Duygu – Tamasın dibi

Sevgili Sanga,

Sana bu satırları bir akşam üstü saati yatağımdan yazıyorum. Hiç bitmeyen bir yorgunluk hali üzerimde, tamasın en dibinden sizlere sesleniyorum. Sesim gelmiyor olabilir, öyle bir derinlikteyim. Bu seferki 28 gün yoga maratonuna katılamadım. İmkansızdı. Benim için Mars’a gitmek gibi bir şeydi bu sefer. Hiç yapmıyor değilim elbet. Ama gücüm yok. Bir terslik var. Bir süredir şöyle bir şey fark ediyordum. Hareket ettikçe güçlenmesi gereken bacaklarım sanki daha da güçsüzleşiyor, üst bedenimi taşımıyor, iki merdiven çıkıp yoruluyorum. Biraz uzanayım diyorum, uykuya da dalmıyorum hemen. Gün içinde baygınlık geçirecek gibi hissediyorum. Sabah sanki tüm gece sırtımda taş taşımışım gibi uyanıyorum. İçtiğim kahve beni ayıltmıyor. Et yiyorum olmuyor, hamur yiyorum olmuyor, sebze suyu sıkıyorum, o da olmuyor. En sonunda doktora gittim, baygınlık derecesinde yorgunum, bende bir şey var, dedim. Kan aldılar. D vitaminim eksikmiş. 2 tane ampul verdi, ampul deniyormuş, minik bir cam şişe, kırıyorsun ve suya damlatıp içiyorsun. Camı kırmak ne kadar saçma, d vitamini alacağım diye elini kesmek filan. 15 gün arayla iç, dedi. En azından sebebini bulduğum için rahatladım. Hayatımda böyle bir yorgunluk yaşamadım. Bu halime şaşıracak halim bile yok. Eskiden haftanın 7 günü delice ders verdiğim yıllarda bile bu kadar yorgun değildim. Yaşlanıyor muyum acaba? Omuzlarım düşük, göz kapaklarım yarıya inik, bazen söylemek istediğim şeyi yorgunluktan söylemiyorum, vazgeçiyorum. Allah kimseye D vitamini eksikliği vermesin. Yaz boyu ve tüm sonbahar çadırlarda güneş altında vakit geçirdim halbuki, gördüğüm güneş güneş değil miydi? Biraz internetten araştırdım. Tüm belirtiler bende var. ‘Spor yapanlar daha erken fark eder.’ yazısını görünce milli sporcuymuşumcasına gururlanmama ne demeli peki? Yogayı bir an spor yerine koydum herhalde.

Bir de üzerine bu manyak dolunay. Çok uyudum, iki sert kahve içtim. Ta İstinye’ye gidip geldim. Ama hala rüyada gibiyim. İşler güçlerle ilgili telefon görüşmeleri yapmam gerek, kendimde o gücü bile bulamıyorum. Hal böyleyken elimde var olan tüm gücümü toparlayıp tek bir ders verdiğimde eve sürünerek dönüyorum. Şarap içersin, ertesi sabah akşamdan kalma değilsindir ama bir mahmurluk kalır ya, sürekli bir uyku hali, onun gibi bir şey. Bacaklarımda derman yok. Şu vitamin işini bi toparlayayım, 28 gün olayına balıklama dalacağım.

Gözlerinizden öperim.

Duygu

Reklamlar

Duygu – Tamasın dibi” üzerine 2 yorum

  1. incognitans dedi ki:

    Geçmiş olsun Duygu, tez sağlığına ve sıhhatine kavuşasın. Vitamin olarak işe yaramaz ama sembolik olarak DDDDDDDDDDDDDDDD göndermiş olayım buradan.

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s