Ayça – Gün 7: Bir arkadaşa bakıp çıkacağım

Uzun zamandır gece hayatının kıyısından pek geçmediğim için şimdiki durumlar nasıl bilemiyorum ama üniversite yıllarında biz bayağı bir gezip tozardık. Haftasonu için planlar Çarşamba’dan yapılmaya başlanırdı. Geniş bir arkadaş grubumuz vardı, dolayısıyla akşam çıkmaları detaylı planlama gerektiriyordu; kim araba alacak? kimi nereden toplayacak? nereye gidilecek? O zamanlar cep telefonu yeni yeni çıkmış, ancak ağır abilerde vardı. Bizim gibi yeni yetmeler cep telefonunun yanına bile yaklaşamıyordu. Dediğim gibi sayıca kalabalık bir grup olunca gidilecek mekana vardığımızda önce bir bizden gelen olmuş mu kontrolü yapılırdı. Maazallah gelmedilerse boşuna kuş kadar harçlığımızı kapıya verip bir de üstüne içeride sıkılmak istemezdik. İşte, yukarıdaki başlık o zamanlardan kalan, bar kapısındaki suratsız bodyguard’ları aşmak için aramızdan büyükçe gösteren bir arkadaşımızı sırtından ittirerek en sevimli haliyle söylettiğimiz kalıplaşmış bir söz.

Ben de bugünün yazısını yazmaya başlarken bir anda bu başlık geldi içimden. Zira size nasıl yazmak için pek vaktim olmadığını, ama bir günaydın demeden geçmek istemediğimi söyleyecektim. Nereden nereye, sabah sabah zihin maymun gibi daldan dala atlıyor maaşallah. 

Zihnimin maymunluklarını bir başka yazıya bırakıp sana selam çakmam lazım sanga çünkü ben bu aralar yeni yeni sorumluluklar aldım üstüme. Uzunca bir süredir hayalini kurduğum bir iş olan çevirmenlik için fırsatlar birer birer önüme gelmeye başladı. Yine sevgili sangam sayesinde. Şaşırdık mı? 

Dün ilk sözleşmemi imzaladım. İngilizce bir kitabı Türkçe’ye çevireceğim. Adım çevirmen olarak bir kitaba basılacak! Heyecanlıyım. O yüzden birazdan mesaiye oturmam gerekiyor. Bana inanan ve güvenen canım arkadaşlarıma buradan bir kez daha sevgilerimi yolluyorum. 

Bar kapılarında olmasa da yazılarımızda görüşmek üzere…

Ayça – Gün 7: Bir arkadaşa bakıp çıkacağım” üzerine 12 yorum

  1. aylinparmaksiz dedi ki:

    Çok çok sevindim Ayça. Daha geçen yıl bir sabah kahvaltısında bu niyetini paylaşırken gözlerinin ışıl ışıl parladığını hatırlıyorum. Çok tebrik ederim♥️Ben de harika bir iş çıkaracağına ve yolunun açık olduğuna inanıyorum🙏☘️

    Liked by 2 people

    • oradanburadan dedi ki:

      Ya evet, ben de hatırladım o kahvaltı sofrasını şimdi! Hatta yan masamızda Alain de Botton’un kitaplarının çevirmeni oturuyordu da konuşmalarımıza kulak misafiri olup bize kartını vermişti. Hala cüzdanımda durur kartı. Ne dersin, bir gün ben de kafelerde çevirmenlik hayalleri kuranlara kartvizitimi verir miyim? 😊

      Liked by 2 people

    • fatma dedi ki:

      Hocam Ayça’yı bilmem ama bizim sizinle karşılaşmamış olmamızda ilahi bir müdahale olduğuna eminim. Durun, siz ikiniz yıllar sonra bambaşka bir ilişki kurmak için karşılaşacaksınız diyen bir ilahi güç olduğunu düşünüyorum. Yoksa bütün arkadaşlarınızı godet’den kemancıya, dersaadet’ten roxy’ye her yerde görüp, sık görmekten artık tanıyıp da sizinle karşılaşmamış olmamın başka bir izahı olamaz 🙂

      Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s