Apana Emekti Sanga

_MG_0027.jpg

Sevgili Sanga,

Dolunaya kaldı mı iki! Bu 28günyoga bana çok uzun geldi. Size de öyle geldi mi? Sanki aylar önce başlamıştık. Halay başıyım diye mi bilmiyorum.

Ben iki gün sonra başımıza gelecek Super Blood Full Moon Eclipse* dolunayı sırasında yolda olacağım. Bir ay içinde bazen iki, bazen üç defa Atina İstanbul arasında yolculuk etmeme rağmen her seferinde içim kıpır kıpır oluyor. Yeni bir dönem başlıyor gibi hissediyorum. Coğrafya değiştirmenin ferahlatıcı bir etkisi var. Hayatı küçük bölümlere ayırıp onlara rutinler belirlemeyi de seviyorum. Mesela, yazmıştım ya size geçen hafta İstanbul’dan Atina’ya döndüğümde önümüzdeki dokuz günlük süreyi  yoga ve yazıdan bolcana verim alacağım bir şekilde düzenlemek istiyordum. Süre dokuz gün gibi kısa bir zaman olunca insan planlarına daha kolay sadık kalabiliyor. Ben de bugüne kadar dağılmadan, dağıtmadan, her gün saat 1de olmasa bile öğleden sonra bir noktada interneti kapatıp yazılarıma gömüldüm. Şimdi de öyle. İnternetsiz yazıyorum. Bitirince bağlanıp basacağım.

Az zamanı kapsayan küçük projeler, sürdürebilir hayaller, uygulaması kolay rutinler. Mutluluğun sırrı bu olabilir mi?

Bugün size apana hakkında yazmak istiyorum sevgili öğrenciler. Aslında tekrar tekrar karşıma çıkan hocam beni takdir etsin, aman beni sevsin teması da var. Bu korku bende de mevcut elbet. Benim de bir hocam var nihayetinde. Bu sebeple kaygıyı hem birebir içimde tecrübe ediyorum hem de hoca kürsüsünden bakınca ne kadar absürd bir kaygı olduğunu görebiliyorum. Ama  bu başka bir yazının konusu olsun. (Kürsüden Görünenler. Pek yakında. Bizden ayrılamayın.)

Apana vayuya dönüyorum.

Geçen ayki kursun son dersinde, ileri seviye sınıfımda  Richard Freeman’ın nefes ve bandalar hakkındaki konuşmasını dinledik. Uzun uzun apana vayudan bahsetti. Hatta en çok apana vayudan bahsetti desek yeridir. Şöyle dedi: Apana vayunun çekirdeğini karnınıza çekmeyi başarabilirseniz başka fazla bir şey yapmanıza gerek kalmaz.

Bana sorarsanız Hatha Yoga eğitiminin ilk yedi ila on yılını bu cümle özetliyor. İşimiz gücümüz apana vayunun çekirdeğini karına çekmek. Ondan sonra hiza da kendiliğinden geliyor, bandalar da. Biliyorsunuz ki bu çok kolay bir iş değil. Nerede bir defa bu çekirdek? Hadi onu biliyoruz diyelim. (Şimdi buraya perineum değil de tam Türkçe karşılığını yazayım diye Sesli Sözlükten TDK sözlüğe ettiğim yolculuk esnasında apananın yuvasının dilimize “apışrarası” olarak geçtiğini öğrendim.) Peki tamam, apananın çekirdeği apışarasından yola çıkarak karna varacak. İstikamet bu. O zaman herkes tuvaletini tutar gibi tutar kendini, yola çıkar çekirdek. (Bu yazıyı okuyan öğrenci anneleri şimdi lütfen, yahu bizim çocuklar sabahın kör karanlığında yola bu işler için mi çıkıyorlar, diye düşünmesinler. Çok rica ederim. Karanlık gökyüzü önce laciverte, oradan içli maviye dönerken penceremizin önünden kalkan martıları da izliyoruz.)

