fatma- 17. gün- Bana nasıl yardımcı olabilirim ?

 

 

Bu sabahın yogasını cebren ve hile ile dahil olduğum orta bir sınıfında yapmış oldum sanga. Orta bir rocks!  Eve dönüşüm öğlenden sonrayı buldu. Bir ara kızım hadi kalk da kendi yoganı yap dedim kendi kendime. Ne de olsa ders başka kendi yogam başka. Geldiği gibi gitti bu düşünce. Gidip de birbirinin ucuna ekleye ekleye buradan köye yol  ettiğim farkındalıklar silsilemin sonundaki yerini aldı.

Ben herşeyin farkındayım sanga. Kısmen mesleki deformasyon yüzünden (diye umuyorum) ; nerede ne oluyor, kim geldi, kim gitti, karşı masadaki kız ne sipariş etti, garson neyi yanlış anladı, kimin canı sıkkın, kimle kimin arasında bir gerginlik var, kimin neye ihtiyacı var, kime nasıl yardımcı olabilirim (hele de bu sonuncular özel ilgi alanım) …  Uçan kuştan haberim var. Benden kaçmaz sanga. Ona göre, ayağını denk al.

Sırf dışarıda olan bitenin değil içeride olan bitenin de aşırı derecede farkındayım söylemesi ayıp.  Neyi hangi sağlıksız  inancım yüzünden yapmayı sürdürüyorum, korkularım başıma nasıl iş açıyor, sevilme ihtiyacımı hangi taklaları atarak telafi ediyorum, hangi çocukluk travmalarını ilişkilerime nasıl yansıyor, varoluşumdan duyduğum utancın özürünü dilemek yerine ne yapmam gerek, daha sağlıklı bir benlik hissine varmak için atmam gereken on iki adım,…..ohooo..sen sor ben söyleyeyim. Yüksek farkındalık mertebemin bana ne faydası dersen kocca bir sıfır sevgili sanga. Zero, nil, null, zilch, nada!!!

Eskiden sadece ben farkındayım sanıyordum bir de. Sadece ben farkındayım. Ben özelim. Beatrix ile yaptığımız ve zannımca her  biri on terapi seansına bedel olan doğum haritası okumalarının  birini hatırlıyorum. Gözümden inci gibi yaşlar dökülüyor. Hıçkırarak ”Farkındayım Beatrix’ciğim” diyorum ”İşin kötüsü ben bütün bu sonradan pişman olduğum şeyleri yaparken hep farkındayım.”

Yüzünden bir bulut gibi acı bir gülümseme geçiyor. Hepimiz farkındayız diyor. Herkes, herkes farkında.

Nasıl yani? Yok daha neler Beatrix.  Emin misin?

Şimdi biliyorum. Herkes değilse de çoğu insan, çoğu şeyin  farkında. Ve bu hayatlarımızda pek az şeyi farklı hale getiriyor.

Bugün Evrim ile ikimizin de canını sıkan huylarımızdan bahsediyorduk. Bir noktada Evrim olsun be canım farkında olmak da bir şey  diye başlayacak oldu, aldım sazı elime,  idare edemem anne  minvalinde  ”Farkında olamam Evrimoy !” dedim .”Orada dur hele. Farkında olmak bizim yeni afyonumuz olmasın. Onun farkındayım, bunun farkındayım da bir şeyi değiştiriyor muyum? Herhangi bir şey sırf ben onun farkında olduğum için geceden sabaha değişiyor mu ki hayatımda? Bu farkındalık mevzuu iyice Facebook aktivizmine döndü. Paylaşıyorum öyleyse karşıyım. Farkındayım öyleyse daha da bir şey yapmama gerek yok! ”

Belli ki ben  değişimin kolay bir şey olacağını düşünüyorum. Öyle olmasını umuyorum diyelim. Bir şeyin farkına vardım diye gece uykumda bir peri gelip sihirli değneği ile dokunuverecek. Sabah kalkacağım. Aaa, ben şuracığıma  bir kıskançlık sakladımdı, nereye gitmiş ola ki? Hayallah, tabi yahu! Farkına vardımdı ya ben onun. Farkındalık perisi götürmüştür kesin. Diş perisi gibi bir şey. Ne kadar da kullanışlı.

Geçenlerde  Melis ve Pınar’a attığım bir mesaja ikisi birden ve neredeyse eş zamanlı bir şekilde de aynı tepiyi verdiler: ”Valla hayat Fatma’ya zor. Bence kolaylaştır!”

Zaten bendeniz de güya son iki senedir ağırlıkla  bununla uğraşıyorum. Yogam, terapiler, herşeyler istemeye istemeye, zorunda olduğumu zannede zannede yüklendiklerimi sırtımdan indirmeye hizmet etsin istiyorum en çok. Ne var ki arkadaşlarım bana hala kendine niye bu kadar yükleniyorsun diyorlar. Haklı olduklarını düşündüm ve dedim ki; Tamam ulen! Bundan böyle her sabah kalkıp kendime şu soruyu soracağım:

Günaydın hayatım! Bugün senin için ne yapabilirim?

Ya da;

Günaydın balım,  sana nasıl yardımcı olabilirim?

İşim zor sanga çünkü yardım edebildikçe mutlu olan bir yapım var.  Hayatın anlamı denen şeyin birbirimize destek oluşumuzla yeşerttiğimiz narin bir çiçek olduğunu düşünüyorum. Bu düşünce işimi seçmemin değilse de bunca yıldır sürdürmemin temel nedeni.  İlişkilerim de bu düşünceden nasibini aldı hayatım boyunca.  Fakat galiba neden önce can sonra canan olduğunu, uçakta neden önce kendi maskemizi takmamız gerektiğini sonunda anlamaya başladım.

İnsan kolay kolay değişmiyor sanga.  Değişimin kolay olmadığını söylemek ile onu zorlaştırdığımı sanmıyorum. Değişmek kolay değil ama ben bunu başarabilirim. Böyle düşünürsem ilk zorlandığımda sözümden dönmemeyi başarabilirim. Değişmek kolay olmayabilir ama ben bunu gerçekten istiyorum.

Bugün kendime ”sana nasıl yardımcı olabilirim” diye sormaya başlayışımın üçüncü günü.  Arada bazı şeyleri kaçırıyorum elbette ama şimdilik işe yarıyor galiba 🙂

 

 

 

 

 

 

 

fatma- 17. gün- Bana nasıl yardımcı olabilirim ?” üzerine 4 yorum

    • fatma dedi ki:

      Azizciğim, doğduğun yer ve saat göz önüne alınarak o anda gökyüzünün haritasına bakıyorlar. Biz burcumuzdan bahsederken sadece doğduğumuz o anda güneşin hangi burçta olduğuna bakarak bir genelleme yapıyoruz. Bu doğum haritalarında ise diğer gezegen ve gök cisimleri; onların hem kendi konumları hem de birbirlerine olan açıları göz önünde bulundurulup bayağı derin bir okuma yapılıyor. Ehil ellerden çıkınca çok etkileyici olabiliyor. Sana seni anlatıyorlar. Öyle bişeyler 🙂

      Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s