir görüşüm. Bir tartışma ortamında sunulan tezlere ‘Sen de haklısın kardeş!’ dedim, demesem de uzatmadım konuşmayı, kabuğuma çekildim. Zaten uzun konuşmayı da beceremem. Karşımdakinin vaktini alıyormuşum gibi gelir. Biraz lafı uzatsam, bütün gözlerin, dikkatlerin üzerimde olduğunu hissetsem yüzüm kızarır. (Kendi değerini bu kadar azımsamak niye? Sen sus bakayım, sana fikrini soran oldu mu, nasıl da kazınmış derinlere!) Halbuki ağzından bal damlayarak, ‘Ondan sonnacıma’ diye diye anlatılanları dinlemeyi ne de çok severim. Bense gerekli olguları verip konuyu toparlayıp susarım. Hikayelerim de gittikçe kısaldı zaten 🙂

Sabrım mı yok sebat etmeye, derinleşmeye, emek vermeye? Sıradaki gelsin diye diye tatmin olmaz bir iştahla tüketiyor muyum hayatı? Yoksa Defne Hocam’ın dediklerinden ilhamla, bu bitsin, asıl hayat başlasın, nasıl olsa bu yaşadığımız hayat değil, uğraşmaya değmez gibi bir güdü mü var alttan alta?

Bundan başka hayat var mı yok mu bilinmez. Hazır elimizde bir hayat varken, rüyadan uyanmayı beklemeden yaşamalı. Biraz daha uzatırsam bütün yazdıklarımı silip tekrardan sessizliğime gömüleceğimden korkuyorum Sanga. Bu haliyle ‘Publish’e basıyorum.

Ayça – Gün 6” üzerine 9 yorum

  1. pinarustun dedi ki:

    Ben de Saint-Exupéry’nin şu alıntısıyla katkıda bulunayım. Yanılmıyorsam bunu bir gelişinde David Hoca yoga üzerine konuşurken kullanmıştı. “Mükemmelliğe, eklenecek bir şey kalmadığında değil, çıkarılacak bir şey bulunamadığında ulaşılır.”

    Liked by 7 people

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s