Ne diyorduk? Evet, apışarasını toparlamakla iş bitmiyor. Hatta başlangıç öğrencilerine bu apışarası buzines’den (şimdi ahlak polisi dersi basar korkusu bastı bana) hiç bahsetmiyorum. Neden diyecek olursanız, Richard Freeman’a döneceğim. Richard hoca diyor ki apana vayunun çekirdeği ayrı (yeri malum), apana vayunun kendisi ayrı. Gelelim apana vayunun kendisine. Apana neydi Asya? (Pardon, Sanga)  Apana aşağı giden enerji akımıydı. Bacaklardan dizlere, dizlerinden bileklere, ayaklara akan candı. Şimdi düşünüyorum da apana emekti, hiç de yanlış bir tabir olmadı. (Başlığa karar verilmişti)

Vücutta düzenlenmesi en önemli ve en zor vayu (can akımı) apanadır. Bacaklarımız bu çok besleyici ve şifalı akımdan mahrum yaşamaya çalışırlarken dizlerin, kalçaların bir yaşa gelince ve hatta o yaşa bile gelmeden kontaklarının atması benim için şaşırtıcı değil. Apana vayu her gün düzenli olarak çöken, kalkan, çöken, kalkan sonra yine çöken kalkan, toprakta uzun uzun yürüyen, yoruldukça çöküp dinlenen, tuvalete gideceği zaman yine çöken ve orada uzun süre kalan, sırtına çocuğu alacağı zaman yine çöküp kalkan,  sırtını bir yere dayamadan salt omurgasının desteği ile yorulmadan yerde, sırt dik vaziyette oturabilen insanlarda mükemmelen akar. Ancak modern dünyada bu özelliklere sahip insan evladı en fazla üç buçuk yaşında. Okuldan, sandalyeden, alafranga tuvaletten filan yırttıysa belki beş. O yaştan sonra hayat apanatıkanmasana. Tıkanık apana.

Modern yoganın babası Krişnamaçarya’ya göre günümüz hastalıklarının yüzde 90ı apana bozukluklarından kaynaklanıyor. Çünkü apana boşaltımı düzenleyen akım. İdrar, dışkı, terleme, adet görme, döllenme, boşalma, çocuk doğurma hep apana vayu tarafında idare ediliyor. Vücudun temizliğinden apana sorumlu. Zehirini atamayan bir vücudun sağlıklı olmasına imkan yok.

Gel gör ki apana şöyle gönlünce, gürül gürül akacağına vücudun çeşitli yerlerinde tıkanıp kalıyor. O yüzden de çekirdeğini düşünmeden önce, çoooook önce onu çözmemiz gerekiyor. Bacaklarda aksın. Kasıklarda, uylık kemiklerinde, dizlerde, kaval kemiklerinde, ayak bileklerinde ve ayaklarda. Sonra sırtta aksın. Bel, omurga, kürek kemikleri ve ense bu çok şifalı can akımından nasibini alsın, yeşersin. Çekirdek ve apışarası buzines sonra gelecek.

Apana aşağı akar. Aşağı, aşağı, aşağı. Ayaklara akar. Benim hocam bir defasında bize önce ayakta durmayı öğrenin demişti. Ayaklarımızın bizi taşıdığı, bacaklarımızın yandığı, yana  yana tıkalı (pis ateş ile) nadilerin (yolların) açıldığı, açılan yollara sapan apananın özgürleştiği hareketleri beceremeden poponuzun üzerinize oturmayın yani diyordu. (Çakra mandala, kurmastana, vaişaka, vahni, vajrastana, aşvata, sarpastana gibi hareketker apananın hareketini özgürleştirir. O yüzden Shadow Yoga serilerinde bu hareketler Surya Namaskara’dan önce  gelirler.)

O yüzden aşağı, aşağı, aşağı akım. Ondan sonra apana aşağı ayaklara, çekirdeği yukarı karına.

Başka da bir şey yapmanıza gerek yok.

Haydi, kolay gele Sanga.

 

* Shadow Yoga’nın instragram hesabından: THIS WEEK is a Super Blood Full Moon Eclipse in the nakshatra known as Ashlesha, the Naga snake who has the ability to mesmerize the mind, bringing about altered states of perception and increasing our awareness of self. Meditative Reflective practices are recommended during this time and be cautious not to look at the eclipse. This will be the second full moon in January, giving it the name blue moon, and on top of that it is a giant supermoon which will appear blood-red in the sky as Rahu, the shadow planet with no body and a head will devour it in a total eclipse.

(Kaynak: https://www.instagram.com/shadow_yoga/)

Reklamlar

Apana Emekti Sanga” üzerine bir yorum

  1. damlahisarli dedi ki:

    Çok öğretici bir yazı olmuş Defne hocam. Senin yazılarını okuduğumda ne çok bilmediğim şey var diye içimi bir korku kaplıyor, sonra bir istek; belki bir gün öğrencin olma fırsatını yakalayabilirim.
    Sevgiler çokça

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s