Alper – Gün 1

Selam sangha!

Uzun zamandır sesimiz soluğumuz çıkmadı. Buraya yazmadığımız zaman dilimlerinde hayatın dalgaları bizi bir oraya bir buraya savuruyor, sonra bir can simidine sarılır gibi buraya tutunuyoruz gibi hissediyorum bazen. Bazen de hayır canım ne alakası var diyorum. Beni soracak olursan sanghamou endişeler içinde kıvrandığım bir hafta geçirdim. Bir rejim gibi başlamayı sürekli bir sonraki pazartesiye ertelediğim tezimi yazmaya başlamaya niyet ettiğimden beri altı ay geçtiğini fark etmemle kafama bir balyoz indi.Bir de üzerine önümüzdeki kasım ayında olan askerlik tecilime bakmamla gece gözüme uyku girmez oldu. Üç ayda yüksek lisans tezi yazılır mı? Yazsam da nerede doktoraya gireceğim? Ağustostan beri kaç saat piyano çalıştım? Tez yazarken nasıl piyano çalışacağım ? Koca bir seneyi boş geçirdim. Hatta iki seneyi. Hatta üç seneyi. Acaba bedelli çıkar mı? Ben enerjimi bunlarla harcamak istemiyorum. Sen sadece tembelliğine kulp bul. Ben ne zaman Güney Amerika’yı dolaşacağım? Güldürme Allah aşkına, sanki tez olmasa şu an bu satırları Bs As’den mi yazıyor olacaktın. Ben ne istiyorum?  Soruları, hayıflanmaları ve iç konuşmalarıyla dolu bir hafta geçirdim. Bir haftanın her günü teze oturmaya niyet ettim. Zar zor bir sayfa bir şeyler karaladım. Halbuki biliyorum, havuza atlamak gibi. Bir başlayabilsem önce üşüyeceğim, ilk elli metreden sonra alışacağım. Beni engelleyen bir şey var. TEMBELLİK. Sanki hiç yazamayacakmışım gibi hissediyorum. Utanıyorum. Beceriksiz hissediyorum. Sen zaten sadece endişe et, kıçını kıpırdatma diye kızıyorum kendime. Sonra aman kimler yazıyor niye yazamayacakmışım diyorum. Tecilimi biraz daha uzatmanın bir yolunu bulunca biraz rahatlasam da tez bu aralar dizlerimin altında kitap   olmadan yaptığım suçi gibi. Ev suçisi değil, ders suçisi yani. Hani  tuvaletten dönenlerin yollarını gözlerken durduğumuz…

Bugün on altı nefes suçiyle başlayan ısınma, sekiz talasham spotitiam squat, sekiz talasham spotitam ve Balkarama’dan bazı hareketler yaptım. Kısa ama güçlü bir çalışma oldu.

Sizler de  e-devlet soyağacı çılgınlığından nasibinizi aldınız mı sangha? 1830’larda  doğmuş dışa dönük, ufak tefek, biraz hafifmeşrep (insan öyle der mi hiç nenesine) bir kadın olan Ayşe  ile içe dönük az konuşan, çok düşünen, çok zayıf, çok uzun  kocası Mehmet’in mutsuz evliliklerinin sırları, utançları acaba benim omzuma yük olmuş mudur?

Bugünlük benden bu kadar sanghamou.

 

Sanma ki bu vaziyet  ve vesvese girdabı beni tabiri caizse down ediyor. Geceleri gözüme uyku girmese de üstümde bir hafiflik bir alaycılık var.  Karmakarışık bir halet-i ruhiye içindeyim.

Aynen Böyle:

 

Alper – Gün 1” üzerine 2 yorum

  1. Kalemtıraş dedi ki:

    Parlak kalem, yine çok güzel yazmışsın. Sana bir an önce havuza atlayıp, hızlı kulaçlarla yüzmeni öneriyorum. İlk başta soğuk ama sonra alışıyorsun. Ve evet, kimler kimler tez yazmadı ki sen yazmayacaksın. Ve biliyor musun, tez yazmanın en zor kısmı yazmaktır. Yani yan yan cümleler kurmak, alt alta paragrafları sıralamak. Buna alışkın olmayan insan için zor gelir yazmak. Ama senin antremanın var. Allah vergisi yeteneğin de var. Bundan sonra sadece hangi paragrafı hangisini peşine ekleyeceğinin tasarımı ve arka arkaya dizeceğim cümleler var. Tez dediğin o kadarlık bir şey.

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s