Fatoş- Yaşasın, sırtım ağrıyor.

Sevgili sangha ben bu aralar sırtımın ağrımasını istiyorum. Neden derseniz, yıllardır piyano başında oturmaktan, derslerde öğrencilere sağdan soldan nasıl çalınır bu enstruman göstermekten sırtım çok kapalıdır benim. Kambur dururum genelde. Sabah yogayla düzelttiğim sırtım, gün içinde minik öğrencilerimin ellerine daha yakından bakayım, zor pasajları önce yavaş yavaş çalışıp, sonra hızlı çalayım derken yine yamuluyor.

Şimdi de yeni hareketler öğreniyorum, oradan buradan uzuyorum, nasıl oluyor bilmiyorum ama omurgamdan bile uzuyorum. Her sabah, aksatmadan. Ve sırtım ağrıyor. Çok ilginç bir ağrı. Sıcak sıcak ağrıyor. Tatlı tatlı. Böyle buz kalıbının çözülmesi gibi, çizgi çizgi kaburgalarımdan sütyen çizgime doğru bir ağrı. Beni önüme doğru büken ağır kabuklarım usulca çatırdıyor.

Bu sabah ısınmaları yaparken de bana kendini açıkca belli etti. Hemen zihnim ponpon kızları gönderdi “dün güzel çalışmışsın, aferin, hey yo!” diye zıplamaya başladılar. Prelüd sırasında ağrıdı mı hatırlamıyorum, zira çoktan daha çok ilgimi çeken şeyler olmaya başlamıştı. Biterken ılınmalarda da ağrıyordu. Eskiden olsaydı çok korkardım. Sakatlanırım diye ödüm kopardı. Ama inanır mısınız bilmem, hiç korkmuyorum. Çünkü güvendiğiniz bir yoga hocasıyla çalışmak böyle bir şey. Size olacakları önceden söylüyor. Siz de teslim oluyorsunuz hocanın sözlerine ve ağrıya. Hatta “Ağrıyorsa, çalışmıştır” diyor. Daha çok ağrısın isterken buluyorsunuz kendinizi. İlginç bir durum.

Sevgiler,

Fatoş.

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s