Serap – Bugün günlerden ayrılık

 

20180110_155240

Bugünün kaçıncı gün olduğunu hatırlamaya çalışırken bu şarkı geldi aklıma. Pek severim Zuhal Olcay’ın Ayrılık şarkısını; bugün günlerden ayrılık, yıllardan hüzün…  Baya depresif olsa da günün temasına oldukça uygun bence, tüm gün gıpgriydi, bol yağmurlu, gök gürültülü, zamansız yağmurlarla ıslandı gözüm de ayrıca.

Her gün yazma işi gerçekleşmiyor ne yazık ki. Kırmızı çadıra girince nasılsa yoga yapmıyorum diye yazıyı da atlamak fazla rahatsız etmiyordu. Sonrasında da söyleyecek sözüm var mı ki deyip deyip kaytardım galiba. Kelimeler yürekten akmıyor her zaman, o zaman da yazmış olmak için yazmayayım gibi bir duyguya kapılıyorum. Hem söylenmemiş ne söyleyeceğim ki?  Yine de niyet buysa,  yazmak lazım diye düşünüyorum. Her gün yazmasam da yogamı yapıyorum aksatmadan kırmızı çadırdan çıktığımdan beri.

Dediğim gibi; hava yağmurlu birkaç gündür. Seviyorum böyle günleri çok. Kitap okumak, film izlemek, kahve içmek ve yoga yapmak ayrı bir keyif veriyor böyle günlerde; hele de camları yere kadar uzanan ve bahçeye bakan stüdyoda yağmurun sesiyle yoga yapmak.  Yoga yaptığım o stüdyoda ders veriyorum şimdi. Perşembe sabah öyle bir yağmur yağıyordu ki; ders bitimi dışarı çıkamadık. Evle stüdyo arası yürüyerek on dakikadan az sürüyor. Ayaklarım spor ayakkabılarım içinde yüzen iki balık, eve ulaşana kadar sırılsıklam oldum şemsiyem olmasına rağmen. Antalya’yı sel aldı.

Yeni yılda herkes kendi için iyi bir şey yapmaya karar vermiş olacak ki yeni başlayan öğrencilerle doldu hafta içi dersler. Ne kadarı devam edecek çok merak ediyorum. Yeni yılda bir heves başladığımız şeyler pek uzun soluklu olmuyor malum. Aslına bakacak olursak sadece yeni yılda değil, misal burada bile, bir heves başlayıp azalan bir istekle devam ediyoruz nedense.  Yeninin heyecanını sürdürmek için sebat gerekiyor çokça, yoksa ipin ucu çabuk kaçıyor.

Bu sabah ki derse kimse gelmeyince eve dönmeyip kendi yogamı stüdyoda yaptım. İyice terlediğim bol vinyasalı pratiğin sonunda kalça açıcı hareketler yapıyordum. Gomukhasanada otururken sağ kalçamdan bir şeyler çıkıverdi, gözlerimden yaşlar süzülmeye başladı. Yogaya yeni başladığım zamanlar yoga yapmaktan çok yoga hakkında okuyordum sanırım. Hep bahsedilir ya; duygusal tıkanıklıkların çoğunluğu kalçalarda birikir bu sebeple kalça açıcı asanalarda kırılgan ya da rahatsız hissetmek normaldir diye, ben de çok merak ediyordum o ilk zamanlar benim tıkanıklıklarım neler, neler çıkacak ordan diye. Kafamdaki senaryoda benim farkına varamadığım bir takım problemlerim var, onların hepsi kalçama sıkışmış, yoga yapınca onlar ayna gibi karşıma çıkacak, ben ne olduklarını görünce bütün sorunlar çözülecek ve hayatıma sorunsuz, mutlu bir şekilde devam edeceğim. Lakin yoga yapıyorum yapıyorum  hiçbir şey çıkmıyor. İlk iki yıl öyle geçti sanırım. Sonra bir gün evde bolca kalça açıcı bir serinin ardından yine gomukhasanada otururken sol kalçamdan öyle bir şey çıktı ki inanamadım. Tabi benim beklediğim gibi gözümün önünde bir olay, bir anı ya da ne olduğuna aymama yarayacak hiçbir şey yok, sadece bir katılma hissi,  gözümden akan birkaç damla yaş ve sonrasında hissettiğim rahatlama. Şimdi burda itiraf edeyim, beklentisiz yoga yapma mertebesine ulaşamadım hala, bir his, rahatlama, aydınlığa kavuşturma arzusu var içimde. O zaman da bunu yakalayınca bir daha bir daha olsun isteyerek devam ettim aynı hareketleri yapmaya ama yok.  Sonra bıraktım peşini bu mevzunun.

Amerika’ya gittiğimde Santa Fe’deki  bütün yoga stüdyolarını denedikten sonra bir  vinyasa hocasında karar kılıp sadece onun  derslerine gitmeye başladım.  Durmaksızın yaptığımız vinyasalardan vücut ısımın bin beş yüze çıkıp, üzerimdeki kıyafetlerde terden ıslanmamış tek bir noktanın kalmadığı o derslerde benim sol kalçadan bir şeyler çıkmaya başladı yine. Duygusal tıkanıklığım yüksek ısıya dayanamayıp eridiğinden dışarı sızdırmaya başladı sanırım. Sonrasında uzun bir sessizlik yine.

Bugün ilk kez sağ kalçamda böyle bir şey olunca anladım ki hayal ettiğim aydınlanma olmayacak. Ben ne olduğunu bilmesem, anlasam da ordaki irin yavaş yavaş akıtacak kendini ben her yoga yaptığımda. Şükürler olsun.

Bugün de böyle bir yazı çıktı, konusuz filan. Çok kararsız olsam da gönderdim gitti, kalın sağlıcakla…

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s