U. Pınar – Günler günlerin ardından.

Günaydın arkadaşlarım,

Dün sabah hastane işlerimi halletmek için okula öğlen geldim. Pratiğimi aksatmış oldum, hem zamansızlıktan hem de başıma saplanan ağrılar yüzünden.

Bugün ise şiddetli bir mide ağrısıyla uyandım, evden çıkmadan evvel de istifra ettim. Hemen termosa bir nane limon kaynatıp okula doğru yola koyuldum. İlk aşağı bakan köpekte midemin yer çekimine yenik düşeceğini varsayarak rahatsız edilmeyeceğimi düşündüğüm bir alan bulup 25 dakika meditasyona oturdum. Pek tahmin ettiğim gibi olmadı, gelip kendince komik olduğunu düşündüğü için türlü şakalarla odanın içinde konuştu adam. Bu adam bir öğretmen. Ve komik değildi, sinirlendim. Nefes al ver 1, nefes al ver 2. Cevap vermeyince geldiği gibi gitti. Buraya yazana kadar da aklıma gelmemiş bunu anladım şimdi 🙂

Peki ya hayatımızın içinde mecburen olan ve arkadaş olarak tuttuğunuz insanların yarattığı streslere nasıl dayanacağız? Dayanmalı mıyız? Biraz önce iş yerindeki arkadaşımla yaşadığım bir olay üzerinden aşırı yükselmiş durumdayım. Kontrollü bir şekilde kendimi ifade ettim. O konuda iyi hissediyorum, içime atmadım ya da aşırı sert çıkışmadım içim rahat ama duyduklarım? Ne kolay değil mi insanın ağzına geleni söyleyebilmesi? Mideme kramplar sokacak kadar etkinlenmem normal mi? Peki hangi noktada bunlar geldikleri gibi gidiyorlar, tıpkı meditasyondayken gelen düşünceleri takip edebileceğimiz kadar dingin olabiliyoruz?

Yalnızlıktan ara sıra çok sıkılıyorum ama bu benim tercih ettiğim birşey, bana iyi gelmeyen ya da iyi gelmediğim insanları farkettiğimde sığındığım bir yer yalnızlık. Bu sebeple başka yerlerde çalışabilecekken, kütüphanede sessizce çalışıyorum herhalde.

Size yazmak biraz sakinleştirdi, bir sonraki adım ne olur bilemiyorum ama kendimi işe vermek en hayırlısı olacak bugün için.

Teşekkür ederim.

Sevgilerimle,

U. Pınar

 

U. Pınar – Günler günlerin ardından.” üzerine 5 yorum

  1. fatma dedi ki:

    Pınar benim tecrübemde canımı o kadar da sıkan kişi yalnız olmuyor genelde. Arkasına gizlenmiş bir sürü başka insan oluyor, hepsini temsil ediyor o günkü can sıkıcı kişi.. Asıl kavgamın da o kişler ile değil de o temsil ettiği, başa çıkamadığım, rahatsız olduğum şey ne ise onunla olduğunu farkediyorum. O zaman artık öfkemi o kişilere yöneltmekten vazgeçebiliyorum ve evet Fatma hanım sizinle bu mevzu hakkında konuşmamız lazım diye başlıyorum yazmaya.

    Bir aileye ders vermeye başladım. 11 yaşında çok tatlı bir kız çocukları, ondan birkaç yaş büyük de bir oğulları var. Çocuklara şavsanada hikaye anlatıyorum. Geçenlerde tam senin yaşadığın gibi bir hikaye anlattım. Dağ başındaki manastır kapısı olmamasıyla ünlüymüş. Gezginin biri gelip nasıl olur, kendinizi rahatsız edici yabancılardan nasıl diye sormuş. Rahip demiş ki: rahatsız edici olduklarında onlara cevap vemeyi bırakıyoruz ve duymamzdan geliyoruz. Bir süre sonra geldikleri gibi gidiyorlar. Gezgin tabi nasıl yani diye bin tane daha soruyor, rahip cevap vermeyince de sıkılıp gidiyor. Sonunda rahip ; işte böyle diyor. Tam onu hatırladım senin yazdığını okuyunca.

    Kütüphanecilik, kırtasiyecilik ile birlikte benim hayal işlerimin top ten’inde yer alıyordu. Bazen sana imreniyorum.
    Umarım çabucak iyileşirsin ❤

    Liked by 3 people

    • UfuPin dedi ki:

      Çok teşekkür ederim. Belki sıkıntıları yaşadığımda anlamamıştım ama oldukça somatik deneyimlemişim. Akşam bedenimde ağrılar vardı ama hissi kaybolmuştu. Bugün ise çok daha iyiyim. Çok teşekkür ederim 💖🙏🏽

      Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s